Son Dakika Haberler

BDP tehlikeli yolda! Etnik tahrike başladı

BDP tehlikeli yolda! Etnik tahrike başladı
Okunma : 128 views Yorum Yap

20130201-162331.jpg

AKP’yle birlikte kendileri gibi düşünmeyen herkese, hergün, “ırkçı ve faşist” diye hakaret yağdırmayı sürdüren BDP, etnik kökenleri kaşımaya, diğer etnik kökenlerden gelenleri tahrik etmeye başladı. BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Balkanlar ve Kafkaslar’dan gelenlerin bu ülkenin sahibi olmadığını, kendilerinin bu toprakların sahibi olduğunu söyledi. AKP Diyarbakır Milletvekili, Meclis kürsüsünden milletvekilinin etnik kimliğini sorguladı.
Sakık’ın, Diyarbakır’da Selahattin Eyyübi Üniversitesi kurulmasına ilişkin tasarının görüşmeleri sırasındaki inanılmaz sözleri, CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner’in konuşması sırasında, “Birgül Ayman Güler de çok doğru söyledi. Türk ulusu ile Kürt milliyeti bir değildir. Türk ulusuyla Türk milliyeti de bir değildir. Türk, Kürt ikizdir. Cumhuriyeti kuranlar kardeştir” demesiyle başlayan tartışma sırasında etti.
AKP Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten’in araya girmesiyle büyüyen tartışma ve sözler şöyle:
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Neredeyse “AKP üniversitesi kuruluyor” demeye getirdi. Üniversitelerin evrensel kurumlar olduğu unutulmamalı.
Değerli arkadaşlarım, kimlik siyaseti, bu kürsüden zaman zaman yanlış anlamalarla, zaman zaman da ön yargılarla ve ideolojik tavırlarla sürdürülüyor. Şunu hepimiz kabul edelim, ben kendi adıma konuşmuş olayım: Ziya Gökalp kadar Türküm, Diyarbakırlı bir düşünür, ünlü Ziya Gökalp kadar Türk’üm; Yaşar Kemal kadar, Selahaddin Eyyubi kadar Kürt’üm; Mareşal Çakmak kadar Boşnak’ım, Mehmet Akif kadar Arnavut’um, Mustafa Kemal gibi göçmenim, Artin Penik gibi Ermeni’yim…
SUAT ÖNAL (Osmaniye) – Hadi canım.
RECEP ÖZEL (Isparta) – Vallaha hiçbiri olamazsın.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Sen çok komik laflar ediyorsun Sayın Özel, seni takip ediyoruz.
Artin Penik’i kimler biliyor? ASALA militanları diplomatlarımızı şehit ettiği zaman, Ağustos 82’de, Taksim Meydanı’nda kendi yakan Ermeni yurttaş, çok saygıdeğer bir yurttaş, huzurunda saygıyla eğiliyorum, Allah’tan rahmetler diliyorum.
Lefter Küçükandonyadis kadar Rum’um, Kazım Koyuncu kadar Laz’ım, Yusuf Çetin kadar Süryani’yim, Nazım Hikmet kadar Çerkez’im, Ali İhsan Ensari kadar Arap’ım, Dede Korkut’un torunuyum, Âdem oğlu Yunus’um.
İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Aşure gibisin yani.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Kimliğimle gurur duyuyorum. Türk ulusu bir alaşımdır, bir aşure değildir, cehaleti terk edin.
İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Onu oraya söyle, oraya.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Kim derse desin herkes nasibi alır.
İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Bize değil, onu oraya söyleyeceksin.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Âdem oğlu Yunus’um. Âdem bir insan, Yunus da bir garip Anadolu ereni.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Birgül Hanım’a söyle.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların, cumhuriyeti yönetenlerin bir parçasıyım, yüceltenlerin bir parçasıyım. Hepimiz biriz, birimiz hepimiz için varız.
Türk-Kürt ikizdir.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Birgül Ayman Güler’e söyle.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Birgül Ayman Güler de çok doğru söyledi. [AK PARTİ sıralarından gürültüler, alkışlar (!)]
