Son Dakika Haberler

Affetmek uyumak kadar yararlıdır

Affetmek uyumak kadar yararlıdır
Okunma : Yorum Yap

Yıllar yılı “hiç geçmeyecek” diye derinlerinizde yaşattığınız tüm acılarınızdan özgürleşmek, artık o olayı tetikleyen her unsura karşı nötr (tepkisiz) olmanız demektir. Çünkü o durumu besleyen çekirdek inancınız değiştiğinde, sizi dehşete düşüren şeyin artık sizi rahatsız etmediğine tanık olursunuz. Bunu hayatta herşeye uyarlayabilirsiniz; ayrılık acılarına, ölüm acılarına, korkulara, başarısızlıklara, özgüvensizliğe, sosyal fobiye, öfkeye.

Mutsuzluğun bir öyküye, bir zamana – geçmişe ve geleceğe gereksinimi vardır. Mutsuzluğunuzdan zamanı çıkardığınızda, geriye ne kalır? Geriye bu an’ın “böyleliği” kalır.

Istırap çekerken, mutsuzken, tamamen şimdi olanla kalın. Mutsuzluk, ya da sorunlar şimdi’de varlığını sürdüremez. Ayrıca ne zaman “affetmek” denilirse, onu “özgürleşmek” olarak algılamanız sizin için faydalı olacaktır.

“Peki o zaman neden özgürleşmek demiyorsun?”..diye sorabilirsiniz.

Bu durumu affetmek konusunda algınızı değiştirmek için bir pratik olarak kabul edin. “Forgive” kelimesinin anlamı “affetmek” olduğu kadar, “silmek”, “kurtulmak” anlamıda da taşır. Ama bunu türkçeye çevirirken, anlamı bozulabiliyor, çeviricilerin kullanabileceği bir kelime, herkesin kolayca anlayabileceği “özgürleşme” kelimesi olabilir. Çünkü “affetmek” kelimesi, her ne kadar anlamlıymış gibi gözükse de, çoğumuz onun gerçek anlamını şimdiye kadar gerçek olarak kavramış değiliz.

Bilinçaltımızda affetmek kelimesi, sorunlarımızın hallolmaması, intikamımızı alamamamız, yapanın yanına kâr kalacağı gibi bir izlenim yerleşmiş vaziyettedir. Oysa ruhsal gelişim kitaplarında bahsi geçen “affetmek” kelimesinin içerdiği asıl anlam, bizi psikolojik olayların içinde hapis tutan ve kötü duygular beslememizi sağlayan duygulardan kurtulup, özgürleşme olarak tanımlanmakta.

Biliyoruz ki, herşeye rağmen affetmeye o kadar yatkın değiliz, bir çoğumuz affedeceğine, ölmeyi bile tercih edebiliyor. Bugüne kadar birçok İnsan sırf affedemedikleri ve kızgınlıkları yüzünden hayatına son vermiştir.

Elbette hepimiz bu kadar duygusuz yetiştirilmedik. En azından birbirimizle dertleştiğimizde, “kafana takma dostum, affet gitsin deriz. Kendimizi ara bulucu pozisyonlarında bulur, sorun bize ait değilse, hepimiz bir “öğüt verici” olmaya hevesli duruma geliriz. Bu şekilde “yapmalısın/etmelisin”lerle af’fın mucizevi şekilde ortaya çıkmasını bekler dururuz. Bu bekleme, nefeslerimizi tuttuğumuz bir bekleme değildir, çoğumuzun umurunda bile olmayan bir beklemedir. Çünkü şimdiye kadar affetmenin gerçek anlamını, neyi, kimi, neden affetmemiz gerektiğini, tıbbi ve ruhsal yararlarını öğrenemedik, idrak edemedik.

Abartmadan söylüyorum ki “affetmek”, beslenmek, uyumak, spor yapmak kadar faydalı ve gerekli bir olgudur. Faydalarından kısaca bahsetmek gerekirse; tansiyonunuz düzelir, kalp atışlarınız düzene girer, kilolarınız azalır, el, kol, sırt ve boyun ağrılarınız iyileşir. Bağımlılıklarınız yok olur. Cinsel yaşamınız güçlenir ve gelişir. Etrafınıza çektiğiniz insanlar, hep daha iyi olmaya başlar, Din’i bilinciniz yükselir.

Bu saydıklarım “affetmek” kelimesinin fiziksel ve ruhsal yararlarının tamamına yakını bile değil, ama “yinede zor” diyenlere cevabım şu olur; evet ilk başta zordur, bu zorluğun nedeni henüz idrak edilememiş olmasıdır. İdrak edilemeyen her şey, saçma ve zor gelir. Ama bir kere fark ettiğinizde, bunu yapmaktan ve çevrenize yaymaktan zevk duyarsınız.
Affınıza sığınmayı idrak etmenin duygusu ile nice günlere …

Bilal Başpınar
09.04.2024
Salı

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)