Son Dakika Haberler

SARIYER BAŞKAN YARDIMCISI COŞKUN: “BELEDİYELERİN GÖREVİ SADECE YOL YAPMAK DEĞİL”

SARIYER BAŞKAN YARDIMCISI COŞKUN: “BELEDİYELERİN GÖREVİ SADECE YOL YAPMAK DEĞİL”
Okunma : 360 views Yorum Yap

Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun, Sarıyer’de faaliyete geçen Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci Sosyal Yaşam Rehabilitasyon ve Terapi Merkezi’ni anlattı. Merkezde verilen hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirten Coşkun, “Belediyelerin sadece işleri yol yapmak, duvar yapmak asfalt dökmek değildir. Sosyal açıdan, sağlık açısından eğitim açısından ihtiyaç duyduğumuz nerede eksiklik varsa onları tamamlayıcı hizmetlerin yapılması belediyelerin asıl görevi olmalı” dedi.

ANKA Haber Ajansı’ndan  Gaye Şeyma Can Röportajında Başkan Yardımcısı Hüseyin Çoşkun:  süre önce Sarıyer’in Maden Mahallesi’ndeki Cevahir Sönmez Spor Tesisi Parkı içerisinde açılan Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci Sosyal Yaşam Rehabilitasyon ve Terapi Merkezi, mahallelinin sosyal alanı haline geldi. Hem sağlık hizmeti veren hem çocuklar için oyun alanları bulunan merkez, çevre sakinlerinin taleplerine göre yapıldı.

Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun, ANKA Haber Ajansı’na, tesisi anlattı. Coşkun, şunları söyledi:

“Yaklaşık 5 bin metrekarelik bir parkın içerisindeyiz. Cevahir Sönmez Spor Tesisi Parkı. Bu parkın içerisinde Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci Sosyal Yaşam Rehabilitasyon ve Terapi Merkezi var. Bu terapi merkezinin içerisinde iki fizyoterapist arkadaşımızın çalıştığı fizik tedavi ünitemiz var, tam teşekküllü bir laboratuvarımız var, bir psikoloğumuz var, uygulama mutfağımız var, uygulama salonumuz, eğitim salonumuz ve küçük bir spor salonumuz var.

Buradaki temel amacımız şu; böyle bir tesisin içerisinde bir fizik tedavi ünitesini açmakla insanların kolayca ulaşabileceği ve fizik tedaviden yararlanabilecekleri bir merkezi insanların ayağına götürmek. Bu tesis şu anda dar gelirli vatandaşlarımızın yoksul vatandaşlarımızın yararlanacağı ve ücretsiz olarak hizmet verdiğimiz bir sağlık tesisi.”

“YEREL YÖNETİMLERİN İŞLERİ SADECE YOL YAPMAK DEĞİL”

Yerel yönetimlerin ve belediyelerin görevlerinin sadece yol yapmak olmadığını ifade eden Hüseyin Coşkun, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yerel yönetimlerin belediyelerin sadece işleri yol yapmak duvar yapmak asfalt dökmek değil, sosyal açıdan sağlık açısından eğitim açısından ihtiyaç duyduğumuz nerede eksiklik varsa onları tamamlayıcı hizmetlerin yapılması belediyelerin asıl görevi olmalı biz de bu düşünceyle başkanımız sayın Şükrü Genç’in talimatlarıyla bu parkın içerisine böyle bir tesisi inşa ettik. Burada sadece fizik tedavi ünitesi değil, adından da anlaşılacağı gibi sosyal yaşam rehabilitasyon ve terapi merkezi. Burada sağlık ocağı, mini bir rehabilitasyon merkezi, kümes hayvanlarının yer aldığı bir kümes, meyve bahçesi, hobi bahçeleri, can dostlarımızın rahatça gezebileceği bir alan yer alıyor.”

“SARIYER’İ ÇOCUK AKLIYLA YÖNETİYORUZ”

Coşkun, tesisin tasarımında Sarıyer Belediyesi Çocuk Meclisi’nin aldığı kararların uygulandığını söyleyerek, şöyle konuştu:

“Biz ona Sarıyer’i çocuk aklıyla yönetiyoruz diyoruz. Başkanımız da bunu sık sık vurguluyor, ‘Ben Sarıyer’i çocuklarla yönetiyorum’ diyor. Burada vurgulamak istediğim özellikle pandemi döneminde insanların evlerinde kapalı kalmaları eklem rahatsızlığının özellikle yaşlılarımızda bu tür kronik belirtilerin çoğalmasıyla birlikte daha önce yaptığımız kamuoyu araştırmaları neticesinde Sarıyer bölgesinde de fizik tedavi merkezi konusunda açık olduğunu fark ettik ve hemen bu açığı doldurmak için bu tesisi oluşturduk.”

