Son Dakika Haberler

Marksizm ve Güncel Gelişmeler Seminerleri

Marksizm ve Güncel Gelişmeler Seminerleri
Okunma : 132 views Yorum Yap

İstanbul Özgür Üniversite’de ilk kez geçen dönem başlanın Marksizm ve Güncel Gelişmeler seminerleri bu bahar döneminde de devam edecektir ve 28 Mart 2012 Çarşamba günü 18.00’de başlayacaktır.

Bu vesileyle hem geçen dönem yapılan seminerlerin içeriği hakkında kısa bir hatırlatma ve açıklama yapalım, hem de yeni dönemin programı ve işleyişi hakkında bilgi verelim.

Geçen dönem seminerinde, gelenlerin önemlice bir kısmının Marksizm hakkında henüz en temel kavramları pek bilmediği ve seminerlere geliş nedeninin Marksizm hakkında bilgilenmek olduğu görüldüğünden,  ağırlık Marksizm’in ne olduğu konusuna kaydırılmış ve “Güncel Gelişmeler”in analizi ve tartışılması ikinci plana bırakılmıştı.

Buna bağlı olarak, Marksizm’in ne olduğu öncelikle derslerin konusu yapılmıştı. Bu çalışmalar bağlamında Marksizm’in ne olduğu konusunda yalan yanlış bir yerleşik kanaatler ordusunun egemenliğinin bulunduğu ele alınmış ve gösterilmişti. (Marksizm hakkında bir dünya görüşü, ideoloji, felsefe, ekonomi doktrini, sınıf mücadelesi politikası, sosyo-ekonomik formasyon, rejim, üretim biçimi, devlet biçimi, politika vs. gibi hepsi de yaygın ama yanlış bir yığın tanım vardı.)

Daha Sonra Bizzat Kurucuların (Marks-Engels) kendi öğretilerini veya katkılarını nasıl tanımladıklarından hareketle Marksizmin ne olduğu incelenmişti. Bu bağlamda onların katkılarını veya keşiflerini bir Tarih ve Toplum Teorisi olarak, diğer bir deyişle Sosyoloji olarak tanımladıkları görülmüştü.

Bundan sonra bu bilimin en temel kavramlarını ele alıp açıklayan ilk ve otantik metin olan Alman İdeolojisi ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştı. Yine bu bağlamda bu teorinin defalarca Marks-Engels’ten önce ve sonra bağımsız olarak keşfedildiği, doğa ve toplum yasalarının evrenselliği vs. gibi metodolojik konurla da zaman zaman değinilmişti.

Geçen dönem zaman zaman kimi sanat eserlerinden hareketle Marksizm’in bunları nasıl yorumlayabileceği tartışılarak bir anlamda soyuttan somuta gitmenin de örnekleri verilmeye çalışılmıştı. (Neruda’nın “Dolanıp Durmak” şiiri ve Nazım kısmen ele alınmıştı.)

Geçen dönemin son dersinde ise, o dönemin genel bir eleştirisi yapılmış, özeti ve dersleri çıkarılmış yeni dönemdeki beklentiler derlenmişti.

Bu beklentilerin farklı iki ağırlık noktasında yoğunlaştığı görülmüştü: bir yanda daha çok politik ve güncel gelişmelere; diğer yanda Marksizm’in kavramsal ve metodolojik çerçevesinin öğrenilmesine ağırlık veren eğilim.

Bu iki farklı beklentiyi uzlaştırmak ve bir ortak nokta bulmak için de derslerin isteyenin katılacağı şekilde bir saat önceden başlamasında anlaşılmıştı.

Saat 18.00’de başlayıp, normal seminer saati olan 19.00’a  kadar sürecek Güncel Gelişmelerin ele alınıp tartışılacağı bir saatlik bir bölüm.

Bunu Özgür Üniversite’deki çay ocağının bulunduğu, epeyce oturacak yer de bulunan alanda rahat bir ortamda, gereğinde başka derslere gelenlerin de isterlerse katılabileceği bir biçimde yapacağız.

Bundan sonra Marksizm’in ele alındığı, 19-21 arası süren seminer, standart zaman ve yerinde başlayacak.

Elbet güncel gelişmelerin ne olacağı önceden bilinemeyeceğinden bunun bir planı yapılamaz ama bu dönem Marksizm seminerlerinde ele alınacak konular hakkında kısa bir açıklama yapılabilir.

Marks ve Engels’in katkılarını bir Tarih ve Toplum Teorisi olarak tanımladıkları, önceki dönemde görülmüştü.

Bu dönemde Tarih ve Toplum’un ne olduğu, Tarih ve Toplum Kavramları ele alınacak. Yani Marksizm Tarih ve Toplum’u nasıl tanımlar, Marksizme göre Tarih ve Toplum nedir? Bu konu etrafında yoğunlaşılacak.

Marksizm’e göre kendisi bir tarih ve toplum teorisi olduğuna göre, bu Marksizm’in Marksist bir Tanımı anlamına da gelir.

O halde bu dönemin konusu: “Marksizm kendi konusunu ve kendisini nasıl tanımlar? Yani Marksizm Marksizm’i nasıl tanımlar?” şeklinde formüle edilebilir.

Marksizm’e, “Tarihsel Maddecilik” veya “Diyalektik Sosyoloji” de denir.

Diyalektik olmayan bir Sosyoloji, yani Toplum Bilim olamayacağından, Marksizm’e Sosyoloji veya Toplum Bilim de denebilir.

Bu durumda, bu bahar döneminde konumuz şöyle de formüle edilebilir:

Toplum Bilim’in konusunun ve kendisinin Toplum Bilimsel bir tanımlaması nasıl yapılabilir?

Konu sanıldığından çok daha derin ve temeldir.

25 Mart 2012 Pazar

Demir Küçükaydın

demiraltona@gmail.com