Son Dakika Haberler

Sarıgül, Wikileaks Belgelerinde İlginç iddialar

Sarıgül, Wikileaks Belgelerinde İlginç iddialar
Okunma : 1.030 views Yorum Yap

sarigul_wikileaksCHP’ye geçerek yeniden üyeliğinin önü açılan Mustafa Sarıgül hakkında, Wikileaks belgelerinde ilginç iddialar yer alıyor. 

 
Bunlardan bazıları, Sarıgül’ün mafyayla iş yapması ve rüşvet.

Güncel Meydan isimli internet sitesinde Erkan Güçiz’in gündeme getirilen Wikileaks belgelerinde, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün adı mafya ve rüşvet ile anılıyor. İlginç olan bir başka nokta ise, 2004 yılında yazılan bir raporda, Sarıgül’ün ismini parlatanlar arasında Aytaç Yalman ve Kemal Alemdaroğlu’nun da bulunması.

İşte o belgelerden bazıları:

2004- Nisan ABD Büyükelçisi Edelman’dan ‘merkeze’ rapor

“Baykal Genel Başkanlığa sımsıkı tutunurken, CHP’yi kendi Kemalist çıkarlarını korumak için tek uygulanabilir araç olarak gören CHP içindeki ve dışındaki kökten “laik” muhalifler, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ü hem Baykal’a hem de de AKP’ye karşıt olarak Ankara elitlerine kabul ettirmeye çalışıyor. Aralarında eski Başbakan Ecevit’in yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın da bulunduğu kontaklarımız, İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu ve şu anda Kara Kuvvetleri Kumandanı olan Aytaç Yalman’ın Sarıgül’ü destekleyenler arasında olduğunu söylüyorlar. Özkan, Sarıgül’e ilgisinin gittikçe azaldığından sözediyor. Uzun zamandır temasta olduğumuz finans sektöründen bir kontağımız, Sarıgül’ün geçmişindeki büyük bir yolsuzluğun ayrıntılarını anlattı. Sarıgül, Cevahir mafya grubunu kullanarak bir şirketler grubunu epey bir “silkelemiş”.
 
“MUHALEFET İÇİNDE MUHALEFET, OLDUĞU YERDE PATİNAJ YAPIYOR…”

YIL 2004- Haziran ABD Büyükelçisi Edelman’dan Merkez’e rapor:

Bir grup koyu Kemalist tarafından pompalanan Sarıgül’ü, sol cepheden kontaklarımız temelden defolu görüyor. Kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan Sabah yazarı Soli Özel, Sarıgül’ün Türkiye’nin yolsuzlukta zirvede olan politikacılarından biri olduğunu söyledi ve “eğer CHP Sarıgül’ü seçerse parti bitmiştir” dedi.

2004 – Cumhuriyet Halk Partisi: Sarı Gül Soluyor mu?

Bu belgede, Sarıgül’ün “aptalca” bir biçimde Deniz Baykal’ın yerinde gözü olduğunu açık ettiği ve elindeki kartları büyük gördüğü söylenirken, Şişli Belediye Başkanı’nın emekli solcu-ulusalcı askerler ve gözden düşmüş siyasetin ağır toplarının desteğini arkasına alarak partileri değiştirebileceği ve can çekişen merkez sağ DYP’yi ele geçirebileceği yazıyor. Sarıgül’ün bütün “halk adamı” imajına ve desteğine rağmen, parti içinde yeterli gücü olmadığı da vurgulanıyor.

2005 – “NAKŞİLER VE FETHULLAH CEMAATİ SARIGÜL’Ü DESTEKLİYOR!”

Sarıgül, dikkatle işlenmiş bir koreografi ile, kendisini dinine bağlı bir Müslüman olarak gösterip laik ve dindarların bir arada olduğu Şişli belediye seçimlerinde yüzde 70 oy aldı.