Coşkun, tesisi şu sözlerle tanıttı:

“Burası aynı zamanda diyabet önleme ve yaşam merkez gibi kullanılacak, yani burada diyabetli hastanın ilaçlarıyla gıdasıyla sağlığıyla nasıl beslenmesi gerektiğini eğitmenlerimiz öğretecek. Aynı zamanda da önleyici hizmet olarak da diyabetli olmamak için bilgilere sahip olacak, eğitim seminerleriyle bu hizmetleri alacaklar. İnsanlar hasta olmadan biz onları küçük bilgilendirmelerle küçük dokunuşlarla yaşamlarını sürdürebilmeleri için imkan sunuyoruz.

Burada uygulamalı yemek dersleri verilecek, tarhananın nasıl yapıldığı, mantının nasıl yapıldığını öğrenecekler ve bu yapılan ürünleri diyabetli hastalara uygun olacak şekilde hazırlayacaklar. Fırını bulaşık makinesi buz dolabı kahve makinesi tümüne varana kadar bir evde ne gerekiyorsa onun fazlası var burada. Dediğimiz gibi esas amacımız diyabetli insanların yaşamlarını kolaylaştırmak için günlük testlerini yapmak şeker, kolesterol tahlillerini yapmak aynı zamanda taramalarla çocuğu diyabet hastası olmadan küçükken yakalayıp tedavisine yönlendirmek.”

SPOR SALONU

Coşkun, kalabalık gruplar yerine 8-10 kişilik gruplar halinde derslerin verildiği spor salonu için, “Burası bir belediye tesisi ama özel hizmet veriyormuşuz gibi yani biz buraya 100 kişiyi doldurup spor yaptırmıyoruz, bakın burası 8 kişilik, özel ders alıyormuş gibi ama kamu hizmeti alıyor, belediye hizmeti alıyor ve ücretsiz” dedi.

EĞİTİM SALONU

Tesiste bulunan eğitim salonunda yapılacakları aktaran Coşkun, “Burada ise sadece diyabetle ilgili bilgilendirmeler olmayacak aynı zamanda belediyelerin diğer birimlerdeki kursları da olacak. 3 seviyede İngilizce dersi olacak, Almanca dersi olacak hatta Osmanlıca ve balkanlarda kullanılan dillerin öğretilmesiyle ilgili burada dersler olacak ve halktan hangi talep gelirse biz o talepleri değerlendirip burada kurs açacağız” diye konuştu.

EN ÇOK KULLANILAN BÖLÜM FİZİK TEDAVİ ODASI

Hüseyin Coşkun, tesisin en çok kullanılan bölümünün fizik tedavi odası olduğunu belirterek, “İki hasta sedyesi günü içerisinde her saati dolu fizik tedaviyle ilgili tüm aletimiz – edevatımız tam. Bu hizmetlerin dar gelirli yoksul aileler için öncelikli olduğunu ve bunlardan da hiçbir ücret almadığımızı vurgulamak istiyorum” diyen Coşkun şunları söyledi:

“Doktora gittikten sonra doktor fizik tedavi göreceksin dedikten sonra raporlarıyla filmleriyle MR’larıyla buraya geliyorlar. Buradaki arkadaşlarımız değerlendiriyorlar değerlendirdikten sonra tedaviye başlıyorlar.”

Coşkun yerel yönetimlere düşen görev için, “Bu merkezlerin sayısını arttırmak ve her mahalleye mümkünse, her yaşam alanına mümkünse bunları ulaştırmak” olduğunu vurguladı ve “Bu bahçede meyveyi dalından koparabilirsin ama bu meyvenin bir bakımı var onu da üstlen meyve olunca meyvesini de ye. Yasaklayıcı olmak yerine yetiştirme mantığını çocuklara aşılamayı hedefliyoruz” dedi.

“HERKES 18 YAŞINA KADAR ÇOCUKTUR”

Çocuğuyla beraber parka gelen bir mahalleli, “Horozlara bakmayı çok seviyor kızım sürekli ‘ö ö rö lere gidelim’ diyor. Parkta oyunlar oynuyoruz, çimlere çadır kuruyoruz. Çok güzel eğleniyoruz yani. En çok beğendiğimse kapıdaki, ‘Herkes 18 yaşına kadar çocuktur ve herkesin eğlenmeye hakkı vardır’ yazısı ince düşünülen bir park olduğunu düşünüyorum. Teşekkür ederiz” dedi.

Başka bir vatandaş da hobi bahçesinde ektiği bitkilerden yemek yaptığını söyledi ve “Ektiğimiz kabak çiçeği oldukça kabak çiçeği dolması yaptık yedik, şimdi de kabaklar yetişti. Hafta sonu bir kabak tatlısı yapmayı planlıyoruz burada yetiştirdiğimiz kabakla” diye konuştu.

ANKA