Son Dakika Haberler

Atilla Kart, Führer’e giden yola taş döşemeyin”

Atilla Kart, Führer’e giden yola taş döşemeyin”
Okunma : 99 views Yorum Yap

Atilla_Kart_5CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AKP’nin, yeni anayasa çalışmaları konusunda kamuoyunu yanılttığını söyledi. Üzerinde uzlaşmaya varılan madde sayısının 40 değil, neredeyse 100 olduğunu ifade eden Kart, AKP’yi yeni anayasa çalışmalarını sabote etmekle, komisyonu kendi planları için kullanmakla suçladı. Kart, “Halkımızı, sivil toplumu, aydınlarımızı ve medyayı bir kez daha uyarıyoruz; Führer’e giden yola taş döşemeyin! Döşenen taşları görmezden gelmeyin!”dedi.
CHP’li Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Kart, komisyonun çalışmalarını sürdürüp sürdürmeyeceği tartışmalarına ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Anayasa Uzlaşma Komisyonu olarak, taslak yazımı çalışmalarında, 17 Mayıs 2013 tarihi itibariyle 1 yılı dolduracaklarını belirten Kart,“Gelinen aşamada;  Anayasa değişikliklerine esas alınacak nihai taslağın oluşturulmasında, takvim olarak aksamadan öte bir tıkanma dönemi yaşanmaktadır” dedi.
KİM, KAÇ MADDELİK ANAYASA ÖNERDİ
Tıkanmanın nedenlerine değinen Kart, şu bilgileri verdi:
“AKP’nin taslak metni 113, CHP’nin 171, MHP’nin 132, BDP’nin ise 168 maddeden oluşmaktadır. Müzakereler devam ettiği takdirde, nihai  taslak metnin 155 madde civarında olması kuvvetle muhtemeldir. 
“Temel hak ve özgürlükler bölümündeki 65 maddenin 34’ünde mutabakat vardır. ‘Kamu düzeni, milli güvenlik, genel ahlak, tercih ettiği dil’ gibi kavramlar üzerinde yapılacak  yeni müzakerelerle  ve taslağın tümünün olgunlaşma seviyesine göre; bu sayının bir anda ‘55 civarında’ bir rakama ulaşma ihtimali yüksektir.
“UZLAŞMA OLMAYAN MADDE SAYISI 10-15”
“Yasama, Yargı, Yürütme, İdare ve Kamu Hizmetleriyle ilgili bölümler 80 madde civarındadır. Bu maddelerin 45’i başkanlık sistemiyle doğrudan ilgilidir. Diğer 35 madde ise; yine Hükümet modeli sebebiyle dolaylı olarak sağlıklı bir şekilde müzakere edilememektedir. Buna rağmen, iyi niyetle 35 madde yönünden müzakere sürdürülmektedir.
“AKP’nin 113 maddelik  taslağı esas alındığında ise; müzakere edilmesi gereken madde sayısının  15-20 civarında olduğu görülmektedir. Bu sebeple; AKP sözcülerinin ve zaman zaman Meclis Başkanının ‘174 maddenin sadece 40’ında mutabakat bulunduğu’ yönündeki değerlendirmelerinin, gerçekle bağdaşır bir yönünün olmadığını önemle ifade ediyoruz.”
“SÜRECİ BAŞKANLIK TASLAĞI TIKADI”
Bu süreçte, Meclis Başkanı’nın, AKP sözcülerinin gerçek dışı söylemlerine  iştirak etmesini yadırgadığını vurgulayan Kart, “Bu tavrı, başkanlık makamının saygınlığıyla ve Başkan’ın misyonuyla bağdaştıramadığımızı yeri gelmişken ayrıca  ifade ediyoruz. Fotoğraf bu kadar nettir” dedi.
AKP’nin sunduğu “başkanlık sistemi” taslağının yol açtığı müzakarelerin komisyonu tıkadığını, bu tıkanıklığın Ocak 2013’ten beri sürdüğünü bildiren Kart, bu yüzden komisyonun çalışma temposu düştüğünü açıklayarak, “AKP’nin, ‘her ne pahasına olursa olsun’ başkanlık sistemi taslağını muhafaza etmesi ve bu kararında direnmesi sebebiyle, komisyon, çalışmalarını ‘rölantide’ sürdürmektedir”diye konuştu.