Evet, bakın arkadaşlar, Türk ulusuyla Kürt milliyeti bir değildir…
İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Şimdi anlaşıldı ne olduğun.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – …Türk ulusuyla Türk milliyeti de bir değildir.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Hâlâ tekrarlıyorsun.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Türk-Kürt ikizdir. Cumhuriyeti kuranlar kardeştir.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Geri al, o lafını geri al.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Cumhuriyeti kuranlar kardeştir, Türk-Kürt ikizdir, cumhuriyeti…
İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Senin kavramlardan haberin yok.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Okursanız öğrenirsiniz.
****
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Evet, az önceki hatibe sesleniyorum: Kaç sefer Diyarbakır’a geldin kardeşim? Sen Diyarbakır’ı biliyor musun?
ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Biliyorum.
CUMA İÇTEN (Devamla) – Sen Kürt müsün?
ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Türk’üm.
CUMA İÇTEN (Devamla) – Sen gerçekten Selahaddin Eyyubi kadar Kürt’sen Diyarbakır’da niye yoksun? Tabela partisi konumundasın, tabela! Oy bile alamazsınız, doğuya bile gidemezsiniz. Ayrıştıran sizlersiniz çünkü sizler bizleri 1925’lerde de 37’lerde de 57’lerde de 50’lerde de terk ettiniz. O günden beri Diyarbakır’a giremezsiniz. Girebilmek için abdest alman lazım senin öncelikle, bunu sana söyleyeyim. Bu bir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İkincisi, evet, biz seninle eşit değiliz, elhamdülillah. Zaten ben seninle eşit olmak da istemem ama şunu bil: Biz bu ülkenin sahibiyiz, Edirne’nin de sahibiyiz, Diyarbakır’ın da sahibiyiz. Ben Fatih Sultan Mehmet kadar Türk’üm, Selahaddin Eyyubi kadar Kürt’üm çünkü İstanbul’un sahibi benim.
ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Benim dediğimi diyorsun.
****
ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Sataşmadan söz istiyorum. Diyarbakır’a gelirken abdest almamız lazımmış ve ayrımcılık yapıyormuşuz.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Sahabeler diyarı orası, abdest alman lazım.
BAŞKAN – Sayın Öner, buyurunuz.
Yeni sataşmalara mahal vermeyiniz lütfen.
ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta) – Değerli milletvekilleri, 1980 Nisan’ında Gercüş Kaymakamlığına atandığımda Diyarbakır’a uğradım, Ofis Meydanı’nda Asım Kebap Salonunda vali kebaptan da yedim. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Sataşmadan dinleyin.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Bir hafta misafir edeyim seni.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Milletvekili edebi içinde olanlar dinlesinler.
YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Hadi oradan be, hadi!
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Sataşmalara prim vermem. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Gercüş Kaymakamlığı yaptım.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Sen Diyarbakır’a giremezsin.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Diyarbakır’a çok geldim. Diyarbakır’ın her…
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Diyarbakır’a giremezsin!
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Diyarbakır senin babanın malı mı? Diyarbakır hepimizin, Tunceli hepimizin, Trabzon hepimizin, Ankara hepimizin, İzmir hepimizin! Ayrıştırıcıların Allah layığını versin! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Trabzon’a gelme, Rize’ye gelme!
BAŞKAN – Lütfen sakin olunuz sayın milletvekilleri.
****
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Siz, sosyolojiyi de halk bilimini de kavramları da karıştırıyorsunuz…
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Diyarbakır’a gelmeye yüreğin yetmez.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – …söylediklerinizin tersini yapıyorsunuz, yaptığınızın tersini söylüyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka “Türk halkı” denir.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Gel bunu Diyarbakır’da söyle.
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Elbette söylerim, daha geçen Şemdinli’de söyledim. Sen uyuyorken ben Şemdinli’deydim.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Yüreğiniz yetmez!
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Beni Diyarbakır Havaalanında 200 Gercüşlü ve Hasankeyfli uğurladı.
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Gel bunları Diyarbakır’da söyle, yüreğin yetmez!
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla) – Gercüş’e de, Hasankeyf’e de saygılarım, şükranlarım var. Hiç kimseye haksızlık yapmadım, yaptırmadım.
