Son Dakika Haberler

EVLİLİK OKULU.. Aysın GÜNEN

EVLİLİK OKULU.. Aysın GÜNEN
Okunma : 27 views Yorum Yap

Aysin Günen
Aysin Günen

Uzun zamandır bu toplumun en değerli muesesi evlilikler de bir çöküş yaşanmakta gazeteler  ve televizyon haberlerinde  yaşamaktayız.
Toplumca bir cinnet seliyle yoğrulmaktayız.
Geçen gün bir toplulukta bu konunun sebeblerini konuştuğumuzda bir  çok aile bu konuda muzdarip oluşu ve aydınlatılması gerektiğini ve  bizlerin mi değiştiğini yoksa yeni nesilin birbirine tahammülünün mü azaldığını düşündük.
Türkiye istatistik kurumu (TUİK) verilerine göre 2012 yılın da Temmuz,Ağustos,Eylül  istatiklerini açıkladı. 3 Ayda 184 bin 206 çift evlenirken 25 bin 295 çiftin boşandığı tespit edilmiş. Yapılan araştırmalara göre boşanmaların % 38’i ilk 5 yılda %25’i 16 yıl sonra ayrılmaya karar vermiş. Yaş farkı ise ortalama olarak 3’ü geçmedi. En büyük boşanma  artışı ‘İstanbulda’ en fazla düşüş % 6 ile ‘Güney Doğu Anadolu’ bölgesinde görüldü. 5 yılda  25 bin 295 çift boşanmış.
Bu rakamlara bakıldığında boşanmaların artışıyla birlikte çocukların en fazla etkilendiği yapılan araştırmalar göstermektedir.
Evlilik zorlu bir süreç olsa da şimdiki evlilikler de eşlerin birbirlerine hayat şartlarının getirdiği ekonomik süreçte etken olmaktadır. Bu zorluğu aşmada tahammülsüzlük ayrılığı getirmekte ve boşanarak biteceğini düşünülmekte. Bu evlilikte bir de çocuklar varsa o zaman sorunlu bir evliliğin yürütmektense daha sağlıklı ortama taşıma ve çocuklar da travmayı en  aza indirgeme önemli.
Anne ve baba ayrılığı  küçük yaşlar da olursa daha travmasız  süreç geçirdiği okul hayatı başlamış çocuklar da sürekli olarak anneyi ve babayı bir araya getirme çabasından dolayı zorlanmaktadır.
Gelecekte kadın-erkek ilişkisinde güven sorunu yaşamakta Aileyi idol model görmektedir.
Bir de sürekli  çatışma ortamında büyüyen tartışan ebeveyinler arasında çocukların ruhlarına asit dökmekte. Yaşıtlarıyla iletişimsizlik sıkıntı yaşamakta içe dönük bir hayata adım atmaktadır. Hiç bir çocuk anne ve babasının ayrılmasını kabul edemez. Kabullendi gibi görüp aslında içsel fırtınaları duyguları ve haraketleriyle çevresine hırçınlıkla mesaj verir.
Eşler arsında ki ayrılığın en büyük vebalini yine çocuklar ödemektedir.
Evlilikte eşinin üzerinde baskı kurup gözünü korkutarak kadın kısmının boş bırakılmaması için dizginleri elinde tutması ve  gün gelir seni dinlemez diyen çiftlerde görülmektedir, halbuki kadın dur dediğinde duracak, koş dediği yerde koşacak bir yarış atı değildir. Evlilikte erkeğin para makinesi olmadığını eşler aralarında kavramalıdır .
Unutmayalım tarihten bu yana Adem ile havva birbirlerine sevgi ve güven oluşturduğu nesilleriz. Evliliğin en büyük düşmanı kıskançlıktır. Sevdiği insana aşık biri elbette azda olsa kıskanır. Fakat bu kıskançlık zamanla paranoyaya dönüştüğü an her iki tarafı zindan eder.
Çevremiz de bir çok ailelerde karşılaştığımız yaşamına ambargo konmuş çiftler azınlıkta değil. Eğer biraz da sosyal çevresi,ve iş hayatında ilerleme kaydediyorsa her türlü hakkı elinde bulunduran kadın ve erkek kimlik kavgalarında boğulmaktadır. Eşim beni kıskanmasaydı üzülürdüm diyen hanımlarım sayısı da az değil. kıskançlıkla evliliğini koruyacağını sananlar aslında özgüven eksikliğinin getirdiği kendisine güvenmeyen bir hezayanın içinde zamanla bunalmaktadır.
Öfke nöbetleri birbirleri arasında güven duvarına asit dökerek  evliliklerini zedelemektedir. Evliliğin ilk günlerinde kıskançlık ambargosu hoşuna gidebilir ya sonra bu bir paranoya dönüştükçe bu ayrılığın ilk sinyalı olduğunu unutmayalım.
Onun için diyorumki evliliklerin sağlıklı  temellerin oluşmasında yeni bir projeyi açıklayan Aile ve sosyal politikalar  Bakanı  Fatma Şahinin bu projesine herkes destek vermeli ve tüm Türkiye çapında destek okullar evlilik okullarının açılmasıyla nişanlı ve ayrılmaya karar vermiş çiftlere rehperlik danışmanlık  kursların eşliğinde ayrılmaya karar vermiş birçok aileyi tekrar kazanmasında yardımcı olacaktır.
Pilot bölge uygulamalarında veriler bu kazanımları gösterdiği açıklanmaktadır. Evliliğe hazırlanmada ev yönetimi, iletişim öfke yönetimi duyguları tanıma dile getirme boşanma ve evlilik sorunların çözümünde Aile danışma merkezleri mutlaka açılmalıdır. Boşanmalarda yayılan bu virüse bir ilaç gibi geleceğine inanıyorum. Bir alıntı  da aklımda kalan bu söz çok etkilemişti beni.
BİR ERKEK ÖLDÜKTEN SONRA KIPIRDADIĞI  YERİ GÖZÜYMÜŞ. KADIN ÖLDÜĞÜNDE İSE SONRAKİ YERİ KALBİYMİŞ.. YENİ NESİLLERİN SAĞLIKLI OLUŞUMUNDA EN BÜYÜK KÖPRÜ EVLİLİĞİN SAĞLIKLI TEMELLERLE KURULMASI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLAN EVLİLİK OKULLARINA UMARIM TÜM YEREL YÖNETİMLER BU KURSLARA DESTEĞİNİ GÖSTERMESİ DİLEĞİYLE . NE DEMİŞ HEİNEL  EVLİLİK HİÇ BİR PUSULANIN İŞLEMEDİĞİ BİR OKYANUSTUR.