AKP, KOMİSYONU TIKAMAYI SÜRDÜRÜYOR”
CHP, MHP ve BDP’nin parlamamenter sistemi esas alan taslaklarına ve  son 15 günde BDP’nin, “AKP’nin mevcut başkanlık taslağına” karşı olduğunu açıkça ifade etmesine karşın AKP’nin komisyon çalışmalarındaki engelleyici tavrını kararlı bir şekilde sürdürdüğünü belirten Kart, “Bu temel gerçek ortada iken, AKP sözcüleri en üst düzeyde ‘bilgi kirliliği ve karartma’ yaratmaya devam etmektedir”dedi.
AKP’DE HER KAFADAN AYRI SES
AKP’de yeni anayasa konusunda farklı açıklamalar geldiğine dikkat çekerek, “Uzlaşma Komisyonu Üyelerinden Mustafa Şentop, ‘Başkanlık taslağını geri çekmeyiz, ancak revize edebiliriz, değilse kendi taslağımızı sunarız’ demekte; yine komisyon üyelerinden Mehmet Ali Şahin ise,‘Müzakereleri tamamlarsak Başkanlık sisteminden vazgeçeriz’demektedir” diyen Kart, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise; daha 4-5 gün evvel Taha Akyol’un programında ‘Üç parti parlamenter sistemde ısrar ediyorsa, başkanlıkta direnmeyiz’ diye beyanda bulunmaktadır. Üç partinin taslaklarının , Parlamenter Sistemi esas aldığı sabit olduğuna göre, Bülent Arınç’ın bu söyleminin inandırıcı bir tarafı olabilir mi? 
“AKP SAMİMİ VE DÜRÜST DEĞİL”
“Birbiriyle içerik olarak son derece farklı olan bu beyanlardan hangisine itibar edeceğiz? Böylesine tutarsızlıklar, stratejik ve taktik hesaplar söz konusu iken ve çelişkili açıklamalar ortada iken; AKP’nin, toplumsal uzlaşmaya dayalı bir anayasa yapımında,  samimi ve dürüst olduğundan söz edilebilir mi?”
MECLİS BAŞKANI, BAŞBAKAN’DAN KORKUYOR
Başbakan’ın Türkiye’de yarattığı korku ve baskı ikliminden TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de nasibini aldığını vurgulayarak, Çiçek’in Başbakan’dan korktuğunu ima eden Kart, şunları söyledi:
“Meclis Başkanı; kritik aşamalarda, sorumluluk ve inisyatif üstlenmekten kaçınmış , temel tıkanma sebebini gidermeye yönelik olarak üstüne düşen görevi yapamamış, temel gerçek ile yüzleşme sorumluluğu ve cesaretini  gösterememiştir. TBMM Başkanı; başlangıç aşamasından itibaren mevcut olan yapıcı ve iyi niyetli katkısını, kritik aşamalarda sürdürememiş, komisyon’un ve 22 çatı kuruluşu’nun 18 aylık emeğinin heba edilmesine göz yummuş ve görmezden gelmiştir. Görevinin ve sorumluluğunun gereğini yapmamıştır.” 
“AKP HEYETİ BİATIN GEREĞİNİ YAPIYOR”
Çiçek’in geçen hafta komisyonun çalışmalarını sürdürüp sürdürmeyeceği konusunda söylediği “Güneş batıyor” sözlerini anımsatarak, “Sayın Çiçek ‘Güneş batıyor’ diyerek, kendisini bu işin dışında tutamaz, kendi sorumluluğunu bertaraf edemez” eleştirisini getirdi.
“1 TEMMUZ DİYE ANLAŞMA YOK”
Komisyonda görev yapan AKP’li üyelerin zaten biat anlayışının gereğini yerine getirerek, Erdoğan ne derse boyun eğdiğini ifade eden Kart, basına yansıyan komisyonun 1 Temmuz’a kadar çalışmaları sürdürme konusunda uzlaşma ortaya çıktığı haberleri konusunda ise şöyle konuştu:
“1 Temmuz diye bir anlaşma yok. AKP, bu tarihte çalışmalar hangi aşamada olursa olsun bitirmek istiyor ve kendince bunu, komisyon kararıyla gerçekleştirmek istiyor. Biz ise; tamam, ‘1 Temmuz’a kadar çalışalım, 2. aşamanın adını koyalım, ancak daha sonra aramızdaki protokolün 11. maddesi gereğince, 3 ve 4. aşamayı uygulayalım’ diyoruz. AKP, buna yanaşmıyor.”