Ben bir silah tüccarı değilim. Silah tüccarları hangi yasa önerilerini bu Meclise sundular, onu iyi biliyoruz, onlardan birinin adı da Sayın Cuma İçten’dir.
****
CUMA İÇTEN (Diyarbakır) – Sayın Başkanım tutanaklara geçsin diye ifade etmek istiyorum. Az önce konuşan hatip silah taciri olduğumdan bahsettiler. Beş yıl av ve avcılık malzemeleri ticareti faaliyeti yaptıktan sonra, üç yıl önce bu faaliyete son verdim. Kendisinin valilik dönemi de bitti. Valilik döneminde de yüzlerce av malzemesi satışını yapan ticari müessesenin iznini vermiş birisidir.
****
SIRRI SAKIK (Devamla) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de bu üniversitenin Diyarbakır’a, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Aslında konuşma talebimiz yoktu, bir an önce yasanın geçmesini diliyorduk ve umuyorduk ama bu ırkçı tavırlar, ırkçı söylemler… Sizi rahatsız edeceğimi biliyorsunuz, onun için oradan ayaklanıyorsunuz. Siz bu kadar ırkçı, milliyetçi ve faşist olduğunuz müddetçe sizi her gün teşhir etmek bizim boynumuzun borcudur.
Bakın, geçen, üç gün önce burada her taraftan ırkçılık aktı ve burada bir halka haksızlık ettiniz ve buradan çıkıp ne söylediniz biliyor musunuz? “Kürt milliyetçiliğini bana ilericilik diye yutturamazsınız.”
İZZET ÇETİN (Ankara) – Sizin hayatınız ırkçılık olmuş!
SIRRI SAKIK (Devamla) – Biz -bakın açıkça söylüyorum- Kürt milliyetçiliği falan yapmıyoruz. Biz mazlum bir halkın, dünyanın her yerinde mazlum halkların kader tayin hakkı vardır. Kürtler de bu ülkenin mazlum bir halkıdır. Dili, kültürü, kimliği üzerinde baskılar vardır ve bu baskıların kaldırılması uzun yıllardır nasıl mücadele ettiğimizi biliyorsunuz. Ve diyorsunuz ki: “Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz” diyor. “Ve bundan sonra savunmadayız ve meşru müdafaa hakkımızı kullanacağız” diyor. Ve biraz önce sizin sözcünüz de çıktı aynı
şeyi söyledi.
Şimdi, sevgili arkadaşlar, sizin bu politikalarınız bugün oluşmuş politikalar değil. Siz, cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar ırkçısınız, milliyetçisiniz, tekçisiniz ve halka zulüm eden bir gelenekten geliyorsunuz.
UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) – Aynaya bakarak konuşuyorsun.
SIRRI SAKIK (Devamla) – Bakın, sizin Millî Şef’iniz ne diyor? Yıl, 1925. Türk Ocaklarında yaptığı konuşmada aynen şöyle diyor: “Biz açıkça milliyetçiyiz ve milliyetçilik bizim yegâne birlik unsurumuzdur” diyor. “Türk ekseriyetinde diğer unsurların hiçbirinin nüfusu yoktur” diyor. “Vazifemiz, Türk vatanı içinde Türk olmayanları Türk yapmaktır” diyor. “Türklere ve Türklüğe muhalefet edecekleri kesip atacağız” diyor. “Ülkeye hizmet edeceklerde her şeyin üstünde aradığımız vasıf, Türk vasfıdır.” İmza: Millî Şefiniz ve İsmet İnönü.
İZZET ÇETİN (Ankara) – Kaç yıl önce söylemiş?
****
SIRRI SAKIK (Devamla) – Bakın, bunlar, ırkçılık ve faşizmin ta daniskasıdır. Eğer bunları söylüyorsunuz ve siz -açık ve net olarak size şunu söyleyeyim- yılı 1924’lerden sonraki dönemlere benzetiyorsanız, siz çok yanılırsınız. Eğer siz, 1937’lerde, 1938’lerdeki Dersim katliamıyla bugünkü Kürtleri eğer korkutmaya çalışıyorsanız çok çok yanılıyorsunuz ama sorun, sorun… Bakın, ne diyorsunuz, ne söylüyorsunuz?
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Sen bugünkü katliama gel, yıllardır yapılan, otuz yıldır yapılan katliama gel, bırak Dersim’i!
