Son Dakika Haberler

Piyasaları zor bir hafta bekliyor

Piyasaları zor bir hafta bekliyor
Okunma : 74 views Yorum Yap

Envererkan

İşte Enver Erkan’ın haftalık raporu:

“Dünyanın gündeminde bu hafta küresel bazda doların değer kaybetmesi ve FED’in yayınladığı tutanaklarda yer işgal etti. Dolar endeksi bu haftayı iyi geçirmedi. Haftanın başında ABD’den kötü veriler geldi. Çarşamba günü ise gözler TÜFE verileri FED tutanaklarında idi.

Petrol fiyatlarının gerilemesi ve enerji maliyetlerinin aşağı yönlü baskı oluşturması sebebiyle ABD’den açıklanan enflasyon verileri beklentilerin altında kaldı. ABD’de açıklanan FED toplantı tutanaklarında faiz artırımı için zamanının yaklaştığına işaret edilirken büyümenin ılımlı toparlandığını daha net bir büyüme için daha fazla kanıta ihtiyaçları olduğunu söylediler. Tutanaklarda dolardaki değerlenme ve emtia fiyatlarındaki düşüşün enflasyonu aşağıya doğru çektiği belirtilirken reel ücretlerde yaşanan artışın beklenilen düzeyde olmadığının altı çizildi. Tutanaklarda Eylül’de faiz artışına ilişkin somut bir açıklamada bulunulmadı. Ancak FED’in Eylül ayında faizleri artırması ihtimali de ortadan kalkmış değil, doğal olarak bundan sonra açıklanacak ABD verilerinin dikkatle izlenmesi gerekecek.

Euro Bölgesi’nde hafta genelinde Yunanistan gelişmeleri izlendi. Eurogroup üyesi ülkeler kendi meclislerinde 86 milyar Euro’luk kurtarma paketini onayladı. Eurogroup ülkeleri, Yunanistan için kabul edilen yardım paketinden 26 milyar Euro’luk ilk kredi dilimini serbest bıraktılar. Böylelikle Yunanistan Avrupa Merkez Bankası’na borcu olan 3 milyar 400 bin Euro’luk ödemeyi gerçekleştirdi.

Yunanistan aynı zamanda Başbakan Aleksis Tsipras’ın istifasının ardından ani bir kararla 20 Eylül’de erken seçim kararı aldı. Eurogroup tarafından gösterilen ilk reaksiyonlar ise, Yunanistan’ın reformlarının erken seçim nedeniyle kesintiye uğramasının beklenmediği şeklinde oldu. Haftanın son işlem gününde ise PMI verileri gündeme konu oldu. Fransa’da ve Almanya’da imalat PMI verileri beklenti altında gelirken, Euro Bölgesi imalat PMI verisi beklentilere paralel geldi.

Yurtiçinde siyasi gündem, terör olayları ve Merkez Bankası’nın piyasalarla iletişimi ekseninde sıra dışı bir haber akışı fiyatlandı. Hafta başında Ahmet Davutoğlu ve Devlet Bahçeli görüşmesinden bir sonuç çıkmazken, bu durumla birlikte erken seçim hazırlıklarının başladığını gördük.

AKP Genel Başkanı Davutoğlu, bütün siyasi parti liderlerine çağrıda bulunarak 24 Ağustos günü gelmeden erken seçim kararını Cumhurbaşkanı’nın tasarrufuna bırakmadan TBMM çatısı altında alarak vazifelerini yapmaları gerektiğini ifade etti. YSK, partilere sunduğu taslakta 1 Kasım’ı erken seçim tarihi olarak gösterirken, Cuma günü de Cumhurbaşkanı Erdoğan 1 Kasım’da erken seçim olabileceğini söyledi.

Siyasi belirsizliklerin yanında terör risklerinin de artmasıyla beraber yurtiçinde tahvil faizlerinin sert bir şekilde yükselerek yüzde 11 – 12 bandı içine girmesi, dolar kurunun ise psikolojik eşik olan 3,00 seviyesi üzerini görmesi piyasaların çok kritik bir dönemeçte olduğunu gösteriyor.
Hafta içinde TCMB politika faizini yüzde 7,50 seviyesinde sabit bıraktı. Banka ayrıca koridorun üst bandını yüzde 10,75’te tutarken alt bandını da yüzde 7,25 seviyesinde bıraktı. Piyasalar Merkez Bankası’nda faizler konusunda yeni bir sadeleşme hareketi beklerken piyasa beklentilerinin karşılanamadığını gördük. TCMB yaptığı açıklamada ‘’Faiz koridoru bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında daha simetrik bir hale getirilecek ve daraltılacaktır’’ dedi. Bu hamlesiyle koridorun daraltılarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin koridorun üst bandına yaklaştırılacağı ve bu şekilde sıkılaştırma yapılacağını anlıyoruz. Piyasalar kurlarda görülen yüksek volatiliteden dolayı haftanın sonuna doğru Merkez Bankası’nın olağanüstü faiz artışı tartıştı.

Bu hafta yurtiçinde takip edilecek siyasi gündemin yanı sıra, gözlerin biraz da yurtdışında açıklanacak verilerde olacağını söyleyebiliriz. Seçim süreci ve siyasi belirsizlik nedeniyle bir süredir sessizliğini koruyan Merkez Bankası’nın bir hamle yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor. Erken seçim ihtimallerinin kuvvetlenmesi ile birlikte tarihi zirvelerini yenileyen döviz kurları Merkez Bankası’nın manevra alanını oldukça kısıtladı. 3,00 seviyesi test edildikten sonra gevşeyen kurun, piyasa beklentileri ve risk algısına bağlı olarak yeniden yukarı doğru hareketlenmesini bekleyebiliriz. Bu durum borsada da aşağı yönlü risklerin devam etmesi durumunu beraberinde getirecektir.

Aynı zamanda gösterge tahvil faizinin de son derece kritik bir aralıkta olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Yurtdışında da dolar endeksi üzerinde ciddi etki yapabilecek verilere gelecektir. Özellikle ABD’den gelecek olan 2. çeyrek büyüme verisi ve dayanıklı mal siparişleri verileri izlenebilir. ABD’de ekonomik büyümenin ikinci çeyrekte yüzde 2,3’ten yüzde 3,2’ye revize edilmesi bekleniyor.

Söz konusu dönemde yatırımcı ne yapmalı sorusuna yanıtlamak oldukça zor. Finansal piyasalarda belirsizliğin fazla olduğu dönemlerde yeni kazanımlar elde etmekten çok eldeki varlığı korumak daha önemlidir. Bu dönemde borsada görülen aşağı yönlü riskler genel anlamda döviz piyasalarındaki hareketliliğe bağlı olarak görülebilir. Bu durumda da Türk lirasının değeri borsadaki hareketler açısından da kritik olacaktır. Endeksin 75.000 seviyesine tutunması 77.500’e doğru bir toparlanma getirebileceği gibi, 75.000 aşağısında kalması da aşağı yönlü riskleri beraberinde getirecektir. Bu durumda kısa vadede 72.500 ve 70.000 gibi destekler takip edilecektir.”