Son Dakika Haberler

Küfürleri Çerçeve Yapıp Meclise Asacaklar.

Küfürleri Çerçeve Yapıp Meclise Asacaklar.
Okunma : 157 views Yorum Yap

Muharrem_Ince_kufur_tutanakCHP Gurup Başkan Vekili Muharrem İnce, CHP Millet Vekili Kamer Genç’e mecliste küfür eden AKP Tokat Milet Vekili Zeyid Aslan’ın küfürlerini çerçeveletip meclise açacaklarını açıkladı.
AKP Meclis Üyesinin Özür dilememesi durumunda bu sözleri çerçeve halinde çoğaltarak tüm ağaçlara asacaklarını belirtti..
CHP Grubu, AKP’li milletvekilinin, Meclis’in sitesinden kaldırılarak gizlenen ağır küfürlerin yer aldığı tutanaklarını çerçevelettirerek, Meclis başkanına verdi. İnce, tutanaklar yayınlanmazsa Meclis’te ağaçlara asacakları uyarısında bulundu, küfürlerin azmettiricisinin Başbakan olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekli Muharrem İnce, bugün 13 milletvekiliyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek ile görüştü. İnce, ardından da Meclis’te bir basın toplantısı düzenledi.
Çiçek’i, AKP Tokat Milletvekili ve Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu Başkanı Zeyid Aslan’ın, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’e ettiği ağza alınmayacak küfürler nedeniyle ziyaret ettiklerini açıklayan İnce, dünkü olayın münferit bir olay olmadığını belirterek, “Meclis Başkanvekili geçmişte kürsüden küfretmişti. Sonra İdare Amiri kürsüdeki milletvekilimize saldırmıştı. Daha sonra AKP’li bir milletvekili yine kürsümüzdeki milletvekilimize saldırmıştı. Başbakan Yardımcısı Arınç, Başkanvekili kadın arkadaşımızın odasını basmıştı. Yine Arınç, Meclis kürsüsünden kadın milletvekilimize hakaret etmişti. Bunlar artık AKP’nin sıradan işleri oldu. En ilgincini ise dün yaşadık” dedi.
Aslan’ın küfürlerinin Türk parlamento tarihinde, hatta dünya parlamento tarihinde bir ilkin yaşandığını savunan İnce, şöyle konuştu:
“Söz konusu CHP’li milletvekili ve Kamer Genç olunca, konuşanlar Kamer Genç’in söylediklerinden bir milyon kat daha sokakta, kahvehanelerde bile konuşulmayan sözleri edince kimsenin sesi çıkmıyor. İçtüzükte ‘kaba ve yaralayıcı sözler söyleyene kınama cezası verilir’ deniyor. Bu kaba ve yaralayıcı söz değil ki… Bu çok çok kaba ve çok çok yaralayıcı söz. Bunun karşılığında bir ceza yok İçtüzük’te. İçtüzüğü yazanların bunu öngörmemiş olmaları çok ilginç. Çünkü şöyle düşünmüşlerdir. Bir insan milletvekili olunca, o insan bu lafları Meclis’te asla söylemez diye düşünmüşler ki İçtüzüğe böyle bir hüküm koymamışlar. Bu milletvekiliyle ilgili olarak Sağlık Bakanı’nı göreve davet ediyorum. Genel Kurul salonunda asla bir milletvekilinin böyle söz söylemeyeceğini öngörmüşler. Yanılmışlar AKP ve Başbakan sayesinde. Başbakan, ‘Tutuklu milletvekillerini millet seçmedi’ diyor. Ben Başbakan’a soruyorum; Zeyid Aslan’ı millet mi seçti, sen mi seçtin? Kim seçti? Bunu millet seçmiş olamaz. Bunu sen seçtin demek.” 
Zeyid Aslan’ın kavga sırasında oturuma ara verildikten sonra Genç için “Leşini buraya sereceğim” dediğini iddia etti. Bu sözün oturuma ara verildiği için tutanaklara girmediğini vurgulayan İnce, sözün açık bir tehdit olduğuna dikkat çekerekş, şunları söyledi:
“O milletvekili hakkında bir an önce o gereken işlemler yapılmalıdır. Olay sadece kınama cezası ile kalmamalıdır. Başbakanı da açıklama yapmaya davet ediyoruz. Burada artık iş zıvanadan çıkmıştır. Meclis Başkanı’nı tedbir almaya davet ettik; ‘Burada ölümlü kavga olursa sorumlusu sen ve Başbakan olursun’ dedik. Burası artık Meclis olmaktan çıktı. Bu küfürler sokakta bile edilmiyor. Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay Silivri’de zindanda yatacak, Zeyid Aslan ise TBMM’de görev yapacak!… Yazıklar olsun!” 
“OLAYIN AZMETTİRİCİSİ BAŞBAKAN”
Meclis Genel Kurulu’nda kavganın ardından Tutanak Müdürlüğü’nden aldıkları, Aslan’ın küfürlerinin bulunduğu tutanakların dün Meclis’in sitesinden çıkartıldığını anımsatan İnce, bu yüzden ellerindeki tutanakları çerçevleterek, Çiçek’e verdiklerini açıkladı.
Çiçek’ten tutanakları açıklamasını istediklerini de açıklayan İnce,“Eğer bu tutanakları tekrar yayınlamazlarsa, gizlemeyi sürdürürlerse elimizdekileri çoğaltıp, Meclis’in ağaçlarına asağız… Yüzlercesini asacağız” uyarısında bulundu ve tutanakları bütün milletin görmesi gerektiğini söyledi.
