Son Dakika Haberler

Otizme Sahip Çıkmalıyız

Otizme Sahip Çıkmalıyız
Okunma : 103 views Yorum Yap

imageOtizm Federasyonu ile Üsküdar Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen I. Ulusal Otizm Günleri’nde otizmle mücadele etmek zorunda olan aileler, otizm konusunda çalışmalar yapan akademisyen ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldi. Otizmin her yönüyle ele alındığı program Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Panellerde otizmin erken tanısı ve devlet, üniversite, STK işbirliğinde yapılabilecek çalışmalar masaya yatırıldı. Otizmli çocukların asker gibi programlı eğitimlere tabii tutulmasının önemi vurgulandı.

Konusunda uzman akademisyenlerin ve yöneticilerin konuşmacı olarak katıldığı panel, öğleden önce ve sonra olmak üzere iki ayrı oturumla gerçekleşti. Panelde; “Hukukta Özel Eğitim”, “Otizmde Beslenme”, “Otizmde Ailelerin Sorunları”, “Otizmde Özel Eğitim” ve “Materyalleri, Otizm ve Spor” gibi konular ele alındı.

Otizm ciddi bir sorun!

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, Üsküdar Üniversitesi olarak sosyal hizmet projeleri içinde yer almaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Zelka, “Otizm ülkemizde ciddi bir sorun, zamanında teşhis edilmezse kişinin yaşam kalitesine olumsuz etkileri ömür boyu sürüyor. Burada eğitim ve eğiticilerin eğitimi çok önemli. Tedaviyle otizm hastalarının çok büyük bir kısmı topluma kazandırılıyor” diye konuştu.

Çiftçi: “ Otizm tanısı ölçeği olmadığını fark ettik”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin Çiftçi, “Çalışmalarımızda otizm tanısı ölçeğinin olmadığını fark ettik. Erken tanı araştırma ve uygulama merkezlerini kurduk. Erişilebilirlik bizim için çok önemli. Devlet üniversiteleri ve Üsküdar Üniversitesi gibi sağlık bilimleri olan üniversitelerin tanı merkezi olarak çalışmaları çok önemli. Biz pilot çalışma olarak aile hekimlerinin de otizm tanısı koymasını sağladık. Şimdi bu çalışma tüm Türkiye’ye yayılıyor. Dezavantajlı bireylerin durumları konusunda ayrıştırmaya gittik. Özel rehabilitasyonlara yönelik çalışmalarımız var. Otizm özel rehabilitasyon merkezleri olarak ihtisaslaşmayı sağladık. Otizm asker çocuğa benzer. Program çok önemli. Bu çocukların belli bir program dahilinde eğitilmesi ve yaşaması gerekir. Program bozulunca çocuk da bozulur” dedi.

Dezavantajlı kişilere sahip çıkmalıyız

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü-Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise devletin dezavantajlı vatandaşlarına da sahip çıktığını göstermesi gerektiğini kaydederek, “Devlet dezavantajlı bireyler için yapacağı çalışmalarla sosyal anlamda toplumsal sadakati sağlayabilir. Otizmin psikolojik ve psikiyatrik tedaviler anlamında da eğitime dahil edilmesi gereken süreçleri vardır” dedi.

STK desteklenmeli

Otizm Federasyonu Başkanı Veysel Şahin, çocuğunun hastalığını Amerika’dayken öğrendiğini belirterek, bu durumun kendisini çok üzdüğünü ama gerçekle yüzleşmek ve sorumluluk almak gerektiğini vurguladı. Şahin, “bu sorumluluk duygusunu yerine getirmenin en kolay ve en doğru yolu ise sivil toplum kuruluşlarında rol almak. En gelişmiş ülkelerde de bu tarz vakalarda devlet, üniversite ve STK işbirlikleri sayesinde çözüm üretilebiliyor. Türkiye’de de bir federasyon çatısı altında otizm hastası bireyler ve aileleri için pek çok dernek bir araya geldik. Bu hem aramızdaki dayanışmayı artırıyor hem de yeni gelişmeleri yakından takip ederek birbirimizle paylaşmamızı sağlıyor” diye konuştu.