Son Dakika Haberler

Kılıçdaroğlu,“AKP’nin tarihe gömülme vakti geldi”

Kılıçdaroğlu,“AKP’nin tarihe gömülme vakti geldi”
Okunma : 89 views Yorum Yap

Kilicdaroglu_MuglaCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın amacının “ülkeyi parçamak” olduğunu belirterek, buna izin vermeyeceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, “AKP’nin tarihe gömülme vakti geldi” dedi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın olası bir başarısızlığı CHP’nin üzerine yıkmak için CHP’yi sürece dahil etmeye çalıştığını söyledi. Kılıçdaroğlu, çözüm sürecinde amacın güneyde bir Kürt devletinin kurulması ve Akdeniz’e açılmasının sağlanması olduğunu savundu.
Muğla’nın Milas ilçesinde dün partili belediyenin yaptığı yolların açılışını yapan, Milas Meydanı’nda büyük bir kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmalarda, demokrasilerde siyasetçilerin vatandaşa hesap vermesi gerektiğini belirterek, hesap vermeyen siyasetçiye demokrasilerde siyasetçi değil, “Dayatmacı”denildiğini söyledi.
“Türk milleti” kavramının anayasadan çıkarılmak istendiğini belirten  Kılıçdaroğlu, CHP olarak buna izin vermeyeceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Anayasanın ilk dört maddesi bizim için kırmızı çizgidir, asla tartışılamaz. Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bunun ötesi yoktur artık” dedi.
CHP’nin “Türkiye Cumhuriyeti”“Türk milleti” ve “Türk”kavramıyla sorunu olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu,“Türkiye’nin yaşadığı bir sorun var. 30 yıldır sorun yaşıyoruz ve adına ‘Terör sorunu’ diyoruz. Demokrasilerde bir sorunu çözmenin yolu hukuk içinde kalmaktan geçer. Hukukun dışına çıktığınız andan itibaren süreç yasal olmaktan çıkar ve yasa dışı bir sürece dönüşür. Biz demokrasi içinde kalarak sorunu çözmekten yana olan bir siyasal partiyiz” diye konuştu.
“CUMHURİYET’LE ALIP VEREMEDİĞİN NE?”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidara geldiğinden beri Cumhuriyet’le uğraştığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Senin Türkiye Cumhuriyeti ile alıp veremediğin nedir? Kendisine bir soru daha soruyorum? Sen hangi ülkenin başbakanısın, çık adam gibi söyle. ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım’ de… Sandığa gideceksiniz, elinizi vicdanınıza koyacaksınız. Ülkenin birliği ve dirliğine ihtiyacımız var. Bölünmeyeceğiz, ayrılmayacağız. Bizim gücümüz halktan kaynaklanacak. Bu ülkenin bağımsızlığı sizin ellerinizde gerçekleşti. Kendi Başbakanlığını demokrasiye borçlu olan, Türkiye Cumhuriyeti’ne borçlu olan bir başbakanın Türkiye Cumhuriyeti ile alıp veremediği nedir? Bunu sormak bizim en doğal hakkımızdır. Biz bu ülkenin bağımsızlığı için ister doğuda, ister batıda, ister güneyde, ister kuzeyde mücadele eden hiçbir yiğidimizi unutmayız ve unutturmayız.”
“İKİSİ DE TÜRKİYE ÜZERİNE HESAP YAPIYOR”
Kendilerine çözüm süreciyle ilgili neden konuşmadıklarının sorulduğunu da anımsatan Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’la ne görüştüğünü açıklamadığına dikkat çekerek, şöyle dedi:
“Masanın bir ucunda kim var? Recep Tayyip Erdoğan. Masanın diğer ucunda kim var? Abdullah Öcalan. Öcalan konuşuyor, Erdoğan konuşuyor mu? Unutmayın, masanın bir ucunda AKP var, diğer ucunda PKK var. İkisi şimdi Türkiye üzerine hesap yapıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan, senin gücün ve aklın Türkiye üzerine hesap yapmaya asla yetmez.”