MASAYI TERKEDECEK AMA…
Kart, AKP’nin uzlaşmaya yanaşmamasının nedenleri konusunda ise şunları söyledi:
“Çünkü, AKP’nin, bu masada müzakere amacı zaten yoktu. Bu masayı, taktik ve strateji aracı olarak yeterince kullandığı kanısında. Bu sebeple de bu masayı artık terk etmek istiyor. Ancak, terk kararını açıklamakta zorlanıyor. Tatminkar bir gerekçe bulamıyor. Kamuoyuna  inandırıcı bir açıklama yapmakta zorlanıyor. Kendince , Komisyonu bu aşamada da kullanmak istiyor.
“AKP KOMİSYONU KULLANDI, KULLANMAK İSTİYOR”
“Olayın esası şudur; AKP, ‘toplumsal uzlaşma ve müzakereye dayalı’ anayasa yapımında, başlangıçtan itibaren samimi değildi. Niyet sorgulaması yapmıyoruz. Maddi bulgulara ve sürece bağlı olarak bu değerlendirmeleri ve tespiti yapıyoruz. AKP; bu masayı öncelikle ‘stratejik ve taktik’ hesapların aracı olarak kullanmıştır. Bu yönde kullanmaya da devam etmek istemektedir.
“AMAÇ BAŞBAKAN VE ARKADAŞLARINI KURTARMAK”
“AKP açısıdan , anayasa çalışmalarındaki 2 temel hedef şudur: Bir taraftan idari uygulamalar ve yasal düzenlemelerle içini boşalttığı lâikliği, anayasal düzeyde de ortadan kaldırmak; diğer taraftan da kaçınılmaz olan iktidar değişikliğinde , onlarca dosyadan yargılanması açık olan Başbakan ve çalışma arkadaşlarını ‘anayasal korumaya’ almak…”
“BARIŞI SABOTE ETME PAHASINA GEMİLERİ YAKIYOR”
AKP’nin amaçlarına ulaşmak için her tür makyavelist yöntemi uyguladığını belirterek, “Türkiye, toplumsal barışını sabote etmek pahasına gemileri yakan bir siyasi kadro ile karşı karşıyadır” diyen Kart, Türkiye siyasetindeki temel tıkanmanın nedeninin de demokrasinin önündeki temel handikapın da bu olduğunu söyledi.
CHP’nin, bu temel handikapı ve süreci, 2005-2006 yılından bu yana her zeminde anlattığını ve mücadelesini verdiğini belirten Kart, “Halkımızı, sivil toplumu, aydınlarımızı ve medyayı bir kez daha uyarıyoruz; Führer’e giden yola taş döşemeyin! Döşenen taşları görmezden gelmeyin! Bu sürece doğrudan ya da dolaylı olarak iştirak etmeyin!” dedi.
“NİEMÖLLER’İN ÇARESİZLİĞİNİ YAŞAMAYACAK”
Telafisi ve dönüşü mümkün olmayan bir sürece girilmeden, anayasal zeminde herkesi üstüne düşen görevi yapmaya davet ettiklerini vurgulayan Kart, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AKP içinde, sağduyu ve sorumluluk  sahibi olduğuna inandığımız insanlara da sesleniyoruz. Hepimizin ortak geleceğini ilgilendiren bir süreçten söz ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Alman Rahip Pasteur Martin Niemöller’in içine düştüğü çaresizliği yaşamayacaktır. Zira, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları; Cumhuriyet’in kazanımlarının, demokrasiyle güçleneceğini bilen ve tecrübe eden tarihi bir birikime ve siyasi bilince sahiptir.
“İnanıyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti’nde; birlikte yaşama duygusunu içselleştirmiş, lâikliğin, kadın-erkek eşitliğinin, kadın haklarının, hukuk devriminin bilincinde olan; emperyalizme başkaldırı ruhunu kaybetmeyen tüm yurttaşlarımız,  bu tarihi süreçte üstlerine düşen görevi bihakkın yerine getireceklerdir.”