CHP Milletvekili Hasan Aydın, -ayrıntılara girmeden- Türkiye’nin önde gelen iki dinî toplumunun, Nakşibendi Dergâhı ve Fethullah Gülen cemaati mensuplarının Sarıgül’ü desteklediklerini söyledi. Sarıgül taraftarları onu Başbakan Erdoğan’ın karşısında laik fakat CHP içinde dindar birisi olarak görüyor. Karşıtları ise, küstah, yeteneksiz, yolsuzluklara bulaşmış ve aşırı derecede otoriter diyor onun için.


Sarıgül basında imajını pompalamada usta fakat kontaklarımızın çoğuna göre bir sahtekâr. 2004’de IV 1 programına (Uluslararası Ziyaretçi) katılımını kendisini Amerika tarafından destekleniyormuş gibi göstermek için kullandı; bu asılsız algı Baykal’ın etrafındaki kronik paranoyak yandaşları (örneğin, eski Büyükelçi Onur Öymen) tarafından tutuldu fakat biz CHP’nin içindekilere böyle olmadığını anlattık.
 
2005 – DEUTSCH’DAN ‘MERKEZ’E RAPOR:

“AMERİKA BAĞLANTILI LİDERLER TÜRKİYE’DE RAĞBET GÖRMÜYOR.”


Pek çok CHP’li muhbirimiz Baykal’ın otoriter liderliğini beğenmiyor ve bunun partiye zarar verdiği kanısında fakat aynı zamanda, yolsuzluklara karışmış, eğitimsiz ve otoriter gördükleri Sarıgül’e de güvenleri yok. Baykal ve taraftarları, ABD Ordusu’nun Türkiye üzerinden Irak’a girmesi için 1 Mart 2003’deki meclis tezkeresinin CHP’nin karşı çıkması yüzünden kabul edilmediğinden dolayı Baykal’ı cezalandırmak için ABD’nin Baykal yerine başka birini getirmeye çalıştığını açıkça söylüyorlar. Baykal yanlıları, Sarıgül’ün 2004 ortasında International Visitor programına katılmasını ABD’nin Sarıgül’ü desteklediğinin kanıtıdır diyerek kötüye kullanıyorlar. Elçilik mensupları özel görüşmelerde Baykal’ın komplo teorilerine karşılık verdiler ancak komplo teorilerine yatkın olan kamuoyu gözünde atılan çamur yapışmış görünüyor.
 
2005’DE AMERİKA SARIGÜL’Ü ÇOK SIĞ BULDU…

Eski Ekonomi Bakanı Kemal Derviş’e yakın İstanbul Milletvekili Damla Gürel, yalnız kişisel hırsından başka bir şeyi olmayan Sarıgül’ü destekleyemeyeceğini söyledi. Gürel’e göre, görüşmeleri esnasında Sarıgül, Derviş’le bir araya gelmek istediğini anlatmaya çalıştı fakat Derviş onunla bir araya gelmeyi reddetti.


Eski CHP Genel Sekreteri ve Radikal yazarı Tarhan Erdem, her ne kadar Sarıgül’ün karakteri ve politik platformu konusunda kuşkulu olsa da, Erdem’e göre Sarıgül, organizasyon ve kişisel ilişki konularında çok becerikli. Erdem, Sarıgül’ü destek “satın almak”la itham eden eleştirilerin boş olduğunu, partili eski arkadaşlarının gönüllü olarak Sarıgül’e yardım ettiklerini belirtti.

“SARIGÜL’ÜN YOLSUZLUKLARI BELGELİYKEN, NEDEN BAYKAL

ANTALYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINI ONA İKRAM ETTİ?”


ABD Büyükelçisi Edelman: “Baykal’a göre Sarıgül’ü boş bulduk…”

CHP’nin 28-29 Ocak Olağanüstü Kongresinde, Sarıgül ve taraftarları salona girdiklerinde kavga çıktı. Pek çok kişi yaralandı ve üç delege hastanelik oldu. Sarıgül, Bakırköy Belediye Başkanı’nı yumruklarken kamera görüntüsündeydi.


