Son Dakika Haberler

FSM ve Derbent'te Herkes Huzursuzluk İçinde

FSM ve Derbent'te Herkes Huzursuzluk İçinde
Okunma : 152 views Yorum Yap

20130202-163017.jpg

CHP Sarıyer İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen ve CHP Milletvekilleri Süheyl Batum, Haluk İyidogan, Mahmut Tanal katıldı. Bakan Erdoğan Bayraktar’ın FSM Mahallesi’nde açıklamalar yapmış ve söyledikleri CHP ilçe başkanı tarafından Tekzip edildi.
CHP Sarıyer İlçe başkanı Mehmet Deniz, Çevre ve Şehircilik Bakanının halka doğruları söylemediğini söyledi.
CHP ilçe BAŞKANI Mehmet Deniz’in Bugün yapılan toplantıdaki Basın açıklaması.
Değerli Basın, Sevgili Arkadaşlar
Bugün burada Kentsel dönüşüm Afet yasası 2b yasası ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapacağız aramızda değerli milletvekillerimiz, il başkan yardımcılarımız, meclis üyelerimiz var.
Kentsel dönüşüm hepimizin bildiği gibi çok önemli bir konu adeta onunla yatıp onunla kalkıyoruz herkes huzursuzluk içersinde,
Çıkarılan afet yasasına bağlı olarak ilk uygulamalara bizim ilçemizde başlandı.
20 Ocak 2013 tarih ve 28534 sayılı resmi, gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bakanlar kurulu imzası ile 140 hektarlık FSM (Armutlu) alanı riskli alan ilan edilmiştir. Bu karar resen alınmıştır. Hiç kimseye sorulmadan danışılmadan alınmış bir karardır. Sarıyer AKP’li bazı siyasetçiler ise burada oturan vatandaşa şaşkınlıklar içersinde bu mahallenin riskli alan ilan edilmesini
Sarıyer belediyesi tarafından talep edildiği gibi gerçek dışı bilgiden belgeden yoksun vatandaşı aldatmaya çalışmışlardır.
Bunun gerçek olmadığını Çevre ve Şehircilik Bakanı dün Sarıyer’ e gelerek yerel siyasetçilerinin, kendi meclis üyelerinin ve ilçe başkanlığının bu tür açıklamalarının yanlış olduğunu beyan etmiştir.
4 yıldır halkla iç içe bir yönetim anlayışı içerisinde sivil toplum kuruluşları, kooperatiflerle birlikte sürekli halk CHP’li Sarıyer Belediyesi tarafından bilgilendirilmektedir. Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Genç halkın onayı olmayan hiçbir evrakı imzalamamıştır ve imzalamayacaktır.
Biz CHP olarak ne düşünüyoruz kısaca buna değinmek istiyorum:
Kentsel dönüşüm batıda yenileme, canlandırma, soylulaştırma, vb. gibi kavramlar adı altın da 19. yüzyıldan beri uygulanmaktadır. Ancak teorisyenler açısından bakıldığında mekandan öte sosyal ve ekonomik boyutlar daha ağır bastığı görülmektedir.
Bizde ki uygulamalara bakıldığında, projelerin amaçları ilkeleri,yapılan projelerden etkilenen sınıflara bakıldığında konu yukarıdaki hedeflerden farklıdır.
Jeolojik ve jeoteknik bakanlık raporlarına dayanarak buranın riskli olan olmadığını aksine yerleşim alanı olduğunu biliyoruz.
Ayrıca buraların az katlı olması nedeni ile de İstanbul’un diğer semtlerine göre daha az riskli olduğunu biliyoruz.
Alt gelir gruplarının barınma hakkı başta olmak üzere bir dizi önemli hak ihlallerine yol açmaktadır.
Yapılmak istenen nedir?
Amaç riskli yapıları dönüştürmek değil,kendi yarattıkları ekonomik bunalımdan çıkmak için buraları satarak alternatif kaynak arama projesidir.
Riskli bir durum var biz kurtaracağız diyorlar. Geçmişte de böyle denilmişti 3. köprü içinde böyle deniyor trafik problemini 3.köprü ile çözeceğiz.
