Son Dakika Haberler

1000 Bir Gece Masalları

1000 Bir Gece Masalları
Okunma : 3.670 views Yorum Yap

Öykü malum. Anlatılan masallar ezber edilmiş, Alaaddin’in sihirli lambası var, Sinbad var ve tabi Ali Baba ve Kırk Haramiler ve diğerleri tabi… Masallarla uyumayı alışkanlık edindikten sonra ha Şah Şehriyar olmuşsun ha tek başına birey… Ne fark eder?

Bin günde memleket hareketi! Seksen Günde Devrialem yazarı Jules Verne çağrışımı yaptı bende, seksen günde dünya turu da diyebiliriz. Roman olmasına rağmen somut bir hedef gösterilmişti: Dünyayı dolaşmak. Peki, bin günde memleket hareketi demek ne demek? Üstelik bir roman konusu olmadığı halde… Seçime bin gün var denmek mi isteniyor, ya erkene alınırsa ne olacak? Romandaki saat farkı durumu kurtarır mı? Ben, bizim çocukların dilimizi kullanmak konusunda niye bu kadar başarısız olduklarını siyasileri dinleyince daha iyi anlıyorum. Çocukların hiç kabahati yok…

Gazetecilerin bile ne soracağını bilecek kadar kendinden emin olan hatip, bana ne kadar bilgili olduğu konusunda en büyük ipucunu verdi: Beyin okuyabiliyor. Alaaddin’in sihirli lambası gibi bir şey yani… En iyi yalan, içinde en çok doğruyu barındıran yalandır, içindeki doğrular yalanı gizlemek için orada bulundurulmak zorundadırlar. Asparagasların inandırıcılığı buradan gelir.

Atatürk niye 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktı? Bandırma vapurunun hızı ve İstanbul’dan ayrılış tarihiyle ilgili bir olay. 19 Rakamının mucizeleri ile ilgili bir şey değil yani…

Niye 4 Eylülde Sivas’ta oluyoruz? İzmir işgal altında mı? İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da mı? Adana iline Fransızlar mı yerleşmiş? Urfa, Maraş, Antep’e İngilizler mi girmiş? Antalya ile Konya’da İtalyan birlikleri mi var? Yani demek istediğim bu tarih sömürüsü niye? Bizim sorunlarımızdan biri de geçmişle böbürlenirken geleceği ıska geçmek değil mi? Onuncu yıl marşına kulak verelim, ne diyor? On yılda on milyon genç yarattık her yaştan diyor. Yarattık diyor, yaratacağız demiyor. Şimdilerde moda olan, ceğiz-cağız…

Hatip ben kelimesini pek seviyor, haklı eleştirileri yok mu? Dediğim gibi, ülkemizde öyle olduğu sabit o kadar çok yanlış şey var ki, kendi yanlışınızı örtmek için yorgan üstüne yorgan kullanabilirsiniz. Kullanabilirsiniz de bu sizin yanlışınızı doğru yapmıyor ki… “Ben gidersem ülke dağılır” diyen, “Ben gidersem parti dağılır” diyen ve bir de, herkes konuştu, bilen de bilmeyen de konuştu, şimdi ben konuşacağım diyen… Bu millet niye hep masalları dinleyen oluyor? Bu millet Şehriyar mı?

Bir çıkış yolu göstermek ne demek? Belli ki o çıkış yolu bilgisi hatipte yok, gazetecilerin soracağı soruları biliyor, lakin çıkış yolunun ne olduğunu bilmiyor. Biliyormuş gibi yapmakla bilmek aynı şey değil, tıpkı demir ağlarla ördük demekle, demir ağlarla öreceğiz demenin aynı şey olmadığı gibi…

Adamın biri, bir gün, bir yerde, adamın birisiyle bir şey görüşüyormuş, şeyi o kadar büyütmüşler ki, şey olmuş! Ne anladınız? Bir şey anlamadınız mı? Oysa ben size bu abuk sabuk, tümce bozuğu şeyle son yıllarda siyasetten öğrendiklerimi anlattım.

İrfan Kaban
irfankab@gmail.com