Sarıgül taraftarları tarafından devamlı konuşması kesildiği halde Baykal –pek çok eğitimli Türk’ün gözünde üstün yetenekli bir hatip– Sarıgül’ün iddia edilen politik yolsuzlukları ve CHP Parti Disiplin Kuruluna rüşvet verme çabaları hakkında bilgi verdi.



Baykal taraftarı Denizli Milletvekili Mehmet Nessar, 31 Ocak’ta bize, Sarıgül’ün yolsuzlukları böylesine apaçık biliniyorsa, Baykal neden ona değerli görülen Antalya Belediye Başkanlığı adaylığını ikram etti sorusunun ortaya çıktığını söyledi.


Sarıgül kongrede bir buçuk saat kadar konuştu; biz de medya yorumcuları ve Elçiliğin kontakları gibi konuşmasını etkisiz ve Baykal’la karşılaştırıldığında boş bulduk.
EDELMAN, 1 Şubat 2005
 
 
SARIGÜL: “BAŞBAKAN OLURSAM ERDOĞAN’IN CUMHURBAŞKANLIĞINI DENGELERİM, İTİRAZIM OLMAZ”

ABD İSTANBUL KONSOLOSU Deborah K. JONES’un ‘Merkez’e raporu:

“11 Aralık telefon konuşmamızda Sarıgül bize, kendisi başbakan olarak dengelediği süre, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ile bir sorunu olmadığını söyledi.

Türkiye’de bir avuç CHP’li Belediye Başkanlarından biri olan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, kendinden emin olarak, gelecek seçimlerde AKP’nin hâkim olacağını, CHP lideri Baykal’ın liderlikten atılacağını ve kendisinin parti lideri olarak gelip seçimleri kazanıp başbakan olacağı kehanetinde bulunuyor. Sarıgül, Güneydoğuda Kürtlerin yaşam şartlarını iyileştirme gelişmeleri için ABD ile yakın bağları ve Türkiye’nin parti ve seçim kanunlarında reformları destekliyor. Hevesli bir politikacı ancak ulusal ve dış politika deneyimi çok kısıtlı.

11 Aralık telefon konuşmamızda Sarıgül bize, kendisi başbakan olarak dengelediği süre, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ile bir sorunu olmadığını söyledi.

Sarıgül, Kürt sorunundan dışişlerine kadar her konuda cesur reformlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Çok daha güçlü Türkiye-ABD ittifakını Atatürk’ün en önemli rüyası olarak adlandırarak, ABD’yi eleştiren CHP ve diğer politikacıları fırçaladı.

Sarıgül kendisi, ayanı beyan etti: eğer bu konuşmayı ABD’ye Uluslararası Ziyaretçi vizesini aldığından birkaç yıl önce yapmış olsa idi, “bu gün başbakandı”. Dediğine göre, ziyareti esnasına, ABD dışişlerinden bir tercüman hakkında şikâyette bulundu ve CHP başkanlığını 100 oyla kaybetti.

Sarıgül’de ego ve enerji eksikliği yok; konuşma esnasında anlattığını pekiştirmek için iki defa sıçrayarak ayağa kalktı. 18 yaşlarındayken politikaya atılmaya karar vermiş; ulusal sahnede olmaya kararlı, her fırsatta kendini göstermeye çalışıyor. Aralıkta, Papa’nın ayininde ön sırada idi (kayınvalidesi Alman Hıristiyan) ve Atlantik Plak şirketi sahibi Ahmet Ertegün’ün cenazesinde tabutu taşıyanlardandı.

