Son Dakika Haberler

Seçilirsem Erdoğan’a Kolay Gelsin

Seçilirsem Erdoğan’a Kolay Gelsin
Okunma : 96 views Yorum Yap

selahatttin_stCumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş seçim vizyonunu bugün İstanbul’da açıkladı.

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçiminde izleyeceği yol haritasını açıkladı. Demirtaş, “Anadilinde ibadet, dil hakkı tanınmalı. Diyanet kaldırılmalı. Nefret suçlar içeren ayrımcı söylemler temizlenmeli ve bunlara cezai yaptırımlar getirilmeli. Zorunlu din dersleri kaldırılmalı. Bireylerin din eğitimleri taleplerine uygun olarak kendisinin seçmesi sağlanmalıdır. Biz ağaca baktığında huzur bulan anlayışı temsil edeceğiz. Ağaçtan kereste yapanlara karşı ağaçtan devrim yapabilenler olarak bu yolu hep birlikte yürüyeceğiz” dedi.

Demirtaş, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki kampanya sürecini ve cumhurbaşkanı seçilmesi halinde izleyeceği programı açıkladı.
Konuşmasına “barış” vurgusuyla Başlayan Demirtaş, “Türkiye’nin siyasi atmosferinin bu kadar kaotik olduğu bir ortamda ısrarla söylememiz gereken barışa dair ne varsa her yerde söylemek için bugün buradayım. Adına demokratik seçim demedik, demeyeceğiz. Halk tarafından seçilir olması süreci demokratik ve şeffaf kılmıyor maalesef. Halkta kendi inisiyatifi ile ama 100 ama 200 bin imzayla aday göstersin demiştik. Sadece parlamentonun tekelinde aday gösterme süreci demokratik değildir. Madem ki vekiller değil asiller seçiyor, adayları da asiller göstermeliydi” ifadelerini kullandı.

“YARIŞIN KENDİSİ DEMOKRATİK DEĞİL”

Köşk adayları arasından kadın adayın olmamasına değinen Demirtaş, “Kadın aday yok. Kadın özgürlük anlayışını temsil etme onurunu gösterme şerefi yine bana düşecek. Adaylar belirlenirken de umut ederim ki bundan sonraki süreçlerde kadın adayların çokluğu ile daha demokratik bir seçim yaşayacağız. AKP’nin adayını bir kişi belirlemiştir. Çatı adayda katılım daha fazla, AKP’ye göre katılım yüzde yüz fazla, 2 kişi belirledi. Biz önce bir isim belirleyip, PR yaparak, başkalarını usulen ziyaret ederek bir süreç yaşamadık. Benim adayım şu ilkelere uygun olsun diyen herkes adına bugün buradayım. Yarışın kendisi de demokratik değil. Hazineden yardım alan ve almayanlar var. Bizi destekleyen partiler Hazine’den yardım almayan partiler. Diğer adayları destekleyen partiler Hazine’den yardım alarak bu kampanyayı yürütüyor” şeklinde konuştu.

“ACILI ANNELERİ YUHALATACAK BİR DİLDEN KAÇINACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kendi hesabına yatırdığı paraya işaret eden Demirtaş, “Ekmel Bey’in bize gönderdiği bin TL’yi bir kenara bırakırsak kampanyamıza halkın her kesiminden bize oy versin vermesin bize ilgi olduğunu görüyoruz. Devlet yardımları da yok. Söylemler tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde değil. Daha önce de meydanlarda herhalde bu dilin siyaseten bir karşılığı olduğunu eve yüzde 50’ye yakın eksimi tuttuğu için tek istediği bunu konsolide etmek. Zannediyor ki Allah sadece AKP’ye oy verenleri yaratmış, diğerlerini yaratmamış diye düşünüyor herhalde. Biz meydanlarda acılı anneleri yuhalatacak bir dilden kaçınacağız. Herkesin ezilmiş kimliği ile cumhurbaşkanı olmaya çalışacağız. Berkin Elvan’ın annesini bu salonda alkışlatmak istiyorum. Ne mutlu onlara ki eşi Hrant öldürüldüğünde, Gezi’de çocukları katledildiğinde intikam naraları atmadılar bu anneler. Acıları yarıştırmayan bu dili siyasete hakim kılabilirsek rehberimiz bu olacaktır” dedi.

“YENİ YAŞAM” ÇAĞRISI

“Çağrımız yeni yaşam çağrısı” diyen Demirtaş şöyle konuştu:
“Çağrımız Türkiye’deki tüm halkların birbiri ile özgürce yepyeni bir yaşam inşa etmeleridir. Hayalini kurduğumuz cumhurbaşkanı sokakta halkla birlikte olacaktır. Yeni yaşam etnik, dinsel, cinsel, sınıfsal ayrımcılığın karşısında sesi duyulmayanın yanında yeşerecektir. Türkiye artık yol ayrımında. Ya devlet otoritesini daha da pekiştirecektir, ya da radikal demokratik değişimi tercih edecek. Bu seçimlerde 3 aday ama 2 çizgi yarışıyoruz. Bizim çizgimiz neo-liberal düzen içinde tekçi, mezhepçi bir tercihe zorlanmayı reddeden çizgidir. Devletin küçüldüğü, yurttaşın büyüdüğü bir sistemi hedefliyoruz. Devlet tek bir kişiyle artık yönetilmeyecek. Cumhur meclisleri ile halkın doğrudan yönetime katılmasının önünü açacağız. Çiftçi, emekli meclisleri olacak. MGK gibi vesayetçi bir yapı ile değil demokratik kurullarla yönetilecek. Devlet Denetleme değil Halk Denetleme Kurulu olacak.

“HALKLARIN ANAYASASI DÖNEMİNE GEÇİŞ OLACAK”

Kürt sorununun çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesi ile eşzamanlı yürüyecek bir süreçtir. Bunu sağlayacak irade vardır bizlerde. Her türlü tekçilik son bulacak. Devletin anayasası döneminden halkların anayasası dönemine geçiş olacak. Mevcut anayasanın başyazarları kısa bir dönem önce müebbette mahkum oldu. Devletin kutsandığı, halkların yok sayıldığı bu anayasanın topyekun değiştirilmesi artık ertelenemez bir sorundur. Herkesin sosyal hayatını özgürce yaşamasının önü açılmalıdır. Anadilinde ibadet, dil hakkı tanınmalı. Diyanet kaldırılmalı. Nefret suçlar içeren ayrımcı söylemler temizlenmeli ve bunlara cezai yaptırımlar getirilmeli.