Bu süreç pek iç açıcı gitmiyor, inşaat sektörü parlatılıyorken, kaybedenlerin çok olacağı bir sürece giriliyor. Toplum saflaşıyor, barınma yaşama hakkını çözen bir kesim. Birde çözemeyen alt kesimler var. Hatta orta sınıflar var. Bu iki kesim yani orta sınıflar ve alt kesimler ne zaman örgütlü bir mücadele ve bilimsel temeller etrafında yeni yöntemler ortaya koyabilirse parlak bir sürece doğru adım atılmış olur.
TOKİ ye doğrudan kamulaştırma yetkisi veriliyor. Süreç mantıklı işlemiyor önce anlaşma sonra kamulaştırma yok. Peki ne oluyor?
Devlet kamu gücünü kullanarak arazinin edinimini sağladıktan sonra, arazi birleşimini sağladıktan sonra, bu araziyi özel sektöre,yada özel sektör mantığı ile çalışan belediye yan şirketlerine devrediyor.
AKP’nin bu borazan bürokratı Sarıyer’de çıkan bir yerel gazetede (Sarıyer güncel 10 Haziran 2012) Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mehmet Emin Birpınar ;
Armutlu yani Fatih Sultan Mehmet mahallesiyle ilgili, Armutlu İstanbul Teknik Üniversitesinin tapulu malı5-6 katlı binalar yapmışlar.Bunu nasıl dönüştüreceksiniz.hem 1-2 daire istiyorlar hem de yıktırmayız diyorlar oralar birilerinin yuvası olmuş diyerek imada bulunuyor.Ayrıca Armutlu ya
Emlak konut yada TOKİ yi getireceğiz diyor.
Aynı İl Müdürlüğü 31.01.2013 tarihinde risk alanı ilan edilmesine itiraz dilekçesi veren FSM (Armutlu) halkına siz istemezseniz hiçbir şey yapmayız siz ne isterseniz o olacak diyerek vatandaşı yanıltıyor.
Dün Şehircilik ve Çevre Bakanı Armutlu’ ya geliyor ve siz ne isterseniz biz onu yaparız diyor.
Bu vatandaşın istediğini yapmış olsaydınız bu afet yasasını bu kadar acımasızca çıkarmaz mülkiyet problemini çözer ondan sonra bu uygulamaya geçerdiniz.
Akp İlçe Başkanı bizim de bilmediğimiz yeni bir durum diyor
AKP Meclis üyesi iyi oldu bizim beklediğimiz bir şeydi diyor.
Bir başka AKP’ li meclis üyesi buranın riskli alan ilan edilmesini CHP’ li Sarıyer Belediye Başkanı istedi diyor.
Bakan geliyor halkın %99 isterse biz burayı dönüştürürüz diyor. Burası 50 yıldır çözülememiş diyor. Oysa mahallenin kuruluşu 24 yılı geçmiyor.
Bütün bunlar AKP’ nin bu konuda bilgisiz, beceriksiz yeteneksiz kendi içinde anlaşamayan sağlıklı bir bilgi akışına sahip olmadığını gösteriyor.
Riskli alan ilanı konusu tamamen yüksek ranttan faydalanmak isteyen prina müteahhitlerin, bakanlık tarafından özel yetkilendirilmiş firmalar ve yereldeki iktidarın siyasilerinin girişimi sonucu olarak resen karara alınmıştır.
Yine 25.01.2013 tarihinde Derbent Mahallesi ile ilgili 18. madde uygulaması Sarıyer Belediyesine danışılmadan İBB tarafından resen onaylanmıştır. Bu uygulamalar vatandaşın ve Sarıyer Belediyesinin bilgisi dışında gerçekleşen çıkar çevrelerine hizmet eden uygulamalardır.
Bu uygulamalarla diğer mahallelere göz dağı verilmekte vatandaşın üzerinde baskı kurarak siyasi rant elde edilmek istenmektedir.
AKP Sarıyer ilçesi mahallelerdeki örgütlemelere karşı çıkmakta AKP’ li bir meclis üyesi vatandaşlara örgütlenmeyin demektedir. Çünkü en büyük korkuları örgütlü toplumdur.
Bütün bu durum vatandaşı tedirgin etmekte nasıl bir yöntem uygulanacağını bilmeyen vatandaş diken üstünde tepki vermekte eylem yapmakta ve gözaltılar yaşanmaktadır.
