Son Dakika Haberler

Kaybedilince değeri anlaşılanlar.Burak Özbakır

Kaybedilince değeri anlaşılanlar.Burak Özbakır
Okunma : 105 views Yorum Yap

Lafı büyük bir safsatadan ibarettir sadece. Bir tesellidir aslında ama mantığı oturmamıştır. Güdük kalmıştır.

 

Beklenir ki, yaşadığınız ya da yaşadınız diye adlandırdığınız her neyse, size sunulmayan değerler sizin gitmeniz akabinde size yüklensin. Hatanızı kabullenemediğinizinde açık bir itirafıdır bu. Menfaatperestsinizdir alabildiğine fakat aklınız doğru dürüst bir egoist olmanızı bile engellemektedir.

 

Sevmenin, saymanın, birşeylerin parçası olmanın, dahil olmanın, yaşamanın, hayatın, doğanın, canlı cansız varlıkların anlamını kavrayamamışsınızdır öncelikle. Kendinizi tanıyamamışsınızdır en acısı da. Yaptığınız şeylerin ve sizi bu noktada düşünmeye sevk eden gerçeklerin sizi daha da yüceleştireceğini bekleyecek kadar acizleşmişsinizdir.

 

Ne yaparsan elinle o da gelir seninle demişlerdir daha önceden halbuki. Bilirsiniz ama kabullenemezsiniz. İsyanda işte bu noktada başlar. Birey olmayı başarmanın ilk ve en önemli adımıdır halbuki kabullenmek. İnsan olduğunuzu kabullenmek, hata yapabilecek bir varlık olduğunuzu kabullenmek, hayatta ne yaparsanız yapın, dolaylı da olsa kendiniz için yaptığınızı bilmeyi kabullenmek, başınıza gelen ya da muhtemelen gelebilecek her derdi, problemi. sıkıntıyı , yardım edenleriniz olsa dahi, yine sadece ve sadece kendinizin çözebileceğini kabullenmek, eğilmez bükülmez bir odun olsanız dahi kendinizi en olumlu şekilde eğip bükebileceğinizi kabullenmek gibi kabullenmeler sizi gerçekten insan yapan değerlerdir halbuki.

Eskaza da olsa gittiğimde anlayacaksın değerimi diyen bahtsızlardansanız eğer, ben gitmeden evvel sana kendimi anlatamayan bir aptalım diye bağırmaktasınız maalesef.

 

Çünkü ben sana yaptığımı seni bahane ederek aslında kendim için yapamadım diye ağlamaktasınızdır. Seni sevdim çünkü sevmek güzeldir, sana değer verdim çünkü sana değer vermek beni daha bir insan kıldı, senle ilgilenmem gerekirken aslında kendi kuruntularımla, git gellerimle uğraşmışım demenin gizli şifrelerini dağıtmaktasınızdır.

 

Bir an durmanızı ve kendinize gelmenizi tavsiye ederim ivedilikle. Kaybettiğinizi düşündüğünüz anlarda bile kazanmanın formülleri basittir. Çok kısıtlı bir zaman dilimini yaşamaktayız beraberce. İnanmıyorsanız, ah gençlik ahhh diye ahlayan vahlayan insanlarla dolu huzur evlerini ziyaret edin o zaman. Bu kısa süre zarfında da size yüklenen tek görev kendinizi keşfetmeniz, kendinizi bilmeniz. Kendini bilen insanaysa sadece inandığı değerler kalır. Kendini bilen insan sadece kendini daha iyi bilebilmek, tanıyabilmek için uğraşır tabularla, örflerle, adetlerle, kurallarla ve kendini bilen insan bilir ki, kendine yeni bir değer yaratması gerektiğine inanıyorsa her türlü tabuyu, örfü, adeti, kuralı dolanabileceğini.

 

Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş düsturuyla yaklaştığınız her tecrübeniz olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi bir olgunluğa ulaştırır hepimizi. Yaptığınız her ne ise sadece kendiniz için yapabildiğiniz en iyi şekilde yaparsanız değerinizin anlaşılması için kaybedilmenizi beklemez kimse çünkü. Hatta bu eyleminiz sizi kaybedilince değeri günden güne daha iyi anlaşılanlar sınıfına sokar ki, işte bu gerçekten üstün bir mertebedir.

 

Montaigne nin yaşamından bir kesit vardır ki güzel bir örnek olduğunu düşünmüşümdür hep. Söylenen odur ki, Montaigne denemelerini kapandığı odasında sadece kendisine yazarmış. Öldükten sonra bulunan yazıları bir kitapta birleştirilmiş klasik bir eser olarak günümüze kadar gelmiştir. Cokta iyi olmuştur. Belki de dostlarının, arkadaşlarının yönlendirmelerinden koruyarak yazılarını klasik mertebesine taşımıştır çünkü. Beni kaybettiğinizde anlayacaksınız hezeyanına kapılmayarakta hem yazılarıyla hemde hayat hikayesiyle güzel bir örnek bırakmıştır hepimize.

 

Çıkın şöyle bir dışarı. Çekebildiğiniz kadar havayı doldurun ciğerlerinize. Ulaşabildiğiniz kadar sevenlerinize ulaşın. Sevdiğiniz şeyleri yapın yapabildiğiniz kadar. Ve artık kabul edin, sizin izin verdiğiniz kadarıyla anlıyor herkes değerinizi. Barışın artık kendinizle……