Son Dakika Haberler

Oktay Vural'dan Çok Sert Açıklama,“Damat Ferit müsveddesi”

Oktay Vural'dan Çok Sert Açıklama,“Damat Ferit müsveddesi”
Okunma : 126 views Yorum Yap

Oktay_Vural_3MHP Genel Başkan yardımcısı Oktay Vural Erdogan’a damat ferit müsvettesi diyerek sert çıkışta bulundu.
Akil adamları,  Mondros Mütarekesi sonrası kurulan Heyeti Nasiha ne yaptıysa, bunlar da onu yapacak. Heyeti Nasiha, Damat Ferit Hükümeti tarafından halka, ‘Direniş göstermeyin, teslimiyeti kabul edin’ şeklinde nasihatler vermek üzere görevlendirilmişti.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ı belirlediği çoğu iktidar yandaşlarından ve bazı AKP’lilerden oluşan Akil Adamlar Komisyonu’na muhalefetten sert tepki geldi. Muhalfet, komisyonu, Mondros Mütarekesi’nden sonra kurulan komisyonlara benzetti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Erdoğan’ı “Damat Ferit müsveddesi” diye sert bir biçimde suçladı
Akil adamın, “kendi alanında gerçekten saygı gören, çeşitli deneyimleri aşmış, olgunlaşmış, kendisini belirli bir dünya görüşüne kiraya vermemiş ve çeşitli toplumsal sorunlarda bağımsız kalabilerek o sorun hakkında arabulucu, yol gösterici, yön tayin edici tavırlarıyla o sorunun çözümüne katkıda bulunan kişi”anlamına geldiğini vurgulayan CHP Sözcüsü Haluk Koç, şöyle konuştu:
“MİLLETİN ACILARIYLA ALAY ETMEKTİR”
“Bu insanlar millete barış anlatacaksa, millet zaten barış istiyor, huzur istiyor. Kimsenin bunda bir tereddüdü yok. Ama sen kendi anlatman gereken pazarlıkla kendi söylediklerini millete söyleyemiyorsun şimdi bu insanlar aracılığıyla bir görev kapsamı içerisinde bir müsteşarlığa bağlı olarak ve emir olarak bu görevi yapmalarını istiyorsun. Bunu kabul etmek, bu kapsam içerisinde kabul etmek mümkün değil, mantıklı da değil. Şimdi ne yapacaklar bu insanlar? Yani senin söyleyemediğin pazarlık notlarını, Öcalan’la yaptığın pazarlık notlarını millete yorumlayacaklar. Bu bir ciddiyetsizliktir. Bu milletin çektiği acılarla alay etmektir. Bu halkın barış umuduyla dalga geçmektir.”
“MEMUR KADROSU GİBİ”
Bu yöntem bu belirlenen insanların saygınlığı ile de ne yazık ki, bağdaşmadığını ve akil adamların saygınlıklarını zedeleyeceğini vurgulayan Koç, “Gizli dostluk açıklanması mahsurlu olan kişilerle yapılır. Gizli düşmanlık ise korkakların işidir” diyen Kafkas atasözünü anımsatarak, Başbakan’ın ne pazarlığı yaptığı konusunda hala açıklama yapmadığına dikkat çekti. Başbakan’ın inandırıcılığının olmadığını, güven vermediğini sözlerine ekleyen Koç, komisyonun kendilerinin önerdiği komisyonla 180 derece farklı olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bir kere daha söylüyorum. Meclis çatısı altında oluşturulacak bir uzlaşma komisyonuna bağlı faaliyet gösterecek bir komisyon ve bu komisyonun üyelerinin TBMM tarafından gerçekten bağımsız, bir siyasetin prangaları arasına sıkışmamış, kendi fikirlerini toplumla bu konuda paylaşacak, yol gösterecek insanlar olarak tarif etmiştik. Yaşadığımız gerçek çok farklı, tamamen Başbakanın fikirlerini topluma köprü olarak götürmekle görevlendirilen bir memur kadrosu gibi gözüküyor.”
