Son Dakika Haberler

EYÜP ABİ’NİN ARDINDAN

EYÜP ABİ’NİN ARDINDAN
Okunma : 24 views Yorum Yap

12341548_10153851552235559_8132611059177046736_n       Başlığı; “Eyüp Odabaşı’nın Ardından” diye atmış olsam çok resmi olurdu. Motorunda da yazdığı şekli ile, “Eypo’nun Ardından” desem o da biraz saygısızlık olurdu benim açımdan. Çünkü bu tabiri ancak İbrahim Balcı Bey kullanabilir diye. Bundan dolayı, “Eyüp Abi’nin Ardından” Acı haberi Levent’te bir dostumun babasını vefatı ile ilgili bulunduğum program esnasında öğrendim. İçimde sıkıntı vardı. Bir önceki gün her yere saldırmış durmuştum. Patlıyordum, zaten önceki akşam hiç ama hiç uyuyamamıştım. Haberi alınca şoke oldum, çünkü daha geçen hafta sohbet etmiştik Sarıyer Spor Kulübü Kafeteryası’nda. Diğer adı ile Eyüp Odabaşı’nın yerinde. Sarıyer, Trabzonspor gibi üst düzey takımlarda futbol oynamış, yirmi dört yıl Sarıyerspor’ un Genel Kaptanlığı’nı yapmış olan Eyüp Abi. aynı zamanda makine mühendisi idi. Levet’teki programı bitirince alelacele Sarıyer’e geldim. Sarıyer’e gelince cenazenin Eyüp Abi’nin Etiler’deki evinde olduğunu öğrenince hayıflandım. Bilsem Levent’ten oraya giderdim. Sarıyer’e gelince uzaktan sınıf arkadaşlarım gelmiş ve akşam namazı da olmuştu ve Spor Kulübü Kafeteryası’nda Arif Odabaşı’nı telefonla arayarak taziyede bulundum ve yapılabilecek bir şey varsa hazır olduğumu da söyledim. Kendisi teşekkür etti ve Rumelikavak’taki camilerden sala verilmesi istedi ve bu görevi sabahleyin yerine getirdim. Kafeterya’da İbrahim Balcı, hemen bir defter açarak, ‘şuraya yaz, taziye defteri açtık, bunu dün düşünmüştük, bugün İrfan Terzi’de telefon ederek taziye defteri açmamızı söyledi’’ dedi. İşte anında taziye defterine yazdıklarım.

       “ ‘YAS TUTUYORUZ’. Bu tabiri ilk defa kullanıyorum. ‘Yas Tutuyoruz’. Ne babamın vefatında, ne de bu dünyanın bir daha göremeyeceği Kurra Üstadımız Hafız İsmail Biçer’in vefatından sonra kullandım bu tabiri.

       Levent’te bir dostumun babası için Kur’an okurken acı haberi aldım. Zaten içimde sıkıntı vardı. Çok üzüldüm gerçekten. Nam-ı Diğer İstanbul Şairi Yahya Kemal’in dediği gibi, ‘Mavi Gök Kubbe Altında Hoş bir Sada Bıraktı’ Eyüp Abi. Daha geçen hafta sohbet etmiştik Sarıyer Spor Kulübü Kafeteryası’nda. Diğer adı ile Eyüp Odabaşı’nın yerinde. Çok çayını içtik, yemeğini yedik, aynı özel ortamlarda bulunduk. Benden çok büyüktü. Ama; o da ne nezaket? Ben kendisine, ‘Eyüp Abi’ diye hitap ederken, O ise bana hep, ‘Hocam nasılsın? Yine adamın İbrahim Balcı’yı buldun, O’na dikkat et, seni de bu kulübe bulaştırdı, daha kurtulamazsın’ der ve takılırdı.

       Ben bu kadar okuyan –belki de beş binin üzerinde eser- görmedim. İbrahim Abi ve Suat Uysallar O’na kitap almak için Galatasaray’a Simurg’a gidip durdular. Bizim alanı da en az bizim kadar bilirdi. Kutluyorum kendisini.

       İbrahim Balcı Bey; ‘yaz düşüncelerini’ deyince hem mutlu oldum, hem de bana mı kaldı? da dedim. Defteri ve kalemi alınca da kolayca bırakmadım.

       Ölüm bir yok oluş değil. Yüce Yaratıcı Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Peygamber Sünnet’inde öyle öğretti bize. Kur’an’da, ‘Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz’ (Bakara Suresi. 156. ayet ) buyruluyor. Çok salih ameli vardı ve ben buna şahidim. Ne mutlu O’na ki bu amelleri O’nu Cennete götürdü.

