Son Dakika Haberler

"Mandrake Başbakan" 337 milyar dolar dış borç bizim değil mi?

"Mandrake Başbakan" 337 milyar dolar dış borç bizim değil mi?
Okunma : 111 views Yorum Yap

st_umut_oran_198Umut Oran 337 milyar dolar dış borç olduğu halde borçlarımızı sıfırlıyoruz diyen Erdoğan için “Mandrake Başbakan dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, ikide bir “IMF’ye borcu sıfırladık” diye övünen Başbakan’a “Mandrake Başbakan; 337 milyar dolar dış borç bizim değil Yunanistan’ın mı? bu borç 2002 yılında 129.6 milyar dolar değil miydi?” dedi.
Yazılı bir açıklama yapan Oran, her konuşmasında Türkiye’nin IMF’ye olan borçlarını tamamen kapattıklarını belirterek, övünen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi. Erdoğan’ın, son on yılda Türkiye’nin toplam borcunda yaşanan patlamayı hiç gündeme getirmeyip her fırsatta, bozuk plak gibi IMF borcunu sıfırladıklarını söylediğini anımsatan Oran, şöyle konuştu:
“GİZLEME İLLÜZYONU BU”
“Sanki Türkiye’nin tek dış borç kalemi IMF’ye olanmış ve o da bittiğine göre hiç borç kalmamış gibi, sürekli vatandaşın kafasına bunu kazıyor: ‘Borcu sıfırladık’. Kandırılan vatandaş da ‘Allah razı olsun, AKP ile borcumuz sıfırlanmış’ diye düşünüyor. Erdoğan’ın bu tavrı tamamen algı yönetimi amaçlı ve gerçeği gizlemeye yönelik.”
IMF’ye olan borcun toplam borç stoku içinde sembolik bir paya sahip olduğunu vurgulayan Oran, “IMF borcunu sürekli tekrarlayarak, tüm dikkati oraya yoğunlaştırıp, aslında devasa hacimdeki asıl borcu gözlerden kaçırma, gizleme illüzyonu bu… Çünkü 2002’de 129.6 milyar dolar olan Türkiye’nin toplam dış borcu, 2012 sonunda 336.9 milyar dolara fırladı” dedi.
“Ey hokus pokus Başbakan, Mandrake Başbakan cevap ver: IMF’ye borcu sıfırladın, aferin sana! Peki 337 milyar dolarlık toplam dış borç yükü bizim değil mi, Yunanistan’ın borcu mu bu, yoksa Güney Kıbrıs’ın mı?”diye soran Oran, şunları söyledi:
CUMHURİYET DÖNEMİNİ SOLLADI
“Kamunun 2002 yılında 155.2 milyar TL olan iç borç stoku, yüzde 163 oranında, net 253 milyar lira büyüyerek 2012 sonunda 408.3 milyar liraya yükseldi. Aynı dönemde kamunun dış borcunun TL karşılığı da 102 milyar liradan 154.6 milyara yükseldi. Böylece kamunun iç-dış toplam borcu 2002-2012 döneminde yüzde 119 oranında, net 316 milyar lira büyüyerek 563 milyar liraya yükseldi. Yani Cumhuriyetin ilk 80 yılında devletin 257 milyar lira olan toplam borcuna, son on yılda 316 milyar lira eklendi. Bunlar iktidara geldiğinde kamunun 257 milyar TL olan toplam iç ve dış borcu şimdi 563 milyar liraya ulaştı.”
“Aldatanlar ve Kandıranların Partisi hükümetleri, on yılda Türkiye’yi dışarıya 80 yıldakinden daha fazla borçlandırdı” diyen Oran, sözlerini şöyle sürdürdü:
“HOUDINI’Yİ SUYA GÖTÜRÜP SUSUZ GETİRİR”
“Kamuoyunu manipüle etmeyi, göz boyamayı çok iyi bilen Erdoğan, açıkça halkı kandırıyor, yanıltıyor. Erdoğan, göz boyama ve illüzyonda efsanevi Sihirbaz Houdini’yi suya götürür susuz getirir. Ama hiç olmazsa O’nun yaptığının illüzyon olduğunu herkes biliyordu, O sanatını icra ediyordu, kimseyi kandırmıyor, etik olmayan bir şey yapmıyordu.”
Erdoğan’ın iktidar olduğu dönemde devletin dış borcunu azaltırken, şirketlerin ve bankaların dışıradan borçlanmasını artırdığını vurgulayan Oran, “Özel sektörün dış borcu ise 2002-2012 döneminde yüzde 425’le artış rekoru kırdı. Bu dönemde net 183 milyar dolar büyüyen özel sektör dış borcu 43.1 milyar dolardan 226 milyar doları yükseldi” dedi.
“BU DA MI SAYILMAZ”
Aldatanların ve Kandıranların Partisi döneminde en hızlı artış hane halkının borç yükünde yaşandığını belirten Oran, “IMF ile yeni anlaşma yapmayıp vadesi gelen eski borçları da ödeyerek borcu bitirdin, güzel, aferin sana!… Ama devletin toplam borcunu devasa boyutlara ulaştırdın, özel sektöre de dış borçlanma rekoru kırdırdın. Sana göre o ‘sayılmaz’ öyle mi? Varsa yoksa IMF… Peki ya vatandaşın ağır borç yükü? Bu da mı sayılmaz?” dedi ve şunları söyledi:
“AKP’nin 10 yıldır uyguladığı ekonomi politikaları çalışan kesimlerin reel alım gücünü geriletirken, halk borçlanarak tüketmeye özendirildi. Geliri artmamasına rağmen, finans sektörü imkanlarıyla eskisinden çok daha fazla tüketmeye alıştırılan halka sanal bir refah yaşatıldı.  Bankacılık kesimi yurt dışından, vatandaşlar da bankalardan borçlanmaya teşvik edildi. ‘Yüksek faiz-düşük kur’ politikasını dünyadaki en yüksek reel faizi vererek uygulayan AKP, rantiyeyi ve bankaları ihya ederken, vatandaşı ise tüketici kredisi ve kredi kartlarına mahkum etti; Erdoğan döneminde ailelerin borç yükü katlandıkça katlandı. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları ile yapılan borçlanma 2002-2012 döneminde tam 38 kat büyüyerek 6.4 milyar liradan 255 milyara yükseldi.”
“KREDİ ÇEKİP MEVDUAT HESABINA YATIRAN ADAM”
Erdoğan şimdi de Merkez Bankası rezervleri konusunda illüzyon becerisini konuşturduğunu belirten Oran, “Rezervleri 100 milyar dolar artırdıkları şarkısını söylüyor. Oysa Erdoğan bununla, Türkiye’nin rezerv/ yükümlülük dengesindeki tehlikeli bozulmayı gizliyor. Rezervlerin kısa vadeli yükümlülükleri karşılama oranı on yılda yüzde 169’dan yüzde 81’e gerilemiş durumda” diye konuştu.
Dış açık verme pahasına rezervi büyütmenin ülkeye ne yararının olduğunu soran Oran, “Erdoğan’ın ‘rezervleri 100 milyar dolar büyüttük’ böbürlenmesi, bankadan kredi çekip mevduat hesabına yatıran birinin, mali varlığıyla övünmesine benziyor” dedi.