EROL DORA (Mardin) – Siz yapınca iyi, başkası yapınca kötü mü oldu yani!
SIRRI SAKIK (Devamla) – Ben bugünkü katliamı da söylüyorum. Sizin anlayışınız, bakın, sizin anlayışınız, dünün katliamı neyse bugünün katliamı da aynıdır, aynı şeyi söylüyorsunuz. Eğer bugün çıkıp bu halkın yani Türk halkının Kürtlerden üstün olduğunu söylüyorsanız bunun adına bugünün katliamı denilir.
İZZET ÇETİN (Kocaeli) – Ulus kavramını bilmiyorsun! İşinize gelmiyor değil mi ulus kavramı?
SIRRI SAKIK (Devamla) – Bakın, bugünün katliamı… Sözüm ona, AK PARTİ’den biri de çıkıp buna cevap veriyor. Efendim, sizi eleştiriyor… Ama kaş yaparken göz çıkarıyorsunuz. Sizde de bu diğer halklara karşı düşmanlık nedir Allah aşkına? Bu ülke sadece siz Sünnilerin, Türklerin, bilmem kimlerin babasının çiftliği midir? Burada Ermeniler de yaşıyor, Yahudiler de yaşıyor, Rumlar da yaşıyor ve diğer halkalara da saygılı olun. Yani, onların söylemleri ne kadar ırkçıysa sizin bu davranışınız da bir o kadar ırkçıdır ve size açıkça söylüyorum: Gidin, Çanakkale’ye bakın, Çanakkale’de sadece sizin atalarınız gidip orada savaşmadı. Sonradan bu ülkeyi kendisine vatan edenler, Kafkaslar’dan, Boşnaklar’dan gelenler, siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz, haddinizi bileceksiniz.
İZZET ÇETİN (Ankara) – Zırvalıyorsun, zırvalıyorsun!
SIRRI SAKIK (Devamla) – Burada mücadele edip bu coğrafyada ortak vatanı kuranlar bu coğrafyanın sahipleridir. Oradan gelip, hele dağdan gelip bağcıyı kovma hakkına hiç mi hiç sahip değilsiniz.
****
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Resmen ırkçılık yapıyor ya, resmen ırkçılık yapıyor.
SIRRI SAKIK (Devamla) – Bakın, size bir şey söyleyeyim: Siz, bu politikalarınızla her gün batacaksınız ve biz size karşı, bu retçi ve tekçi politikalarınıza karşı her gün burada atalarınızın söylediklerini sizin yüzünüze vuracağız. Ya döneceksiniz, geçmişte yapılanlardan dolayı özür dileyeceksiniz Kürt halkından, diğer halklardan veyahut da atalarınızın politikalarını seslendiriyorsanız vallahi her gün bizi karşınızda göreceksiniz, bu kadar açık ve net söylüyoruz.
Aslında, hepimizin yapması gereken bir şey var: Bakın, bir barış süreci yaşanıyor, herkesin diline, paslı diline dikkat etmesi gerekirken ve siz bu paslı dili…
Bakın, neden? Siz Türkiye’nin iç barışını sağlamasından korkuyorsunuz. Bugün emin olun eğer PKK çıksa, silahlı güçlerine dese ki biz silahtan vazgeçeceğiz, en çok siz rahatsız olursunuz. Çünkü, bugünlerde…
MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Bu dille bir şey olmaz.
****
İZZET ÇETİN (Ankara) – Barış sizin işinize gelmiyor. Kara paradan besleniyorsunuz, kirli paradan besleniyorsunuz.
SIRRI SAKIK (Devamla) – Hiç kimsenin bir tek halka, bir tek fert olsa bile kimseye hakaret etme hakkı yoktur. Eğer demokrasiden ders almak istiyorsanız bakın, dönün bu gruptan bakın kimler var burada? Sosyalistlerinden bir Süryani’ye, Arap’ından Kürt’üne bütün…
KAMER GENÇ (Tunceli) – Bizde insan var insan, insan önemli. Bak, herkesin bir anası, babası var.
