Son Dakika Haberler

HAYAL DEĞİL- XXVIII

HAYAL DEĞİL- XXVIII
Okunma : Yorum Yap

Yine aynı şeyler Covid- 19 ve dünya ahvali. Yaşlılar ve gençler evde, orta yaşlılar ekmek peşinde.
Siyasette hiçbir değişiklik yok. İşte milli bir bayram 23 Nisan
bakalım kutlanacak mı? Kutlanır kutlanmaz tartışması devam edip
gidiyor.

Türkiye B.M.M. 100 açılış yıldönümü. Bu büyük olayın
kutlanmaması biraz tuhaf! Yasaklara tabiî ki uyulsun, çocuklar
sahalara inmesin ama Milletvekilleri mecliste kutlamayı yapsınlar.
Liderler birlik mesajı versinler. Buna ülkemizin, ülkemiz insanlarının
ihtiyacı var deriz ve anılara devam ederiz.

Kulüp Yönetim Kurlunun kararı ile Kulübün kurucularına,
ilk futbol takımında oynayanlara, on yıl süre ile yöneticilik
yapanlara “ÜSTÜN HİZMET ARMAĞANI” verilmesi kararı alındı (Tabii sağ
olanlara). Bu nedenle Canlı Balık Gazinosunda bir balo yapıldı
(08.01.1970). Güzel bir gece oldu. Armağanların verilmesinde Sami
Canel sunucu olarak görev yaptı (Aslında 10 yıldan fazla yöneticilik
yapmasına karşın ısrarla kendisine armağan verilmesini istemedi,
tahminim sunuculuk yapmayı tercih etti. Öyle de olsa armağanı
alabilirdi). Kemal Yarar, Selahattin Yarar, Ahmet Tecimer, Av. Fikret
Canlı, Nazım Özbay, Yusuf Kocabal, Celal Demir, Kenan Dereli, Tacettin
Tekgül, Ayhan Erman, Ahmet Canel, Muzaffer Erbaş, Semih Özakıncı,
İsmail Kızıltuğ, Şahap Aksaçlı, Nusret Dişmengil, Hakkı Filyos,
Zekeriya Toksavul, Cemil Sivri, Müfit Güven, Sabri Erimli, Küçük
İsmail, Mesut Seçen, Burhanettin Türker, İstinyeli Halim ve ayrıca
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Polat ile Sarıyer Tarih
yazarı İbrahim Balcı’ya Üstün Hizmet Armağanı verildi.

Sarıyer deresinin üzerinin kapatılmasına 1967 de başlandı
ve 1969 da köprüye kadar olan alan tamamlandı. Sami Canel’in ısrarı
ile harekete geçildi ve ilgili mercilerden d erenin üzerinin bir kısmı
kiralandı (3×4 ebadında 4 duba kiralandı). Amaç burada kulüp binası
inşa etmekti. Bu iş için para gerekti. Bunun temini için Nazım
Özbay’ın teşviki ile Denizcilik Şubesi kuruldu ve Handan Öniş, Naşit
Hakkı Uluğ, Güzide Ağatan, Şermin Sirel, Leyla Özbay, Yaşar Turan,
Muzaffer Özes, Fahire Acara, Semih Tunca, Ahmet Kanman, İnci Türkmen,
Nermin Sirel, Halide Kadirbeyoğlu ve Kadriyle Gıcıroğlu yönetimi
oluşturdular. Eski Cumhurbaşkanı rahmetli Celal Bayar’ın himayesinde
bir balo tertip ettiler. Gelirini kulüp inşaatına kullanılmak üzere
kulübe verdiler.