Kurulan heyetin Mondros Mütarekesi’nden sonra kurulan“Heyeti Nasiha”ya benzediğini belirte Koç, şöyle konuştu:
“Damat Ferit zamanında söz konusu, yine 7’şer kişiden oluşan o zamanki Wilson Prensiplerinin, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’ya, halka anlatılması, bunun faziletlerin anlatılması yönünde oluşturulan bir sürecin tarihteki izlerini hepimiz tekrar hatırlamış oluyoruz. O zamanki basının bu işi nasıl coşkuyla karşıladığı ve sonucun 23’ten sonra ne istikamete gittiği de ortada. Hatırlatmakta fayda görüyoruz.”
“BÖL DE, BÖLELİM, PROPAGANDA EKİBİ”
Akil adamların yarısının AKP, yarısının PKK kontenjanından seçildiğini savunan MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, belirlenen isimlere “En önemli ortak noktaları da Türk’ün adıyla, tarihiyle, cumhuriyetle, Atatürk’le sorunlu olmaları. Bunlar, ‘Böl de bölelim’, ‘Kur de kuralım’, ‘Vur PKK vur, Kürdistan’ı kur’ propagandası yapmakla görevlendirilenler” diye tepki gösterdi.
Erdoğan’a “Hani senin milletle doğrudan gönül bağın vardı? Ne oldu? Milletle arana aracılar koyma gereği mi duyuyorsun” diye soran Vural, bu anlayışın, tek parti anlayışı olan, milleti adam etme, hizaya getirme, bu süreci millete zorbaca hazmettirmeye çalışan bir anlayış olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“AKP ÜZERİNDEN SEVR’İ DAYATIYORLAR”
“Bu akil adamların işlevi ne olacak biliyor musunuz? Mondros Mütarekesi sonrası kurulan Heyeti Nasiha ne yaptıysa, bunlar da onu yapacak. Heyeti Nasiha, Damat Ferit Hükümeti tarafından halka, ‘Direniş göstermeyin, teslimiyeti kabul edin’ şeklinde nasihatler vermek üzere görevlendirilmişti. Çok ilginçtir, heyeti nasiha da bugünkü akil adamlar komisyonu gibi yedişerli gruplardan oluşmuştu. Üstelik aynı şekilde yedi bölge de vardı. Heyetler, barışın ancak koşulsuz teslim ve düşmanı kızdırmamakla sağlanacağını anlatmakla görevlendirilmişti. Heyeti Nasiha, Türk milletine rağmen sözde barış getirmeye kalkmış, Sevr’i dayatanların sözcülüğüne kalkışmıştır. Damat Ferit’in heyeti nasihaları da o günkü Sevr’i bu millete hazmettirmek için kurulmuştu.” 
“HEYETİ NASİHA’NIN AKP ŞUBESİ”
Bugün de benzer durumların yaşandığını öne süren Vural, şunları söyledi:
“AKP Hükümeti’nin akil adamları, Mondros Mütarekesi sonrası, işgal güçlerine karşı Anadolu’da başlayan direnişi engellemek amacıyla Damat Ferit’in kurdurduğu Heyeti Nasiha’nın AKP şubesinden başka bir şey değildir. Plan aynıdır, aktörler değişmiştir. Sevr’i dayatanlar, bugün bu dayatmayı AKP eliyle yapmaktadır. Senaryo aynı. O gün Damat Ferit vardı, bugün Damat Ferit müsveddesi Erdoğan var. O gün İngiliz planları, Sevr vardı, bugün ABD’nin, İsrail’in BOP projeleri var. O gün ‘İşgale direnmeyin’ diyen Heyeti Nasiha vardı, bugün AKP, PKK dayatmalarını halka hazmettirmekle görevlendirilen akil adamlar var. Bu akil adamların, Damat Ferit’in Molla Said’lerinden ne farkı var? 
“Bu millete, devlete kefen dikenlerin, işgal zihniyetini meşru gösterenlerin akıbetini tarih yazdığı gibi senin akıbetini de yazacak. Sen, Damat Ferit’le, Sevr’le aynı dipnotta yer alacaksın. Başbakan Erdoğan ve kılavuzları, Sevr’cilerle, İngiliz muhipleriyle aynı sudan içmişler.”