Son Dakika Haberler

AKP Ekonomiyi Bitirdi, Dolar Yüzyılın Rekorunu Kırdı

AKP Ekonomiyi Bitirdi, Dolar Yüzyılın Rekorunu Kırdı
Okunma : 131 views Yorum Yap

Yangın var
Türkiye tarihinin Yolsuzluk ve rüşvet davası AKP hükümetin çılgın politikaları doları yüz yılın tarihinde 2.3tl ye getirdi, bu rekor artış nereye kadar çıkacak.

Başbakan Recep Tayyip demokrasiye askıya almaktan darbe indirmekten vazgeçmemesi ekonomideki krizi giderek yangına dönüştürüyor. Döviz kurları bugün de tarihi rekorlar kırdı. Döviz 2.3 liraya dayandı, Euro kuru 3.1 lirayı geçti. Erdoğan, 35 günlük süre içinde halkın cebindeki parayı tam yüzde 12 eritti.

BILAL ERDOĞAN TÜRKİYEYİ KURTARIRMI

Erdoğan’ın kendisine ve oğlu Bilal Erdoğan’a ulaşan yolsuzlukları kapatmak için demokrasiye indirdiği ağır darbelerle başlayan devalüasyon Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu (HSYK) ele geçirerek yargıyı kendine bağlama çabasının ardından hızlanmıştı.

Hükümet, yerel seçimlerde oy kaybetmemek için faizlerin artmasını istemiyor. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu da önceki toplandı ve hükümetin bu stratejisine uygun hareket etme kararı aldı. Kurul, kurlardaki artışın durdurulması için artırılması zorunlu olduğu belirtilen faizleri sabit tuttu.

Bankanın bu kararının ardından dün yeniden tırmanışa geçen dolar, bugün 2 lira 29.4 çıkarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Bankalararası piyasalarda dolar 2.3 lirayı gördü. Euro kuru da benzer bir rekora imza atarak, 3 lira 12.7 kuruşa fırladı. Alman ekonomisindeki iyileşmenin de rol oynadığı Euro’daki artış bir gün içinde yüzde 2’ye ulaştı.

HALKIN CEBINDEN ÇALIYORLAR

Döviz kurlarındaki artış, Büyük Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu’nun yapıldığı, Başbakan Erdoğan’ın ateş püskürerek kapatmak için harekete geçtiği 17 Aralık’tan bu yana yüzde 12 arttı. Bir başka deyişle aradan geçen 35 günlük süre içinde yüzde 12 devalüasyon oldu ve Türk Lirası yüzde 12 değer yitirdi. Bu halkın cebindeki paranın alım gücünün aynı oranda erimesi anlamına geliyor.

“ÖRTÜLÜ FAİZ ARTIRIMI”

Merkez Bankası salı günkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında yüzde 4,50 olan politika faizi olan 1 hafta vadeli repo faiz oranını değiştirmemişti. Yüzde 7,75 olan faiz koridorunun üst bandı da aynı kaldı. Yüzde 3.50 olan gecelik borçlanma faizi de yine aynı bırakılmıştı.

Merkez Bankası ek sıkılaştırma uygulanması gerekli görülen günlerde bankalararası piyasadaki faizlerin yüzde 7,75 yerine yüzde 9 civarında oluşmasının kararlaştırıldığını da bildirmişti. Bu karar uzmanlar tarafından örtülü faiz artırımı olarak değerlendirmişti. Merkez Bankası 27 Ocak Pazartesi günü ek parasal sıkılaştırma uygulayacağını da açıklamıştı.

“BELİRSİZLİK” YÜKSELTİYOR

Hürriyet’ten Barış Balcı’nın haberine göre; Acar Yatırım Araştırma Müdürü Zeynel Balcı’ya göre siyasetteki gelişmelerin ardından Merkez Bankasının “örtülü faiz artışı” yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Zeynel Balcı, şunları söyledi:

“Gösterge ve alt ve üst koridor faizlerine dokunulmadan fonlama maliyetinin artırarak döviz kurlarına müdahale düşüncesi etkili olmamış görülüyor. Şimdiye kadar döviz satarak kurları kontrol etmeye çalışıldı. Haziran ayından bu yana 19 milyar dolarlık satışa karşılık Dolar/TL’de yaklaşık yüzde 20 oranında bir artış gerçekleşti. Merkez bankasının faiz konusunda da temkinli davranması ve önümüzdeki döneme ilişkin tavrı konusundaki belirsizlik nedeniyle döviz kurları üzerinde etkili olmadı. Şirketlerin döviz açığını kapatma isteğine bir kısım fiyat marjlarından yararlanmak için spekülatif kazanç elde etmek için alımlarının da etkili olduğu söylenebilir. FED’in geçtğimiz Aralık’ta aldığı likidite kısmaya başlaması varlık alımlarını azaltma kararı ayrı bir baskı unsuru.”

“HAREKETLER ARTIK EKONOMİK DEĞİL MANİPÜLATİF”

Integral Yatırım Araştırma Müdürü Egemen Candır istisnai gün uygulamalarına gelecek hafta başlayacağını açıklayan Merkez Bankası’nın müdahale etmesine fırsat olmadan döviz dalgalanmasının tekrar ciddi oranda arttığını belirtti. Borsa ve tahvil piyasasında dalgalanma olmadığını belirten Candır, “Dövizdeki hareketin rahatlıkla yüzde 5’inin manipülatif olduğu düşünülebilir. TCMB’nin uygulamasının dolaylı da olsa ciddi sayılabilecek bir oranda faiz artırımı yerine geçtiği bir ortamda, bu tarz hareketlerin oluşması, son dönemlerdeki popüler bir terimle manidar” diye konuştu.