Son Dakika Haberler

Bizler Hidayetin Bağı Çocuklarıydık.

Bizler Hidayetin Bağı Çocuklarıydık.
Okunma : 135 views Yorum Yap

“KAPTAN” DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN

Bizler Hidayetin Bağı Çocuklarıydık. Kapanışı biz yaptık. Son jenerasyonduk.

Çok Küçüktük, Çok, Ufacıktık yani, Giresunlu Terzi Hakkı’nın talebeleriydik. Yaşamı bilmiyorduk.  Daha bozulmamıştık, Namusluyduk. 

Bugün aklıma geldi, dostlarıma soruyorum?

Terzi Hakkı. Alevimiydi? Hanefimiydi?  Hatırlayan var mı? Tabiki yok.. 

Sormuyorduk. Soramıyorduk. Bilmiyorduk neyin ne olduğunu. Bugün ben dahi senin nereli olduğunu bilmiyorum. Serhat’ın, Apo’nun, Cevdet’in, Namık’ın, Halit’in, Boru Baki’nin, Sarı Samim’in, Gürcan’in, İsmail’in, Mehmet’in nereli olduğunu, ne olduğunu, bizi ne ilgilendirirdi ki..

Temizdik, Dürüstük, Namusluyduk, Aklımızdan hiç bir şey geçmiyordu. Her zaman olduğu gibi bugün dahi Sarıyerliydik. 

Hepimiz Sarıyer’de Doğmuştuk…

Üzerimizde yeşil beyaz formalar. Neden yeşil beyaz onu dahi bilmiyorduk. Ama formamızda fındık logosu dahi yoktu. Art niyetli bir milliyetçilik yoktu.

Acaba Terzi Hakkı’ya vefa borcumuzu ödemişmiydik. 

Ailesi nerde? Bizi tanıyan çocukları var mı? Bilmiyoruz..Şafak Spor adını almıştık. Ezeli rakip Öz Sarıyer’di.  Neden Şafak. Onu dahi bilmiyorduk. Terzi Hakkı Solcumuydu, Sağcımıydı? Yoksa bir hayalimi gerçekleştiriyordu. Bilmiyoruz… 

Yoksa Şafak atmışmıydı? 

Fatsa’da Terzi Fikri İktidar olmuş,  Bizler Terzi Fikri’nin Farkında dahi değildik. Aynı tarihlere mi denk geliyordu.. Acaba mı?

Terzi Hakkı’da Fatsalımıydı. Bilmiyorduk..Bugün dahi bilmiyorum.. O zaman anılar farklı boyut kazanacak.. Bu kitap farklı olacak.. 

 Çocuktuk. Bebelere balon misali. 

Küçük, çelimsiz yetenekli bir arkadaşımız vardı. Acayip varyasyonlar yapıyor. Hidayetin bağında ağaçları çalımlıyor. Üstüne üstlük birde bizi çalımlayıp goller atıyordu. 

Oyun kuruyordu? 

Biz o zamanlar oyun kurmaların ne olduğunu dahi bilmiyorduk.

Kime pas atacaksın. Kimle paslaşacaksın. Ben sag bektim, Apo libero ( Abdullah Haşhaş)  Cevdet orta saha. Arap (İsmail Kartal) bir ileri bir geri,  Sarı (Serhat Karaca) onun yanında 10 numaraydı. Kalede ufak boyuna rağmen  Namık, ( Bugün nerde olduğunu bilmiyorum) Karşı kalede ise asıl kalecimiz Halit vardı. Bazende Boru Baki kaleye geçerdi. Bodoslama “Gürcan Zengin” tek vuruşla kaleden kaleye.. 

Ahh işte  biz hidayetin bağı çocuklarıydık.. 

Hiç birimizin kız arkadaş yoktu. Hiç birimiz milli olmamıştık. Ve hiç birimiz o zamanlar Sarıyer’den başka takım bilmiyorduk.. 

Öyle zaman geçti ki…Benim Gipss olduğum zamanlardı. 

Yaratılışında liderlik vardı. Sen o zamanda Profilo da kaptanımızdın. Her galibiyetten sonra evde partiler verirken bugün dahi dillere destandı. Vayy…

Ne akademiye gitmiştik. Ne kreş çocuklarıydık. Meşatlıkta büyümüş, Çukur Çeşmenin suyundan içmiş, Çukur’a düşmemiştik. Elimizde ne bir alet, ne bir taş, nede bir tesbih vardı.

Büyüdük… 

Hangimiz büyüdüğümüzün farkına vardık ki?

Ülke İlk Krizi yaşadığında çocuktuk. 

Genç Emekli maaşlı babalarımız. Çalışmayan annelerimiz, Ceplerimizde, meteliğe ihtiyaç duymayan yaşamımız vardı. 

Birden Büyüdük..Ne olduğunu, Nasıl olduğunu anlamadık, Büyük depresyonlar yaşadık. 

Ecem Yiğit-Engin Ülker

Evlendik, Yuva kurduk. Kimimiz çocuk sahibi, kimimiz torun sahibi olduk. 

Birden Yaşlandık. 60 Yaşın son basamaklarınıdayız,

 Neredeler? Bazı arkadaşlarla izimizi kaybettik. Uzak kaldık. Ticareten, Siyaseten, Yaşamdan. Burdakiler yerinde..

Ama bir şeyi unutmadık.Sarıyerliliğimizi. 

Artık muşmula çaldığımız bahçeler kalmadı. Kimsenin bahçesinde erik yok. Kiraz ağacı bayram abinin bahçesinde bugün dahi var.  Zümrüt Evler’de kuzu kulağı yerinde evler var.Hidayetin bağında  kayık salıncaklar tarih olmuş, Gol attığın kale kafeterya olmuş,  Çınar ağaçları nerde bu çocuklar diye soruyor.  

Öyle bir zaman gelirki çim sahada ilk maçına çıkarsın. Ve tarih Hamdi Hürman’ı hatırlatır. Ruhu şad olsun. Ve seçmeler başlar. koşarak gideriz. Engin, Serhat, İsmail sahada, biz ise Sarıyer Kulübü seçlemelerinde sizin kazanma başarınızı birlikte, çocukça sevgilerle kutlamıştık. Sanki biz kazanmıştık. 

Hangimiz seni kıskanmadı ki? 

Bir kaptanın seyir defteri makalemi bugün yayınlasam birlikte birçok arkadaşım göz yaşlarına boğulurdu. O kadar detay var ki. Sarı Serhat’ın evinde muhabbetlerimizi anlatsam destan olurdu. 

Hepimiz senin yeleli saçlarının hayranıydık. Hani içimizden keşke bugünde takımın başında olsaydın demek geliyor ama..

Sende haklısın.. 

Ulan hepiniz küfür ettiniz be… demekle haklısın, atacaksın kaptan… bir daha, bir daha yaşama gol atacaksın. Bizim kahramanlarımızın kaçırma şansı yoktu ama…Bazen, Yaşam ters röveşata attırıyor insana…

Bu takımı bir araya getir nasıl getir usta. Ama Çocukça.. Temiz..Takma dişler olmadan.  Bizim jenerasyonun toplu kahvaltı zamanı gelmiştir. Yaşlanıyoruz, Büyüklerimiz gidiyor, biz kaldık sanki…İçimiz içimizi yakar, Konuşamayız..Anlarız..

İyiki Varsın, Doğum Günün Kutlu Olsun. Engin Ülker ” Kaptan” 

Daha fazla detay yazmıyorum, kitabımda yazdım, Yakında okursun 🙂

Mustafa Balcı