“VATANDAŞIN AKLIYLA ALAY ETMEKTİR”
Başbakan’ın kendisinin ne görüştüğünü halka anlatamadığını, onun yerine akil insanları halkı ikna etsin diye gönderdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, akil insanların gittikleri bölgelerde vatandaşın sorularına yanıt veremediğine dikkat çekti ve şunları söyledi:
“Akil adamlar gidiyorlar… Vatandaş soruyor, ‘Bu sorun nasıl çözülecek?’ Cevap, ‘Biz bilmiyoruz.’ Bilmiyorsan senin burada ne işin var? Niye geldin? Sonra diyorlar ki; ‘Biz sizi barışa ikna etmeye geldik.’ Barış istemeyen var mı? Huzur istemeyen var mı? ‘Biz sizi barışa ikna etmeye geldik’demek, vatandaşın aklıyla alay etmek demektir.”
CHP lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu topraklar Yunus Emre’nin, Mevlana’nın, Hacı Bektaş Veli’nin toprakları… Bu topraklarda insanın hamuru barışla yoğruldu. Sen beni barışa ikna edeceğine, Recep Tayyip Erdoğan seni niye buraya gönderdi, onu anlat bana… Bilmiyorlar. Bilmiyorlarsa seninle vatandaşın arasında belirsizlik var. Akil adam vatandaşın kanaat önderi, akil adam vatandaşın gidip danıştığı adam demektir. Akil adam aklını siyasi otoriteye kiraya veren adam demek değildir. Ona akil adam denmez, onun anlamı başkadır. Onun için söylüyorum: Bölünmeyeceğiz, ayrılmayacağız, beraber olacağız.”
“ERDOĞAN ATOMU DA PARÇALAR”
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında medyayı da eleştirdi. Medyanın sorumluluğunun, halka doğruları anlatmak olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Hangi gerekçeyle siz Kandil’de yapılan bir konuşmanın içinden bir sözü çıkarıyorsunuz? Çünkü vatandaşı kandırmak istiyorlar. ‘Recep Tayyip Erdoğan atomu da parçalar.’ Recep Tayyip Erdoğan’ın amacı ‘Ülkeyi nasıl parçalarım?’ Sen parçalayamazsın Recep Tayyip Erdoğan. Senin gücün buna yetmez. Bu halk varken senin gücün buna yetmez. Geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren, Türkiye’nin geleceğiyle sorunu olmayan çok sayıda yurttaşımız var. Artık gerçeği gördünüz. Pazarlıkları gördünüz. Derin pazarlık yapıyorlar.”
“RECEP AĞABEYLERİ GÖRMEYİN DEDİ”
Bu medya ve televizyon kanalları olduğu sürece halkın sağlıklı bilgi alma hakkının olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, medyanın sabah akşam CHP’yi eleştirdiğini anımsatarak, “CHP neden çıkıp konuşmuyor, diye soruyorlar. Konuştuk, çıkıp 16 maddelik demokrasi ve özgürlük bildirisini açıkladık. Görmediler, göremezler. Çünkü Recep ağabeyleri ‘Görmeyin’ demiş. Örneğin Kandil’de konuşan kişinin bir cümlesini medya sansürledi. Millet öğrenmesin diye sansür ediliyor. Doğruları milletin öğrenmesinden neden korkuyorsunuz? Basını özgür olmayan bir ülkenin halkı asla özgür olamaz. Onun için ilk hedefimiz basın özgürlüğü olacak” dedi.
“BU SÜRECİN OYUNCAĞI MI AKTÖRÜ MÜSÜN?”
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Memleketi bir sürecin içine soktular. Ne olduğunu kimse bilmiyor. ‘Konuş Sayın Başbakan konuş’ diyorum.‘Ben konuşmam’ diyor. ‘Ama sen bana destek ver’ diyor. Senin neyine destek vereceğim? Sabah söylediğin ile akşam söylediğin tutmuyor ki… Ben bu konuda Başbakan’a güvenmiyorum.”
Sorunların kapalı kapılar ardında çözülmek istendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Biz pazarlık yapmıyoruz, diyor. Öteki taraftan Kandil’deki, ‘Bizim şartlarımız şudur, görüştüler ve anlaştılar’ diyor. Kim doğruyu söylüyor? Kandil’deki ayrıca, ‘Ne silahı gömmesi, geldiğimiz yoldan silahlarımızla çıkacağız’ diyor. Halk adına Sayın Başbakana soruyorum: Bu sürecin oyuncağı mısın, aktörü müsün? Bir sürü şey vereceksin, seni başkan yapsınlar diye… Seni başkan yaptırmayacağız” dedi.
Kılıçdaroğlu, Türk milleti ve Atatürk’ün kurucu rolünü kimsenin yeni anayasadan çıkartamayacağını ve bunun garantisinin de CHP olduğunu söyledi.
