Son Dakika Haberler

Hukuk Buysa, Koyun Gibisin Kardeşim. Zafer SAVAŞKAN

Hukuk Buysa, Koyun Gibisin Kardeşim. Zafer SAVAŞKAN
Okunma : 150 views Yorum Yap

12 Eylül 1980 i yargılayacağız dediler, halkı kandırarak referandum da evet dedirtip yargıyı ele geçirdiler ve her şey kolaylaştı böylece, amaç yargıydı, kuvvetler ayrılığını yok etmekti.

Sincan da 4 şubat 1997 de  20 tank ve 15 araç geçiş yaptı, birkaç kişi tutuklandı, Başbakan değişti!

28 Şubat süresince ufak tefek olayların büyütülme nedeni irtica ya karşı olmasıydı!

Bugün Askerler hapislere atıldı, iktidara karşı olan muhalif yazarlar hapishaneleri doldurmakta, operasyon bir intikam hırsı ile devam etmektedir.

Oysa geçmiş tarihimizde 16 Şubat 1969 da Taksim “Kanlı Pazar”  Komünizmle Mücadele Derneği talebelere saldırıyor 3 kişi ölüyor 200 kişi yaralanıyor.

O zamanki bu derneğin yönetiminde kimler var kimse merak etmiyor!

Yargılama yapılmıyor!

12 Mart 1971 muhtırasından sonra 30 Martta Mahir Çayan ve dokuz devrimci yoldaşımız Kızıldere de katlediliyor, Ulaş yoldaş gibi onlarcası bu mücadele katlediiyor.

6 Mayıs Deniz, Hüseyin, Yusuf yoldaşlar asıldılar, hukuksuzca yargılama yapıldı.

1 mayıs 1977 de Taksim de 34 kişi yaşamını yitirdi, Silahla tarandılar, panzerlerin altında ezildiler, soruşturma ve Yargılama yapıldı mı?

1978 de Maraş katliamı yapıldı, yüzlerce vatandaşımız öldürüldü, Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ulaşılamadı.

1980 Çorum olaylarında çoğu alevi vatandaşımız 57 sol görüşlü yoldaşlarımız öldürüldü,

1993 Sivas madımak otelinde 33 yazar, düşünür 37 aydınımız öldürüldü, sanıklar ne hikmetse tahliye oldu, Bazı sanıklar halen daha bulunulabilmiş değil, İnsanları domuz bağı ile bağlayıp canlı olarak üzerine beton dökülerek gömen Hizbullahçılar serbest kaldı,

Tekrar arandı bulunamadı. Bilerek salı verildiklerinden şüphelendi halk, “Oysa siyasi diyet ödemek zorundaydılar”, 24 saatliğine bıraktılar, sadece 24 saat! Hava rüzgarlıydı, Toz olup uçtular.

1996 da susurluk olayı çözüleme

Hrant Dink 2007 de katledildi çözülemedi?

Deniz feneri, çalınan üniversite sınav soruları, Kayseri ve Elazığ belediyeleri soruşturma açıladığı halde inceleme yapılmadı.

Uludere katliamı ne oldu?

27 Mayıs bildirisi ise rezerve de beklemede, seçim yatırımı olarak kullanılmak üzere hazır ve nazır.

Oysa unutulan hukukta suçlu olan cezasını çeker şeklindedir, kişilere göre farklı bir hukuk uygulanmaz diyor yasalar. Oysa bugün kişilere göre kanun değiştirilmektedir.

Yeni Anayasa tartışmaları yapıyoruz, Af ve Genel af olacak, BDP ile yapılan görüşmelerde PKK affı konusunda görüş birliğine varılmış gözükmekte ve bunun sır olarak kalması gerekirken bir millet vekilinin bunu basına yansıtması ile öğrendiğimiz silah bırakan PKK militanlarına genel af uygulanacak ifadesi.

Gizli görüşmelerin ve pazarlıkların gerçek boyutunu görmektesiniz

Utanmıyorlar. Utanmıyacakları!

Sıra ile yalanlama yapmak istiyorlar, “Millet Vekilinin kendi görüşüdür” ifadesini açıklıyorlar.

Başbakan hayır, yok olmaz öyle bir şey dedi.

Aynı Başbakan Afyon da içki yasağı ilgili olarak da aynı demeci vermişti. Bugün Afyonda içki yasaklandı, İşte mehter yürüyüşü, iki adım ileri bir adım geri.

Bugün PKK affına hayır diyenler yarın mutlaka evet diyeceklerdir.

Suriye’deki isyancıları “ Müslüman kardeşler olarak biliyorduk” ESAD kim olduklarını açıklayacağını bugünkü demecinde söyledi, Sadece birkaç basının verdiği bu haberi yandaş basın neden veremedi.

Yoksa Azerbeycana, Bosna devrimine Libyaya gönderilen Türklerden olabilir mi?

El Kaideyi destekler olduk! İnterpol’ün aradığı IRAK’lıyı bizde vermiyoruz diyoruz. “ Kiminle takas yapılacak merak ediyoruz”

Bir yerlerden emir mi bekliyoruz.

Kıbrıs’ta insanların yıllar sonra ayaklanmasına seyirci kalıyoruz, Bizleri ilgilendiren bir konu şayet Amerika’yı ilgilendirmiyorsa çözüm yok.

Susuyorlar…Susuyoruz..susss…

Bugün 3 subay öldürüldü? Ses yok.

hiişştt.. Bakınız büyük üstad ne diyor,

Nazım HİKMET bugünü nasıl özetlemiş…

Akrep gibisin kardeşim,

korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

Serçe gibisin kardeşim,

serçenin telaşı içindesin.

Midye gibisin kardeşim,

midye gibi kapalı, rahat.

Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.

Bir değil,

beş değil,

yüz milyonlarlasın maalesef.

Koyun gibisin kardeşim,

gocuklu celep kaldırınca sopasını

sürüye katılıverirsin hemen

ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.

Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,

hani şu derya içre olup

deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.

Ve bu dünyada, bu zulüm

senin sayende.

Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer

ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

kabahat senin,

demeğe de dilim varmıyor ama

kabahatın çoğu senin, canım kardeşim

 

Zafer SAVAŞKAN