Son Dakika Haberler

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK
Okunma : 23 views Yorum Yap

GenclerBirkaç orta yaşlı insan bir araya geldi mi başlıyorlar gençleri
eleştirmeye. Gençleri eleştirmeye ne kadar çok meraklılar değil mi?
Neler söylenmiyor ki?

” Gençler okumuyor, okusa da ciddi şeyler okumuyor, ciddi şeyler okusa
da anlamıyor… İşleri güçleri bilgisayar başında oturmak, televizyon
izlemek, internette chat yapmak, telefonda sürekli arkadaşlarıyla
konuşmak. Hem de boş konuşmak… Politikayla ilgilenmiyorlar. Ne dünya
sorunları, ne de ülke sorunları konusunda bilgileri yok… Derin ve
sürekli ilişki kuramıyorlar, hep geçici ve yüzeysel ilişkiler
kuruyorlar, çoğu da maddi çıkara dayanan türden ilişkiler.”

Bu eleştirilerde haklılık payı var mıdır? Varsa bu durumun tek
sorumluları bu gençler midir? Şöyle bir durup düşünmek gerekmez mi?
Günümüzde gençler ile ana babaları arasındaki farkın, şimdiye kadar
hiçbir kuşakta görülmedik kadar derin ve sarsıcı olduğunu görmeliyiz
ilk önce. Türkiye’de oldukça güçlü bir orta sınıfın oluşmasıyla
birlikte toplumun yaşam biçimi de değişti. Otomobili olan, yazları
tatile giden, çocuklarını özel okullara gönderen, eve bilgisayar ve
internet hizmeti alabilen, bütün aile fertlerinin cep telefonu
taşıdığı, eski kuşaklara göre daha liberal ilişkilerin olduğu aileler
var oldu. Böylesine köklü şekilde değişen bir aile yapısının yeni
kuşaklar üzerinde derin farklılıklar yaratması kadar doğal bir sonuç
yoktur.

İkinci bir neden de, teknolojide meydana gelen değişikliklerdir.
Günlük yaşamımızı büyük bir şekilde değiştiren cep telefonu ve
internet o kadar çok yaygınlaştı ki. Tabii bir de buna uydu
yayınlarını da ekleyebiliriz. Sınıf yapısında meydana gelen
değişikliklerle beraber ortaya çıkan bu teknolojik yenilikler, yalnız
yaşam kalitemizi etkilemekle kalmadı, aynı zamanda hayat anlayışımızı,
dünyayı algılayışımızı, beklentilerimizi de değiştirdi.

Böylelikle de doğal olarak bir önceki kuşaktan çok farklı yeni bir
insan modeli oluştu. ‘Gençler okumuyor!’ deniyor. Evet bir anlamda
doğrudur. Zira, görsel kültür günümüzde o kadar çok ağır basıyor ki
nedeni budur diye düşünüyorum. Yine önemli olan fark daha vardır ki,
gençlerin bilgiye ulaşma kanallarının değişmiş olması. Birkaç dakikada
internet sayesinde istedikleri bilgiye ulaşma olanaklarına sahipler
artık.! Evet tüm bunlar disiplinli okumanın vereceği sistematik
düşünme yeteneğini geliştirmelerinde onları zorlayacaktır ama yazıktır
ki bunun da kolay ve hazır bir çözümü halihazırda bulunmuş değildir.

Gençlerin ‘maddiyatçı’, ‘bireyci’ olduğu, politikayla, ülke ve dünya
sorunlarıyla pek ilgilenmedikleri eleştirisine gelince… 12 Eylül’ün
ve aşırı liberal politikaların bir mirası değil midir bu sonuç?
Üniversite örencilerinin siyasal partilere üye olmasını bile
yasaklamadı mı bir ara? Aileler ‘Aman yavrum, politika tehlikelidir,
etliye sütlüye karışma’ diye yetiştirmedi mi çocuklarını? ‘Köşeyi
dönmek’ bir ideal olarak sunulmadı mı? Ne bekliyorduk ki? Aslında bir
önceki kuşağın yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen az bir kesim bile
olsalar gençlerin nasıl olup da hâlâ politikayla ilgilendiklerine
şaşmalı aslında. Onlar yepyeni bir dünyanın çocukları. Hem onları
yetiştiren kuşak sizlersiniz. Bu nedenle çok da eleştirmeye hakkınız
yok. Ya da kim bilir, belki de biraz da kıskandığınız için mi
eleştiriliyorsunuz onları bu kadar? Ne dersiniz?

Arzu Kök