Yanlış adımları saymazsak, İstanbul’un altınlarından biri sayılan Şişli’de başarılı, kamu önünde ve hatta popüler belediye başkanı. Başarılarından sırlarından biri, Başbakan’ın yakın danışmanlarından birinin Başkonsolos’a anlattığı olay. Tayyip Erdoğan ve eşi Emine’yle birlikte olduğu bir uçak yolculuğunda danışman, Sarıgül ve ölçüsüz büyük hırsı konusunda küçük düşürücü bir yorum yapıyor. Başbakan’ın danışmanları yanında çoğu zaman sessiz olan Bayan Erdoğan söze karışıp danışmandan Sarıgül’ü eleştirmemesini istedi. Neden diye sorulduğunda, 1990’ların sonunda Erdoğan hapiste iken Sarıgül arayıp ailenin bir ihtiyacı varsa yardım teklif etti diye açıkladı. Danışman, alaylı bir tavırla, “elbette arayacak, o bir politikacı” dedi. Başbakan’ın eşi, “en azından aradı, teklif etti; arkadaşlarımızın çoğunun yaptığından daha fazla idi” dedi.

Sarıgül’ün 2005’de CHP parti genel başkanlığı seçimlerini kaybetmesini 2004’deki Uluslararası Ziyaretçi programı esnasındaki olayla –her ne ise bu olay‑ bağlantılı görmesi, kendisinin ABD ile ilişkilerinin önemine ve CHP’nin demokratik olmayan iç politikasındaki kıskacın kırılması için dışarıdan müdahale gerekeceğine inancını güçlendiriyor. Hevesle istediklerini daha ileriye götürebilmek için devamlı ABD’den olumlu bir işaret bekleyen Sarıgül, yalnızca Türkiye’de dinamik çoğulcu bir siyaseti teşvik ederek siyasi beklentilerine destek olmayı reddettiğimizde kuşkusuz hayal kırıklığına uğradı.
JONES, 19 Aralık 2006
 
 
“SARIGÜL’ÜN GÖZÜ ÇOK YUKARLARDA”

ABD İstanbul konsolosluğu görevlisi WİENER’in “merkez”e raporu:

“Görüşmemiz esnasında, Sarıgül tekrar tekrar kendini ABD Cumhurbaşkanı Obama ile karşılaştırdı fakat o daha çok yerine geçmeyi umut ettiği Türkiye Başbakanı Erdoğan’a benziyor.İkisi de hırslarını besleyecek parayı bulmanın yolunu biliyor. İkisi de her an parlamaya hazır..”

Sarıgül; isterse ömür boyu Şişli Belediye Başkanı; 2004 yerel seçimlerinde Türkiye’nin laik partisi CHP adayı olarak oyların yüzde 66’sını aldı (dediğine göre bu ülke çapında bir rekor).


Sarıgül’ün gözü Başbakanlık’ta; inandığı; etken bir muhalefet lideri (kendini kastederek) başarılı olarak Erdoğan’a kafa tutabilir. Sarıgül, 29 CHP’li ve 8 AKP’li (DSP’li yok) üyenin olduğu Şişli Belediye Meclisi başkanlığı ile kendini partiler üstü bir politikacı olarak görüyor; dediğine göre liderliği sayesinde meclis kararlarının yüzde 97’si oybirliği ile alınıyor.


Görüşmemiz esnasında, Sarıgül tekrar tekrar kendini ABD Cumhurbaşkanı Obama ile karşılaştırdı fakat o daha çok yerine geçmeyi umut ettiği Türkiye Başbakanı Erdoğan’a benziyor.


İkisi de hırslarını besleyecek parayı bulmanın yolunu biliyor. İkisi de her an parlamaya hazır. Fakat Erdoğan açıkça dindar ve fakir aile geçmişi ile gururlu Sarıgül ise laik ve kentli olma heveslisi.


Nasıl Erdoğan sağın donuk, yorgun parti liderlerinin yerini alarak ortaya çıktıysa belki de Sarıgül solu yeniden hayata getirecek İstanbul’un sesi olur.
WIENER, 23 Mart 2009
 
 
ABD İSTANBUL KONSOLOSLUK RAPORU: “SARIGÜL BAŞBAKANLIĞA HAZIRLANIYOR”

Geçenlerde üçüncü defa Belediye Başkanı seçilen Mustafa Sarıgül 2011 seçimlerinden sonra Türkiye’nin Başbakanı olacağından son derece emin.