       Öncelikle ailesine, Arif Odabaşı’ya, İbrahim Balcı ve Suat Uysallar’a başsağlığı diliyorum. Sonra da hepimizin başı sağ olsun. Mekanın cennet olsun Eyüp Abi. Umarım bize hakkını; helal edersin. 13 Aralık 2015, Sarıyer, Dr. Ahmet BEKAROĞLU”.

 

Ertesi gün Öğle vaktinde cenazenin kalkacağı alana geldim. Adeta iğne atsanız yere düşmeyecek tarzda mahşeri bir kalabalık olduğunu gördüm. Siyasetten bürokrasiye, sanat dünyasından spor camiasına, akrabalarından arkadaş ve sevenlerine varıncaya kadar epeyce insan orada idi. Anlaşılan çok güzel hatıralar yaşadığı arkadaşları vardı ve onlar da gerçekten vefalı idiler ve gelmeyi de ihmal etmediler. Sarıyer Merkez Camiinde öğle Namazı sonrası kılınan Cenaze Namazı’na müteakiben Garipçe Mezarlığındaki aile kabristanlığına defnettik. İbrahim Balcı Bey, ille de mezarlığa beraber gidelim dedi ve öyle de yaptık. Teşekkürler kendisine. Cenazeye gelen kalabalığın nerede ise tamamı, mezarlığa da gelmişti. Son görevimizi yaptık mezarlıkta ve Kur’an okuduk, dua ettik. Eyüp Abi’nin Mezar’ı benim koşu güzergahımın üzerinde ve her Fenere koştuğumda Fatiha okuyacağım kendisine. Mezarlıktaki görev bitince de dönüş başladı. İzdihamdan olacak İbrahim Balcı Bey, tabuta serdiği ipek ve marka kumaştan olan ‘Sarıyer Bayrağı’nı almayı unuttu ki yolda Cenaze Arabasını durdurarak Cenaze İmamı’nın elinden aldı Mustafa Kemal Balcı Bayrağı. Çünkü İbrahim Balcı, seksen dört yılından beri gelenek haline getirerek kulüpte çalışan ileri gelen yöneticilerin tabutuna seriyor bu bayrağı ve bu anlamda bu efsaneleşmiş bayrak çok önemli.

Cenaze Töreni’nde Sarıyer Belediyesince ses düzenini çok iyi hazırlanmıştı. Adnan Özcan Bey; gelen misafirleri ağırlamakla uğraştı durdu. Basının ilgisi de iyi idi. Sadece Eyüp Abi ile elli yılı beraber geçmiş Sarıyer Spor Kulübü’nün eski Başkanlarından İbrahim Balcı’nın çıkıp üç beş kelam etmesini bekledim. Hatta, Eyüb Abi’nin Cenazesi öğle namazından önce kulüp binasına getirilerek kısa bir program yapılıp İbrahim Balcı’nın konuşması gerekirdi. Kulübün büyüklüğüne de bu yakışırdı. ‘Neden konuşmadığını?’ sorduğumda, ‘dayanamam, ağlarım’ dedi. Kendince haklı, ama her nedense kendisi yapmıyor bunu. Kulübün kurucularından Avukat Fikret Canlı’nın cenazesinde de konuşmadı İbrahim Balcı. Ancak; İbrahim Abi; kendi kendine konuşamaz, Bu programı düzenleyecek olan; Sarıyer Spor Kulübü’nün aktif plan yönetimidir. İbrahim Abi; çok alçak gönüllü ve asla ön plana çıkmak istemiyor. Hep kulübün sıkıntılı zamanlarında sorunları üstlenen fedakar Başkan. Ama kusura bakmasın biz de bekliyoruz kendisinden bunu. Bunlar benim düşüncelerim.

Akşamleyin Sarıyer Spor Kulübü Kafeteryası’nda diğer adı ile Eyüp Odabaşı’nın yerinde Kur’an-ı Kerim Okundu. Yatsı Namazı’ndan sonra hemen gittim oraya. Çünkü bizde vefa var. Bir önceki gün İbrahim Balcı Bey’e ‘Hatim okunsun’ demiştim. O da olumlu karşılamıştı. Kadınlar, erkekler, yaşlı, genç ve çocuklar alanı hınca hınç doldurmuştu. Hatmin uzunluğundan sonra, kısa aşr-ı şerifler okunacağına bir de Yasin, Mülk ve Nebe Surelerinin açıktan okunması, ve ardından yapılan konuşma ile program uzadı ve bekleyenler haklı olarak sıkıldılar. Dua edildi ve Eyüp Abi’ye rahmet dilendi

Yuce Yaratici’dan Eyup Abi’ye; rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum..

Dr Ahmet Bekaroğlu