SIRRI SAKIK (Devamla) – Bakın, bu kadar vicdansızlıklara rağmen size karşı demokrasi dersi veren bu Parlamentoda demokrasi bir grup vardır. İşte bunlara bakın. Yoksa dönüp kafatasçılığı yapıp yani Türkçülüğü tetiklemeye, Türk ırkını efendim arkadan dolanarak yok hepimiz bilmem nereden geldik… Nereden geldiyseniz biz bilmeyiz. Biz, bu toprakların sahibiydik, 1071’de giriş yaptığınızda da biz bu topraklardaydık, cumhuriyet oluştuğunda da bu topraklardaydık. Biz, hiçbir dönem Kürtler, ne Osmanlı Dönemi’nde ne Cumhuriyet Dönemi’nde dönüp Türkiye halklarına ihanet etmemiş ve birlikte olmuştur. İhanet varsa sizin genetik mirasınızdadır. Atalarınızda ihaneti arayın.
****
EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Ama bir tek doğru şey söylendi burada. Dendi ki: “Hiç kimsenin bir halka hakaret etme hakkı yoktur.” Çok doğru, çok doğru bir söz, gerçekten doğru ama buradan çıktınız, bu coğrafyaya, bu Anadolu coğrafyasına dünyanın her yerinden kopup gelmiş, randevulaşmak için gelmiş, bir arada olmak için, kaynaşmak için gelmiş sayısız halka hakaret ettiniz.
SIRRI SAKIK (Muş) – Ben hiç kimseye hakaret etmedim.
EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – “Kafkaslardan gelenler” dediniz, “uzaklardan gelenler” dediniz. Ben de suyun öte yanından gelmiş birisiyim. Belki beni de kastettiniz ama çok inciticiydiniz yani yapılan hataları tekrar ettiniz burada. Çok inciticiydi söyledikleriniz. Siz bir halka, halklara hakaret ettiniz burada. Bir şeyleri korumaya, kollamaya, savunmaya çalışırken aslında döktünüz, saçtınız, batırdınız. Nasıl toparlarsınız bilmiyorum gerçekten.
Anlatmaktan artık dilimde tüy bitti. Aynen şu yazıyor programımızda: Irk, köken, din, mezhep, bölgecilik, kavimcilik ve sizin az önce kendinizi tanımladığınız o kafatasçı anlayıştan biz uzağız aslında. O anlayışların ulusal düzeyde aşılması gerektiğini düşünüyoruz, bu anlama geliyor bizim tanımımız. Sizin gibi kafatasçı değiliz, altını çizerek söylemek istiyorum.
İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) – Söyleyene bak!
EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Kafkaslardan gelenleri, dışarıdan gelenleri ya da burada olanları tek tek sayıp böyle sizin gibi küçümsemeyiz. Biz buyuz. Peki, siz kimsiniz, siz kimsiniz? Aslında, onu da sormak istiyorum. Bunu kendinize hiç sordunuz mu? Sormalısınız.
ADİL KURT (Hakkâri) – Size zahmet, bizim kim olduğumuzu bir söyleyin, söyleyin lütfen ama bilelim.
EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – Siz her gün etnik kimlik dışında başka bir şey konuşmazken, başka hiçbir şey… Sürekli bir şeylerin altını çizer, durur ve yeni düşmanlıklar yaratmaya çalışırken, siz bir milletvekilinin boyunu bile -inanılmaz faşizan bir tutumdur- burada gelip söz konusu ederken; boy, soy siyaseti yaparken -bu faşizmdir bana göre- ırkçılığın âlâsını her gün yaparken…
SIRRI SAKIK (Muş) – Faşizmi atalarınızda ve köklerinizde arayın!
EMİNE ÜLKER TARHAN (Devamla) – …ve siz -affedersin- “Ermeni, Alevi, Zerdüşt” derken, Başbakanınız bunu söylerken aslında “Siz kimsiniz?” diye sormak istiyorum. Siz de aslında bizi aynı sudan içme masalıyla kandırmaya çalışıyorsunuz. Bu ülkenin insanlarını Alevi, Sünni, Kürt, Türk diye ayıracak, sonra da “Sizin yaptığınız ırkçılık” diye bize şov yapacaksınız. Tarih kimin aslında bu topraklara ihanet ettiğini inanın bir gün yazacaktır.