Sarıgül bize, yakında, Başbakan Erdoğan’ı koltuğundan edecek bir yeni siyasi parti kuracağını söyledi.


Ayrıca, Koç, Şahenk ve Eczacıbaşı gibi Türkiye’nin en zengin ailelerinden bazılarının kendisini desteklerini sözlerine ekledi.

Sarıgül’e göre Erdoğan’ın vakti doldu.


Daha önceki görüşmemizde olduğu gibi Sarıgül yine kendini Başkan obama ile karşılaştırdı.


Sarıgül bize, önümüzdeki birkaç ay içinde Washington’a gideceğini ve Başkan’ı Beyaz Saray’da ziyaret etmeyi planladığını söyledi.


Sarıgül bize, KKTC’de 19 Nisan seçimlerinde, Derviş Eroğlu’nun seçim kampanyası masraflarının tümünü cebinden ödediğini söyledi.


AKP’nin içinden bir siyasi strateji uzmanı bize, “Sarıgül’ü hafife almamak gerektiğini, onun politikayı çok iyi anladığını” söyledi.
WIENER, 4 Mayıs 2009
 
 
PATRİK BİZE DEDİ Kİ: “ERDOĞAN EN İYİ SEÇENEK; FETHULLAH GÜLEN DE FENA SAYILMAZ. CHP’NİN BAŞINDA SARIGÜL OLMALI”

Patrik, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ü bir muhalefet partisi kurmada desteklediğini ve muhalefet olarak CHP’nin başında Sarıgül’ü Baykal’a tercih ettiğini söyledi. Patrik, 2006’da ABD ziyareti esnasında görüştüğü ve yakındaki ABD ziyaretinde de tekrar görüşmeyi umut ettiği, kendi arzusuyla sürgünde yaşayan filozof Fethullah Gülen hakkında yalnız olumlu şeyler söyledi.


Patrik, Başbakanlık heveslisi Sarıgül’e destek

Patrik, yıllar önce Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün kendisini ziyaret ettiğini, kendisinden ABD’de yaşayan tanıdığı Rumlara, Başbakanlık koltuğu yolundaki hevesine desteği arttıracak şekilde Sarıgül’ün güvenilir bir kimse olduğunu söylemesini istediğini söyledi. Patrik, bunun Türk siyasetinde sıra dışı bir şey olduğunu ‑fakat kendisinin hoş karşıladığını‑ ve ABD’deki dostlarına Sarıgül’ü olumlu şekilde tanıttığını ancak bundan öteye gitmediğini anlattı. Patrik, Sarıgül’ü “Baykal’ın düşmanı” olarak adlandırıyor ve AKP muhalefet konusunda Sarıgül’ü Baykal’a tercih ettiğini ekledi.
WIENER, 23 Ekim 2009
 
 
AMERİKA ADAMI NASIL LİDER YAPAR?! OKUYUN…

WİKİ SIZINTI – 2009 ABD SARIGÜLÜ YAKINDAN TAKİP EDİYOR!

ABD KONSOLOSLUĞUNUN “MERKEZ”E RAPORU:


“Zeynep Dereli, iki yeni TDH başkan yardımcıları, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ve eski ABD Büyükelçisi Faruk Loloğlu’nun da katılacağı bir Washington ziyareti –Erdoğan’ın 7 Aralık ziyareti ile çakışacak‑ organize ediyor.”

Büyükelçiliğin siyasi danışmanı ile son görüşmesinde Sarıgül ve Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Dış İlişkilerden sorumlu yardımcısı, TDH’nin toplumda herkese erişim projelerini –bu Aralık ayında bir Washington ziyareti de dâhil‑ ve ABD izleyicilerinin ilgisini çekecek Batı eğilimli dış politika ve liberal programlı iç politika platformlarını özetlediler.