AMAÇ AKDENİZ’E ÇIKIŞ
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın başarısız olursa suçu CHP’ye yükselemek için CHP’yi sürece dahil etmeye çalıştığını vurgulayarak, “Bizim sürece ortak olmamız asla mümkün değil. Olası bir başarısızlıkla CHP’yi ilişkilendirmek için bizi sürece dahil etmek istiyor. Ona göre çözümün adresi Öcalan, CHP’ye göre Meclis” dedi.
Kılıçdaroğlu, çözüm sürecinin bir amacının güneyde bir Kürt devleti kurulması olduğunu vurgulayarak, Irak’taki Kürt bölgesinin Suriye’de PKK’nın Suriye kolu PYD’nin kontrolü altındaki bölgenin birleştirilerek, bu devletin Akdeniz’e açılmasının sağlanmaya çalışıldığını bildirdi.
“KAPATILAN BELEDİYELERİ AÇACAĞIZ”
Kılıçdaroğlu, vatandaşların ülkenin geleceğinden endişe duyduğuna da dikkat çekerek özellikle bu konuda  kaygı duyan vatandaşlara seslendi. Kılıçdaroğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin dönemi bitti. Bu ülkeyi bölmeye, parçalamaya azmeden, cumhuriyet ile sorunu olan bu siyasal partinin Türkiye’de tarihe gömülme vakti geldi. Bunu hep birlikte yapacağız. Bu ülkenin gerçek gündemini birlikte yapacağız. Önümüzde seçimler var. Haramilerin iktidarını değil, halkın iktidarını yapacağız” dedi.
Kılıçdaroğlu, Osmanlı döneminden kalan pek çok belediyenin kapatıldığını belirterek, “Belediyeleri kapattılar. Niye kapatıyorsun belediyeleri? Belediyeleri kapatırken size niye sormuyorlar? Hangi gerekçeyle sormuyorlar? Size sözüm var, CHP iktidarında kapatılan bütün belediyeleri yeniden açacağız. Çünkü biz demokrasiyi, özgürlüğü savunuyoruz. Gücümüzü birleştireceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. CHP iktidarında size küsülerde, meydanlarda verdiğimiz sözün arkasında duracağız” dedi.
“MİLLİ İÇKİ” YANITI
Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde biranın milli içki ilan edildiğini ileri süren ve “Bizim milli içkimiz ayrandır” diyen Erdoğan’a “Hani her türlü milliyetçiliği ayakların altına alıyordun” karşılığını verdi.
“Köylüye 2B arazilerini emlak vergisi üzerinden verelim” dediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
“Onlar da bir kanun teklifi verdiler. ‘Hayır’ dediler, emlak vergisi değil, rayiç bedel üzerinden vereceğiz. İtiraz ettik, ‘rayiç bedelin yüzde 70′i olsun’ dediler. Yine itiraz ettik, ‘Yüzde 70 rayiç bedeli köylü ödeyemez’ dedik.‘Hayır’ dediler. ‘Köylüde para var, biz zaten köylüyü varlıklı kıldık, yüzde 70′ini de öder.’ Aradan bir sene geçti, yüzde 50′ye indirdiler.”

“2/B’DE AMAÇLARI BAŞKALARINA SATMAK”
2B sorununu kendilerinin çözeceğini, hazırladıkları projeye“Barış Projesi” adını verdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, 2B arazileri ile ilgili amacın farklı olduğunu iddia ederek, “Zaten amaç başkalarına satmak. Siz o toprakların sahibisiniz, yeni almadınız. Bu topraklar babanızdan, dedenizden size kalan topraklar. Ananızın ak sütü gibi sizin malınızdır, kimse elinizden alamaz. CHP bu ülkede olduğu sürece hiç kimseye pabuç bırakmayız, siz hiç endişe etmeyin” diye konuştu.
“AKP KÖYLÜYÜ SÜPÜRGE YAPTI”
“Eskiden köylü milletin efendisiydi, şimdi AKP iktidarının süpürgesi oldu” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Bizim tek hedefimiz var. Bu ülkeyi kendi bölgesinde, dünyada onurlu bir ülke kılmak. Bu ülkede demokrasiyi kalıcı kılmak. Bu ülkede herkes düşüncesini özgürce dile getirsin. Bu ülkede herkesin aşı ve işi olsun. Tek hedefimiz var, bu ülkede çiftçi milletin efendisi olsun. Bu ülkede üreten insanın eli öpülsün.”