Son Dakika Haberler

CHP’den kanun teklifi: Hıfzısıhha Enstitüsü yeniden açılsın

CHP’den kanun teklifi: Hıfzısıhha Enstitüsü yeniden açılsın
Okunma : 527 views Yorum Yap

CHP, AK Parti tarafından kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın yeniden kurulması amacıyla Meclis’e kanun teklifi verdi. Türkiye’de aşı üretimi ve temini için kurumun yeniden açılması gerektiği ifade edilen kanun teklifinin gerekçesinde, “Merkez 1940 yılında Çin’e kolera aşısı ihraç etti. Şimdi yeniden aşı üretilmesi sağlanabilir” denildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) AK Parti iktidarı tarafından 2011 yılında kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın yeniden kurulması amacıyla kanun teklifi hazırladı. CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç’un imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan 16 maddelik kanun teklifi, 2011 yılında AKP iktidarınca kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın yeniden açılmasını öngörüyor.

MERKEZİN YÖNETİM KURULU

Kanun teklifine göre, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün bir başkan ve üç başkan yardımcısından oluşacak. Uzmanlık Kurulu’nda ise Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen üç üye başta olmak üzere Türk Tabipleri Birliği’nden seçilen (TTB) 3 üye, Türk Eczacılar Birliği (TEB) TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nden seçilen birer üye yer alacak. Ayrıca Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından seçilen epidemiyolog, klinik mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı, klinik farmakolog, immünolog ve virologdan oluşması öngörülüyor.

HALK VE ÇEVRE SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN DURUMLARDA ÖNLEM ALACAK

Teklife göre Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın görevleri şöyle olacak:

“Halk ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her türlü etkeni araştırmak, incelemek, değerlendirmek, kontrol etmek ve teşhis etmek üzere temel laboratuvar hizmetlerini yürütmek. Ulusal referans laboratuvarı kurmak, işletmek ve bu amaçla, gerekli gördüğü illerde yeteri kadar laboratuvar kurmak. Halk ve çevre sağlığını tehdit eden durumlarda gereken tüm tedbirleri almak, kurumlar arası koordinasyon sağlamak ve gerekli yaptırımları uygulamak. Gıda maddeleri, içme suları, ilaç ve biyosidal ürünlerin kontrolünü yapmak. Salgın hastalıklara ilişkin araştırma ve laboratuvar hizmetleri vermek. Aşı, serum, ilaç ve test materyali araştırmaları yapmak, yaptırmak, bunları üretmek ve ürettirmek, bu amaçla ulusal ve uluslararası kuruluşlarla ortak projeler yürütmek ve işbirliği yapmak. Aşı, serum, ilaç ve test materyali araştırmalarına yönelik laboratuvar, enstitü ve diğer altyapıları kurup yönetmek.”

BAŞKANLIĞIN PANDEMİ DURUMLARINDA KARARLARI BAĞLAYICI OLACAK

Teklif, epidemi ve pandemi ilan edilen durumlarda, başkanlığın salgın hastalıkla mücadele kapsamında aldığı kararların tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu idareleri ile gerçek ve tüzel kişiler yönünden bağlayıcı olmasını, kararlara uymayanların üç aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını da öngörüyor.

MERKEZ, 1940’TA KOLERA AŞISI İHRAÇ ETTİ

Teklifin gerekçesinde şunlar kaydedildi:

“1983 yılında 181 sayılı KHK ile Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı adını alan merkez, 11 Ekim 2011 tarihli 663 sayılı KHK ile kapatılmış, görevleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmiştir. Kurumun kapatılmasıyla Türkiye’de sağlık alanında ciddi tartışmalar yaşanmıştır. Merkezin ilk kuruluş yıllarında tifo, tifüs, difteri, BCG, kolera, boğmaca, tetanos ve kuduz aşılarının seri üretime geçtiği, 1940’ta Çin’e kolera, Yunanistan ve Suriye gibi komşu ülkelere de tetanos ve tifüs aşılarının ihraç edildiği bilinmektedir. Merkez bünyesinde 1952’de BCG ve influenza aşıları, 1965’te kuru çiçek aşısı, 1968’te difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı üretilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Kapatıldığında Merkezde, tifo, dizanteri, kolera, veba, meningokok, stafilokok, boğmaca, brusella, oral BCG, intradermal BCG, difteri, tetanos, kızıl, alüminyum presipiteli karma aşılar, lekeli humma, kuduz, çiçek ve grip aşıları üretilmekteydi.”

‘TARİHSEL BİRİKİMİ BULUNAN BU KURUMUN KAPATILMASININ EKSİKLERİ HİSSEDİLDİ’

Korona virüsü salgını nedeniyle yaşanan ölümlerin durdurmak için aşı çalışmalarının hız kazandığı belirtilen kanun teklifi gerekçesinde,

“Bu süreçte ülkemiz, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi gibi tarihsel birikimi bulunan bir kurumun kapatılmış olmasının eksikliklerini yaşamıştır. Ülkemizde korona virüsüne karşı aşı geliştirme çalışmaları sürmektedir; ancak dünyadaki diğer ülkelere ve kurumlara kıyasla bu çalışmaların ülkemizde 4-6 ay geriden geldiği görülmektedir. Ekonomik gerekçelerle yürütme erki, minimum 14 günlük bir kapanmayı göze alamamış, alınan kısıtlama kararları da Covid-19 ile mücadelede beklenen olumlu sonuçlara ulaşılmasını sağlamamıştır” denildi.

‘TÜRKİYE’NİN YENİDEN AŞI ÜRETİLEBİLMESİ SAĞLANMALI’

Türkiye’de aşı üretimi ve temini için Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın yeniden açılması gerektiği ifade edilerek şunlara dikkat çekildi:

“Sadece Covid-19 ile mücadelede değil, örneğin Covid-19 ile mücadelede risk grupları için tavsiye edilen grip ve zatürre aşılarının temininde de ülkemizin zorluklar yaşadığı, risk gruplarının tamamı için bu aşıların temin edilemediği ortadadır. Ülkemizde aşı, serum, ilaç ve test materyali geliştirmek ve üretmek üzere araştırmalar yapmak ve halk sağlığının korunması amacıyla temel laboratuvar hizmetlerini yürütmek amacıyla Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın yeniden açılması gerekmektedir. Bu kanun teklifiyle ülkemizde yeniden aşı üretilebilmesinin sağlanması amacıyla hem bulaşıcı hastalıklara karşı savaşımda bilimsel bir araştırma merkezi hem de aşı AR-GE ve üretim merkezi olacak şekilde Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nın yeniden açılması amaçlanmaktadır.”

Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, 1928’de kuruldu. Aşı üretiminde dünyaya örnek gösterilen kurum 2011’de KHK ile kapatıldı.