Büyükelçiliğin siyasi danışmanına, düsturunun “her kapıyı çalmak, her eli sıkmak” olduğunu söyleyen, seçimlerde destek toplamak için bütün memleketi dolaşan Sarıgül ve yardımcıları ‑14 Kasım’da Batman’a gidiyor‑ ülke çapında Sarıgül’e desteğin yüzde 30 olduğunu gösteren son zamanlarda yapılmış bir Genar kamuoyu yoklamasına dikkat çekiyor. (Yorum: Genar Araştırma’nın sahibi, iktidar partisi ile ilişkileri bilinen, Başbakan Erdoğan’ın akrabalarından biri. Bu tür kamuoyu yoklaması, Sarıgül’e desteği olandan fazla göstererek CHP’yi zor durumda bırakma maksatlı olabilir.)


TDH Dış İlişkilerden sorumlu Başkan Yardımcısı Zeynep Dereli, Sarıgül’ün 20 Kasım’da Ankara’da AB ülkeleri Büyükelçileri ile kahvaltıda buluşacak. (12 Kasım’da AB ülkeleri ve ülkeler İstanbul Başkonsoloslarına her yıl tekrarladığı öğle yemeği vermişti.) Dereli aynı zamanda, Aralık başlarında iki yeni TDH başkan yardımcıları, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ve eski ABD Büyükelçisi Faruk Loloğlu’nun da katılacağı bir Washington ziyareti –Erdoğan’ın 7 Aralık ziyareti ile çakışacak‑ organize ediyor.


Dereli, TDH’nin dış politikasının ana hatlarını şöyle belirtti: NATO, AB’ne katılım ve İsrail ile ilişkiler; sonuncusu Sarıgül’ün bize yaptığı sunumun konusu idi.
WIENER, 19 Kasım 2009
 
 
ABD konsolosluk raporundan: “Aleviler Sarıgül’e uzak”

Üç Alevi grubundan hiç biri Şişli Belediye Başkanı Sarıgül’ün TDH’ni CHP’ye bir alternatif olarak görmüyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu, Sarıgül’ün tutumu için, “ikiyüzlü” dedi.
WIENER, 14 Aralık 2009
 
 
 
ABD KONSOLOSLUK RAPORU: “SARIGÜL İLE İLGİLİ KOCA BİR YOLSUZLUK DOSYASI AKP’NİN ELİNDE”

Yakın geçmişte bir görüşmemizde AKP Yönetim Kurulu Üyesi Nureddin Nebati, Sarıgül bir tehdit haline gelirse, ellerinde yolsuzluk ve zamparalıklarına kanıt olacak “koca bir” dosya olduğunu fısıldadı.
DAYTON, 21 Ocak 2010


‘Sarıgül’ün rüşveti ne ki…’

Sarıgül hakkındaki rüşvet iddiası da belgeye şöyle geçmiş:

“16 Kasım’da CHP Genel Sekreteri, parti içi soruşturmalarda, Şişli Belediye Başkanı hakkında yolsuzluk iddiaları ortaya çıktığını belirtti. Hazırlanan rapora göre Sarıgül, yıllar önce, yasaya uymayan inşaatlara izin vermek için 300 bin dolar rüşvet aldığı gerekçesiyle partisinden atılmayla yüzyüze. … Hem İstanbul Konsolosluğuna hem de Ankara’da Büyükelçiliğe Sarıgül’ün yolsuzlukları ve pis kokan iş ilişkileri hakkında istihbarat geldi. Burada şüpheli inşaat ruhsatları verilmesi belediye başkanlarının makamlarını şahsi kazanca çevirme yollarından biri. Öte yandan 300 bin dolar Sarıgül’ün yolsuzluğunun üst sınırı ise, bu onu İstanbul’un en temiz belediye başkanlarından biri yapar.”
 
Erkan Güçiz – Güncel Meydan