Çerçevelettikleri tutanakları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da göndereceklerini bildiren İnce, “Sayın Başbakan, edep ve terbiye abidesi yardımcınızla birlikte bizi hep edepsizlikle, terbiyesizlikle suçluyorsunuz. Peki siz bu tutanakları, Salı günü grup toplantısında basının huzurunda, yüksek sesle okuyabilir misiniz? Çıkın okuyun! Başbakan okuyamazsa Bülent Arınç okusun! O okuyamaz, yüreği yeten bir AKP’li okusun. Kim istiyorsa o okusun ama birisi çıksın okusun. Burada suçlu olan, bu küfürleri eden Tokat milletvekilidir. Tokatlıların vicdanına sesleniyorum ama azmettiricisi Başbakan’dır. Suça azmettiren Başbakan’ın kendisidir”dedi.
Başbakan Erdoğan’ın dün “edepsizi milletvekili yapandan Başbakan olmaz” dediğini belirten İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok teşekkür ediyorum, Başbakan ne kadar doğur söylemiş. İlk kez Başbakan’ın doğru bir sözüne tanıklık ettim. Bence de CHP’ye göre de edepsizi milletvekili yapandan Başbakan olmaz. Siyasetin üslubunu, nezaketini, saygınlığını ortadan kaldıran Başbakan’ın kendisidir. Daha dün il başkanları toplantısında‘Kılıçdaroğlu ve yardakçıları’ diyor. Biz genel başkanımızın yardakçıları değiliz, CHP’nin onurlu, şerefli milletvekilleriyiz. Genel Başkanımıza sevgimiz saygımız sonsuzdur ama biz kimsenin yardakçısı değiliz. Sen kendi yardakçılarına, sen kendi avanelerine bak, seçtiğin avanelere bak. Milletin Meclisini ne hale getirdi o avanelerin, sen ona bak. AKP zihniyeti şudur. Bu Meclis’te yaşananların özeti şudur:‘Biz döveriz de söveriz de. Biz çoğunluğuz. Biz onları sıkıştırıp döveriz, onu yapamadığımız zaman da ana avrat söveriz.’AKP’nin özeti budur.”
İnce, Meclis Başkanı Çiçek’e tarafsız olmadığı, görevini yerine getirmediğini, getiremediğini söylediklerini belirterek,“Tutanakları kimin talimatıyla kaldırdınız? Başbakan mı talimat verdi? Kim yaptı? Sayıştay raporlarını bile Meclis’e getirtemedin. Şimdi raporların gelmemesi için kanun çıkarıyorlar. Tarafsızlıkla yürütülmesi gereken yasamanın başı görevini doğru düzgün yapmadığını”anlattıklarını söyledi.
İnce, görüşmede Çiçek’in yaşananları tasvip etmediğini ifade ettiğini belirterek, şunları söyledi:
“Biz ikircikli davrandığını söyledik. ‘Neden internet sitesinde kınamadınız’ dedik, ‘Teknik bir konu olduğunu’söyledi. Çok inandırıcı değildi, ben ikna olmadım. Tutanaklar konusunda ısrar ettik. Genç’in söyledikleri ortada, söylediklerinde bir anlatım hatası var. Kişi üzerinden değil genel söyleseydi sorun yoktu. Bunu Fatma Şahin üzerinden anlatmak doğru olmamıştır. Üslup hatası var. Akif Hamzaçebi, kendisine telefon açmış özür dilemiş. Burada bir bardak suda fırtına koparmanın anlamı yoktur. Genç’in söylediklerinde ağır hakaretler yok, genel hatlarıyla söyleseydi cuk otururdu. Ben de söylerdim o zaman. Kendisine, ‘Canını sıkma, üzme, zaman zaman siyasetçiler böyle şeylere düşüyorlar, ben de düştüm’ dedim. Genç ile Aslan’ın söyledikleri arasında dağlar kadar fark var. Kıyas kabul etmez.” 
İnce, Çiçek’in Aslan ile ilgili olarak Başbakan Erdoğan’a mektup yazdığını söylediğini kaydederek, “Tutanakları o şekilde yayınlamaktan utanmışlar. Biz de dedik ki ‘O söylemeye utanmıyor da siz yayınlamaya niye utanıyorsunuz?’ Bekliyoruz, yayınlamazlarsa bundan Meclis bahçesinden çok sayıda meyve verecek” dedi.
“APOLETLİ KENAN PAŞA’NIN ÇIRAĞI”
1 Mayıs’ın artık “al tatili, ver Taksim’i” anlayışının geldiği nokta olduğunu belirten İnce, İstanbul’da yaşanan olaylara şu tepkiyi gösterdi:
“Bugün Türkiye’de sıkıyönetim vardır. İstanbul’da otobüsler, metrobüsler, gemiler çalışmıyor. Köprüler kaldırılmış, olağanüstü hal var Türkiye’de. Sanki savaş var. Taksim inşaat alanıdır denilerek vatandaşın canını korumak istediğini söyleyenler, vatandaşları gazla, copla, tazyikli suyla hastanelere yollamışlardır. Apoletli Kenan Paşa’nın çırağı apoletsiz Recep Paşa görevini yapmıştır. 1 Mayıs, Emek Bayramı olmaktan çıkmış,. gaz tedarikçilerinin ve AKP’nin gaz bayramı haline gelmiştir AKP’nin özeti; teröre yol açan, rantiyeye gönül açan, Cumhuriyete savaş açan, işçiye gaz saçan, küfüre kucak açan bir Başbakan’dır. Barış diyenler işçiye, emekçiye savaş açmıştır. Demokrasi treninden inip biber gazı kamyonuna binmişlerdir.”