Aynı İlçe Başkanı Derbent modelinde vatandaşın mağdur edilmeyeceğini söylese de bu güne kadar derbentte 4 kez yöntem değiştirilmiş, hangisi çözüm olarak sunulacak merak konusudur.
Geri görünüm etkilenme bölgeleri içindeki yapılaşmanın %36’ sı hisseli araziler üzerinde % 64’ ü kamu araziler üzerindedir. Nüfusun çoğunluğu kamu arazileri üzerinde yer alan gece kondular da yaşamaktadır.
Mülkiyeti kamuya ait olması imar planlarının da bu mevcut nüfusu kabul etmemesi sebebi ile mülkiyet sorunu bu güne kadar çözülememiştir.
İlçemizde belediye parsellerinin hepsi Büyükşehrin mülkiyetinde olup, mülkiyet talepleri Sarıyer Belediyesi tarafından yapıldığı halde bu güne kadar devirler yapılmamıştır.
Hazine mülkiyetinde ki parseller 4706 sayılı kanuna göre Belediyeye intikal ettikten sonra (2000 yılı öncesi gecekondular) hak sahibi kabul edilerek orada oturanlara imar uygulaması sonucu belediyeye intikal etmediğinden satışı yapılamamıştır. İntikal Büyük Şehir Belediye Başkanlığına yapılmaktadır. Mevcut kanun ve yönetmeliklerde Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilinde arsa, konut, işyeri üretilmesi, tahsisi, kiralanması ve satışına ilişkin görev ve yetkiler Büyükşehir Belediye Başkanlığında toplanmış olup, Büyükşehir Belediye Başkanlığı istediğinde yetkilerini İlçe Belediyelerine kullandırmaktadır.
Mülkiyet sorununun çözümüne yönelik CHP’ li Sarıyer Belediyesi çeşitli mahallerde bulunan vakıf arazilerinden Milli Emlak Müdürlüğüne takas yoluyla geçen parsellerin, belediyemize devir edilmesi ve üzerinde oturanlara satılması için gerekli yasal işlemler yapılmış, meclis kararları, encümen kararları, ilgili protokoller imzalanarak Milli Emlak Müdürlüğüne gönderilmiş belediyemize devri istenmiştir. Ancak hazineye takas işlemi gerçekleşen toplam 16.000 m2 alana sahip 9 adet parselin Sarıyer Belediye’sine devri gerçekleştirilmemiştir. Bu konuya siyasi olarak yaklaşılmış Sarıyer Belediyesinin CHP yönetiminde olması nedeniyle Büyükşehir Belediyesince devir yapılmamıştır. Oysa zamanında devir yapılmış olsaydı vatandaşa düşük fiyatla satış yapılabilecekti.
Mülkiyetle ilgili olarak Büyükşehir Belediyesi Ferahevler Mahallesi’nde bir takım çalışmalar gerçekleştirmiştir. Büyükşehir Belediyesi Ferahevler Mahallesi 388 ada 3 parselin alanı yaklaşık 125.500 m2 olup, yürürlükte ki imar planlarına göre; parselin % 48,35’i konut alanında, % 51,65’i donatı alanında kalmaktadır. Ancak imar planında konut alanında kalan alanlara tapu verilmiş olup, imar planlarında yeşil alan, okul alanı, yol alanında kalan vatandaşlar işgalci durumuna düşürülmüş barınma hakları yok sayılmıştır. Aynı mahallede, aynı zamanda yerleşmiş vatandaşlar arasında hak eşitsizliği oluşmuştur. Yapılan uygulama ile halk arasında sosyal adalet, insanların barınma hakkı ihlal edilmektedir.
Hiç şüphesiz bu tür parçacıl yaklaşımlar konunun ileriye dönük bütüncül çözümüne de engel teşkil edecektir. Birkaç parsel üzerinden konut alanlarına arazi tapusu düzenlenmesi adil bir çözüm yerine yanlı çözüm getirmektedir.
Daha önce Poligon Mahallesi Tepeüstü’ nde de aynı süreç yaşanmış 380 ada 45 parsel düşük rayiçle vatandaşa devredilmiş ancak bölgedeki yüksek rant nedeni ile vatandaşlar Milli Emlak Müdürlüğü’nden devraldığı bu parseli 6-7 kat fazlasına satarak buradan ayrılmışlardır. Parçacıl uygulamalar çözüm yerine sorun oluşturarak, huzursuzluk yaratmakta ve kentsel gerilime neden olmaktadır.
