Son Dakika Haberler

Mehdici kovboylara cevap. Mahiye Morgül

Mehdici kovboylara cevap. Mahiye Morgül
Okunma : 124 views Yorum Yap

mahiye_45Dün Meclis Kütüphanesine gittim. 5544 sayılı yasanın gizli oturum tutanakları açılmıştır, fotokopi alırım diye düşündüm, açılmamış. Meclis başkanının “ilgili yasa tutanaklarını açın” diye emir vermesi gerekiyormuş. Ben de Meclis Halkla İlişkiler dairesine dilekçe verdim, tutanakların açılmasını talep ettim. Ne olacak, bekleyip göreceğiz.
Ankara Müftülüğüne gittim, 2-6 yaş Kuran kursu öğrenci eklerini aldım. Kuran Kursu Öğretici Kitabı’na yönelik gönderdiğim eleştiri yazısını almışlar ve Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim dairesine yönlendirmişler. Ben oraya da göndermiştim. Ne cevap verecekler, bekleyip göreceğiz.
Müftülükte bu eleştirileri yazdığım için bana teşekkür ediyorlar. Fakat herkes bir başka yerden kurtarıcı bekliyor, kimse elini taşın altına sokmuyor. Milli Eğitim’de böyle, okullarda böyle, camilerde de böyle. Yanlışları görüp yazdığım için teşekkür ediyor, sonrası yok.
Herkes bir kovboy bekliyor, Amerikan filmlerindeki gibi.
Batı masallarındaki beyaz atlıyı bekliyorlar. Zavallı prenses çoktan öldürülmüş. Prens gelecek, bir öpücük kondurup uyandıracak, atına alıp götürecek… Beyaz atlı prens bekliyoruz.
Kovboy gelecek ya da… Çocukken okuduğumuz Teksas, Tom Miks vb çizgi romanları hatırlıyorum. Yerlilere ait toprakları işgal eder, sonra onlara kaçak içki satarlar, işgalci beyaz efendilere direnen kabileler çok kötü günler geçirir, onlara silah satarlar, çatışmalar iyice artınca bir arabulucu kovboy gelir, ortalık yatışır, sulh çubuğu içilir. Ama toprakları beyaz efendilerin eline geçmiş çoktan etrafına tel örgüler çekilmiştir. Ayağını bastığı yer onundur, beyaz efendidir o.
Hitler de bir kovboydu. Birinci Harpte yenik düşen Almanya kurtarıcı diye Hitler’i çıkarttı, o da dünya savaşı çıkarttı, İsrail’in kurulmasına ortam yarattı, taş taş üstünde bırakmadı… Roza Lüksemburg çıktı savaşın ortağı olan sınıfı kaldıralım dedi, başaramadı, Avrupa sanal kurtarıcı Godot’u beklemeye başladı, bunu tiyatro diliyle anlattı.
Kul daralmayınca Hızır yetişmez, der yaşlılar. Hızır beklemek, umutsuz olmamak anlamında rahatlatıcı bir şeydir, son anda bir yerden destek aldığında söylenir. Umutla beklemek…
Fakat şimdilerde Mehdiciler bir kovboy Mehdi bekliyor. İsa Mehdi gelecekmiş. Son yıllarda coğrafyamızda yaşadığımız zulmün artması buna işaretmiş, zulüm artınca Mehdi gelirmiş… Ama neden Hıristiyan Mehdi?
Nasıl da emperyalist batı masallarıyla örtüşüyor, farkındasınız.
Hulki Cevizoğlu, Mehdici Babuna’yı karşısına aldı program yaptı. Adam aynı şeyleri tekrarladı durdu; Mehdi gelecek, Kuran’da mucizeler var, büyük birlik kuran ve toplumu selamete ulaştıran Zülkarneyn Mehdi idi, bir tane daha var, Hz.Muhammed kaç yüzyıl sonra gelen kuyruklu yıldızı söyledi, olacak şeyleri bildirdi, bunlar mucizedir, Mehdi’nin geleceğine işaret eder…. Hoppala!
Hulki Cevizoğlu meğer şimdilerde Din Sosyolojisi dersleri alıyormuş, Babuna’yı mat etmek için çıkartmış oraya.
Böyle programcılık olmaz. Mehdi kavramı nasıl doğdu, biraz antik tarih kurcalayacaksın. Romalılarla savaşarak kurulan Akmenid Oğuzlu İmparatorluğuna kadar gideceksin, Kuruş hanedanını okuyacaksın. İlk Mehdi diye anılan Zülkarneyn, Büyük Kuruş’un ta kendisidir.
https://en.wikipedia.org/wiki/Achaemenid_Empire
