Son Dakika Haberler

Adnan Keskin Sert Çıkış, Seni Deliğe Süpürürüz

Adnan Keskin Sert Çıkış, Seni Deliğe Süpürürüz
Okunma : 124 views Yorum Yap

AdnankeskinAdnan Keskin, Başbakan Erdoğan’a uyarıda bulundu,
Medyaya Batsın bu gazetecilik diyen Erdoğana karşı Gerçeklerle yüzleşmeden korkma diyen Sezgin Demokrasi Defolu mala dönüştürüldü dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, Başbakan Erdoğan’dan yargı ve medyadan elini çekmesini istedi, “1 Mart Tezkeresinin tutanaklarını açıkla yüzleşelim! Sakın gazilerimizle, şehit yakınlarını azarlama, haddini bil, ABD deliğe süpürmedi, biz süpürürüz. Miadın doldu”dedi.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Müslüm Gürses’in cenaze törenine katılmak için İstanbul’a gitmesi nedeniyle CHP’nin bugün yapılan Parti Meclisi toplantısına Keskin başkanlık yaptı. Toplantının açılışında konuşan Keskin, basına sızan İmralı görüşmeleri tutanakları nedeniyle basına “Batsın böyle gazetecilik” diyen, muhalefeti sert bir biçimde eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a şu yanıtı verdi:
“KENDİNİNKİLERE ÖZGÜRLÜK, DİĞERLERİNE HAPİS”
“Bilgi kirliliği, gerçekdışı haberler ve kutsal değerleri sömürerek insanları zihinlerinden tutsak ederek sistemi teslim almayı hedefleyen iktidar başarısızlığı, vizyonsuzluğu, uygulamanın mihenk taşında açığa çıktığı süreçlerde kabuk bağlamış yaraları kaşımayı, geride kalmış acıları dillendirmeyi, fazilet kırıntılarıyla faziletsizlikleri gizlemeyi fütursuzca kullanagelmiştir. Gerçeklerin şamarı suratına indiğinde yargıya, kendi düşüncesinde olmayan kişilere, kurumlara ve muhalefet partilerine saldırıyı siyaset yöntemi olarak benimsemiştir. Dün kara dediğine bugün beyaz demeyi, kötülediklerine övgüler düzmeyi siyasi etiğe uygun bulmuştur. 
Erdoğan’ın özgürlük, adalet, hukuk, hak gibi insanca, barış içerisinde güzellikleri paylaşarak yaşamanın temel değerleri kendi görüşünde olanlar için istediğini belirten Keskin; “Farklı düşünceler, farklı davrananlar için biber gazı, tazyikli su, coplu dayak, uzun süreli hapislik olduğu acı olaylarla, ölümlerle; iftiralar kanıt, yalanlar belge kabul edilerek, savunma hakkı yok edilerek uygulamada görülmüştür” dedi.
“DEMOKRASİ DEFOLU MALA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”
Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demokrasi arka sokaklarda ucuz tezgahlarda satılan defolu bir mala dönüştürüldüğü için ileri demokrasi tezi iflas etti, hurdaya çıktı. Son günlerde işlevini yapan basına ve basın mensuplarına yapılan saldırılar da tarihin çöp sepetine atıldı. Kamu görevlilerinin kamu gücünü kullanarak patronları yıldırma, teslim alma, köşe yazarlarının işlerine son verdirme girişimleri, kamu kaynakları kullanılarak yandaş gazete, televizyon yaratma çabaları unutularak basına ahlak dersi verilmeye soyunuldu. Basının ve basın mensuplarının uygulayacakları etik kuralları dizayn etme, düzenleme girişimi sergilendi. Baskılarla, haksızlıklarla, yolsuzluklarla çok sayılı, tek sesli basın yaratmaya çalışanların basını dizayn etme, basın mensuplarına ahlak dersi verme hakkı olamaz.”
Başbakan’ın verilecek her haberden, yazılacak her köşe yazısından önce kendisine sorulmasını, kendisinden izin alınmasını istediğini vurgulayan Keskin, “İşin acı yönü Başbakanın yaklaşımına basın kuruluşlarının, basın mensuplarının tepki vermemesi, sessizliği tercih etmesi, edilgen bir tavra bürünmeleridir” dedi.
“YARGIDAN ELİNİ ÇEK!”
Keskin, “Sayın Başbakana dört konuda çağrı yapmak, uyarmak istiyorum” dedi ve uyarılarını şöyle sıraladı:
“Bir; hukuk, yargı ve yargılamalardan elinizi çekin. Hukuku hukukçulara bırak, anlamadığın işlere karışmayın.
“İki; her konuda yüzleşme yüzleşme diyorsunuz. Hadi gel 1 Mart tezkeresinin tutanaklarını açıklayalım, yüzleşelim. Bakalım kim ne demiş, kim kime hizmet etmiş? 65 bin ABD askerinin Türkiye’ye yerleşmesine kim engel olmuş? Kim ABD askerlerine kucak açmış, kim komşusunun işgaline karşı çıkmış, kim gidin işgal edin demiş? Tutanakları açıkla da yüzleşelim?

“MEDYADAN ELİNİ ÇEK!”
“Üç; sıkışınca günah keçisi arama, sızdırma tutanaklarının içeriğini unutturmak için batsın böyle meslek diyorsun. Ne yapmış gazeteci? Eline gelen belgelerin doğruluğunu teyit etmiş ve haberleştirmiş, kamuoyunu bilgilendirmiş. Gazetecinin görevi bu. Ama sen gazetecilerin gazetecilik yapmasını değil, sana hizmet etmesini istiyorsun. Gazetelerin, televizyonların künyelerini değiştirdin, yazarlarını attırdın, TV programlarını yasaklattın, devlet bankasının, deniz fenerinin parasıyla medya yarattın. Yeter artık elini çek medyadan. Bırak gazeteciler gazetecilik yapsın halkımızda gerçekleri öğrensin.
“HADDİNİ BİL!”
“Dört; Başbakan dün bir gaziyi azarladı. Kendisine soru soran gaziye gaziliği istismar etme diye fırça attı. Yani gaziye gaziliği bil dedi. Açıkça gazimizi haddini bilmeye davet etti. Sayın Başbakan, sakın ha sakın gazimize, şehidimize dil uzatma haddini bil, onları azarlama. Dikkatli ol. Ağzından çıkanı kulağın duysun. Yoksa emin ol Amerika’da deliğe süpüremediler ama biz  burada gazilerimizle, şehit yakınlarıyla, yurtsever halkımızla seni deliğe süpürürüz. Zaten miadın doldu, son kullanım tarihin geçiyor.”
Keskin ardından “Evet Başbakanı anlayacağı dilden bir kez daha uyardık” dedi.