Sarıyer Deresi üzerine ve deniz tarafında kulüp binası
inşaatının temel atma töreni 26.04.1970 yapıldı. Törene İst.
Milletvekili Akgün Silivrili, Bölge Müdürü Turan Barlas, Sarıyer Em.
Müd. Erol Bilir, Sarıyer Bel. Şb. Müdürü, Halim Tezcan, Hikmet
Dişmengil, Kulübün yöneticileri Ali Canbakan, Adnan Kurt, Sami Canel,
Baba Kenan, Muhtar Şeref Torun, Tacettin Tekgül (Adalet Partisini
temsilen), Çetin Azak (CHP yi temsilen), Naşit Hakkı Uluğ, Nazım
Özbay ve taraftarlar hazır bulundu. Konuşmalar yapıldı, kurban kesildi
ve temel atıldı. Bu işe başlanırken kulübün kasasında 1.635.- lira
vardı. Bilara denizcilik şubesinden para geldi, bağış toplandı. Bir
ara demir alınamadı inşaat durdu. Nazım Özbay’dan rica ettik. İki gün
sonra geldi ve “Birini buldum yardım yapacak ama futbola hevesli bir
oğlu var ona lisans çıktartıp oynatırsak yardımı yapacak” dedi. Baba
Kenan (Dereli) “Lisans çıkartırız, oynatırız” dedi. Ben şaşırdım. Baba
Kenan bu işe nasıl “evet” dedi diye. Nazım Bey çocuğun resmini
getirdi, belgeleri yaptım lisansını bir günde çıkardım. Ertesi günü 16
ton demir geldi inşaat alanına döküldü. Pazar günü oldu bizimkiler
yani Sami Canel ile Baba Kenan çocuğu genç takım maçında oynattılar.
Tabii çocuk sahada sadece gezindi. Babası da bundan futbolcu olmaz
dedi bir daha çocuğu göremedik. Ama gelen demirler inşaatın
tamamlanmasına yetti.

Sarıyer Deresi üzerindeki kulüp binası (188 m2) yoğun
caba gösterilerek ve 135 bin lira harcanarak tamamlandı ve 31.10.1970
tarihinde hizmete açıldı. Böylece kuruluşundan tam 30 yıl sonra
kendine ait bir binada faaliyetlerini yürütmeye başladı. İşin
enteresan tarafI Yönetim Kurulu aynı zamanda şampiyonluk mücadelesi
veren takımında masrafları ile uğraşmak zorunda kaldılar. Yönetim çok
büyük başarı elde etti ve hem binayı hizmete açmak ve hem de aynı
dönemde takımın şampiyon olmasını sağladılar.

1970/71 döneminde yönetim kuruluna girmedim. Nazım Bey’de
Türkiye Futbol Federasyonu üyesi ve asbaşkanı oldu. Bir gün Uğurcan
Lokantasına yemeğe geldiler. Nazım Bey çağırdı beni gittim (Nazım Bey,
Federasyon Başkanı Hasan Polat ve Genel Sekreter İbrahim Onuk)
birlikte yemek yedik. Bu arada bana “yönetim kuruluna girmedin, seni
federasyon müşahidi yapalım mı?” diye sordular. “Olur” dedim, resim
istediler verdim ve Federasyon müşahidi (Gözlemci) olarak görev
yaptım.

 

Sarıyer B Takımlar ligine katılan takımlardan biriydi. Bu
ligin amacı A takımlarda oynayamayan futbolcuların maçsız kalmamaları
idi. Sarıyer Galatasaray ile İnönü Stadında Galatasaray ile karşılaştı
ve 6-4 yenildi. Takım sahaya çıktı, biz yöneticimler de arkalarından
çıktık, yedek kulübesine gidene kadar iki gol yedik. Birini Tevfik,
birini Sinan kendi kalesine attılar. Ondan sonra maç koptu ve
karşılıklı gollerle Sarıyer yenildi. Burada kabak İlker Büyükdurmuş’un
başına patladı ve o günden beri bir dakika iki gol yiyen tek adam
olarak lanse edildi. Kimseye ilk iki golü takım arkadaşlarının atına
inandıramadı.

“16 Haziran İşçi Direnişi” hala akıllardadır, unutulmaz.
İşçi Direnişi işçilerin Sendika Yasasını protesto etmesi nedeni ile
başladı. İzmit tarafından İstanbul’a doğru yürüyüşe geçtiler. Anormal
bir kalabalık, bayraklarla flamalarla yürüyor sloganlarla Sendika
yasasını protesto ediyorlardı. Zaman zaman güvenlik kuvvetleri ile
çatıştı ve çatışma sonucunda iki işçi ve bir polis memuru öldü. Bu
olay sonrası İşçiler pek çok sendikal hak elde ettiler. Bu protesto
yürüyüşü aylarca konuşuldu ve sol sağ ayrımını biraz daha
belirginleştirdi. Sendikalar bile karşı karşıya geldiler.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)