İkincisi yine Kuruş’un soyundan Mitridate VI’dır. Onun adı Antep’te mozaiklere MHTI OKHUS diye yazılmıştır. Her ikisinin ortak özelliği borç almayı yasaklayarak borç köleliğini kaldırması ve Yahudi bankerleri ülkesinden kovmasıdır. Büyük Kuruş MÖ.29 Ekim 535’de Yahudi Bankerleri Babil’den kovarak halkını borç köleliğinden kurtardı. İkinci Mehdi VI.Mitridates yani VI.Büyük Bedri ise, MÖ.88’de Efes Akşamı diye geçen bir gecede tüm tefeci Yahudi bankerleri öldürttü. Her ikisinin soyağacında KUREYŞ adı vardır, Hz.Muhammed ile bağını oradan bulursunuz.
Pontus kralı VI.Büyük Bedri Roma kralı Sezar’a karşı 48 yıl savaştı. Onun MEHDİ adını Gaziantep Arkeoloji Müzesinde sergilenen mozaik tablosunda okuyoruz; MHTI OKHUS, yani Mehdi Oğuz! Belki de Rizeli olduğu için MOHTİ…
Müzede yanıbaşında gördüğünüz Fırtına Aba (Partuneopa) da Mohti Oğuz’un baş kadın savaşçısıdır.
Rize’de Lazlara MOHTİ denir. Mohti Oğuz’un orduları EYZİ, yani Oğuzi idi, bu yüzden Lazların eski adı Eyzi olabilir.
Halen Arhavi’de yaşlılar Mohti çağırma ritüelini anlatırlar. Yaşlı meşe ağacının etrafında dönerek “gel gel gel” (ko mohti, ko mohti) haykırırlar, bir an durup “gelmedi gelmedi” (va mohti, va mohti, va mohti) diyerek döğünürler.
Arhavili yaşlı kadınlar bunu yağmur duası için değil, ciddi bir toplumsal sorun yaşandığı zaman yaparlarmış.
Gelelim Kuran’da mucize var denilen, henüz olmamış olayları önceden bildirmeye… Babuna’nın o dedikleri gökbilimiyle ilgili bilgilerdir ve Babuna’nın bilmediği Kabe’de bir Şamani Gökbilimevi olduğudur. Göktaşlarının korumaya alındığı bilimevini, Hacerül Esvet’i hac ziyareti yapıyoruz. Kehanet değil bilim yapıyorlardı. Bakın Nemrut Arslanlı rölyefin üzerine; MÖ.109, 14 Temmuz saat 17.53, Jupiter (Hubyar) yazıyor. Bu mucize değildir, bilimdir. Kızıl Yıldız (Jupiter) 25 bin yılda bir kere gelip Mars ile Merkür’ün yanına yerleşiyor ve gökyüzünde Arslan tablosu oluşuyor, Allah’ın Arslanı dedikleri o tablonun ortaya çıktığı yılı ayı günü saati nasıl bilmişler milattan önce, kahinler mi?
Bilim adamlarının sembolü olarak tıbbın ulu ağabeysi Apollu Naus da Niğde’den oraya gök şölenini görmeye gelmişti, onun da adı orda, tıp bilimi de orda temsil edildi o gün. Şerefine güreş tutuldu, birinci gelen Ereğlili Herkül’e daltaşak heykelinde gördüğümüz kupası kral eliyle verildi. 22 Oğuz boyunu birleştirdi, Millet/Milet uygarlığı onun adıydı. O gün başına imparatorluk tacı giydirilen Eubadore Mitridate’nin Hubyar/Jubider adı Kızıl Yıldıza verildi.
Hani bunlar da mı kehanet?
Roma’da Milatla birlikte yerle bir edilme cezası verilen bilimevlerinin kırıntısı bile bugün yok. Kuran’da şiirle anlatılıyor, güçlü imajları olması şiirin gücündendir, efsane yoktur orda ve biz buna mucize diyeceğiz, asla!
Kuran bir kehanet kitabı değildir. Mucizelerle işi yoktur, bilim yapmak ibadettir diyen bir kültürden doğmuştur, mucizeden söz etmez.
Eğer mucize diyecekseniz, evrendeki her şeyin kaynağı ışıktan ve ışığın mucizesinden söz edin, işte ışıktan var olmanın ispatı Hacerül Esvet göktaşları orda. Onu korumaya tarih boyunca Türkler görev üstünde oldular. Bu görevden bizi almanın tek yolu bu köklü Mitra direniş kültürünü kovboylaştırılmış Mehdi masallarıyla yozlaştırmaktır.
Mehdiciler bir yandan, misyonerler bir yandan, vur ha vur, aklımızı çelmeye çalışıyorlar. Artık din sosyolojisi kitaplarına atladılar, İsa’nın çakıl taşlarını nasıl mücevhere çevirdiğini yazıyorlar. Hani İsa Mehdi gelirse herkesin cebi mücevher dolacak zannedilsin diye.
İsa Mehdi İncil’in içinde nasıl geliyor, biz biliyoruz, sonrasını Afrikalı kabile reisine sorun, anlatsın size de.
Mehdici kovboylara karşı tek silahımız gerçeği konuşmaktır.
Gerçeğe hü!
4.2.2016
Mahiye Morgül