Neler yapılabilir,
Öncelikle mülk sorunu çözülmelidir;
Dönüşüme toprak tapusu verilmesi şeklinde bakılmaması gerektiği açıktır. Gecekondu alanları bir bütündür ve arazi tapuları ile çözüm söz konusu değildir. Adil çözüm kat mülkiyeti tapuları ile mümkündür. Mahalle ölçeği göz önünde bulundurulduğunda önemli olan kat irtifakı ve kat mülkiyetidir. Kat mülkiyeti ile ancak gecekondu alanlarındaki vatandaşların tamamının hak sahibi olması sağlanabilir. Ancak bu şekilde mevcut yapı stokunun depreme uygun olarak dönüşümü mümkün olacak ve Sarıyer çağdaş standartlara sahip bir kent görünümüne kavuşabilecektir.
Sarıyer’in mülkiyet sorunu arazi tapusu verilmesi ile çözülemez çünkü Sarıyer’de yaşayanların hepsine yetecek kadar arazi mevcut değildir.
Gecekondu sorununu görmezden gelen mevcut imar planına göre tapu düzenlemek demek yaklaşık 270 bin Sarıyer’ linin Sarıyer’den gönderilmesi demektir. Kamu mülklerinde yıllardır ikamet eden vatandaşlar işgalci olarak görülmeleri nedeniyle Büyükşehir Belediyesi imar planını değiştirme yetkisine sahip olmasına rağmen imar planlarının mevcut yapıya uygun olarak revize edilmesi yönünde bir çaba göstermemiş ve İlçe Belediyesinin bu yöndeki uğraşılarını reddetmiştir.
Halkın yaşam alanlarının hukuki güvenceye kavuşması için parsel bazında değil mahalle bütününde özgün çözümler üretilmelidir.
6306 sayılı afet yasası değişmelidir;
6306 sayılı yasa yıkım yasası olup imar sorunu olan alanlarda yıkım yapılıp yeniden yapılanmaya izin vermemektedir.
AİHM baş vurulmalıdır;
Bütün bu çalışmalar sonuç vermez ise AİHM baş vurarak mülkiyet değil barınma hakkı açısından dava açılmalıdır. En son AİHM Kararı gece kondular açısından önemli bir karardır.
Orası bir yuvadır,dokunulmaz olduğu iç hukuk işgalci olarak tanımlasa bile AİHM sizin lehinize yanınızda karar vermektedir.
Sarıyer Belediyesi ile koordineli çalışılmalıdır;
CHP olarak 2009 yerel seçimlerinde de dönüşümü yerel halkla, STK ve üniversitelerimizle birlikte çözeceğimizi belirtik. Bu doğrultuda da CHP’ li Sarıyer Belediyemiz mülkiyet sorununun çözümü için Gecekondu ve Sosyal Konutlar Müdürlüğü adı altın da yeni bir müdürlük kurmuştur.
Dünya da ki örnekleri incelemeliyiz;
Bizim farklı argümanlar ortaya koymamız gerekiyor. Burada oturan insanlar o mahallelerde söz söyleme hakkına sahiptir. Kentsel dönüşüm sadece sizin sunduğunuz yap-satçı model değildir. Sağlıklaştırma olsun, afet yönetimi olsun, sakınım planları hazırlamak olsun, sosyal konut olsun, kiralık konut üretmek olsun gibi modeller dünyada vardır.
Örgütlü toplum;
Bütün bunlardan en önemlisi örgütlü bir toplum olmalısınız.
Çevre ve şehircilik bakanının apar topar Armutlu’ ya gelip geri adım attık demesi sizin örgütlü oluşunuzdan davanıza sahip çıkışınızdan kaynaklanmaktadır.
Vatandaş hak sahibi yapılmadığı sürece gecekondu alanlarının dönüşümüne direnecek ve direnerek kazanacaktır.
Mehmet Deniz
CHP Sarıyer İlçe Başkanı
Bugünkü FSM toplantısı ile ilgili haber detayları yayına hazırlanıyor.