Son Dakika Haberler

Av. Necati Yıldırım, SİYASET SİMSARLARINA SESLENİYORUM

Av. Necati Yıldırım, SİYASET SİMSARLARINA  SESLENİYORUM
Okunma : 149 views Yorum Yap

Cumhuriyet Halk Partisi Sarıyer eski yöneticisi Avukat Necati Yıldırım ile Sıcağı sıcağına Sarıyer de siyaset ve siyasi gelişimi koşuyoruz.

ST: Sarıyer de siyasi gelişmeleri nasıl buluyorsunuz. CHP nin hedefleri nelerdir nasıl olmalıdır. Sizi siyasette hedefleriniz nelerdir.

Önce kişisel hedeflerimi söyleyeyim. Önce İlçe Başkanı olmak isterim, sonra Millet Mekili olmak isterim, Milletimize hizmet etmek için her türlü çalışmaları yaparız.

BANA VERİLECEK GÖREVİ ALMAYA HAZIRIM

Kişisel hedefleri herkesin aklında vardır. Kimse bunu cesaret ederek ifade etmez, benim hedefim belirleyici olmak.

Sarıyer de en azından burada doğru bir yönetim oluşturup, Sarıyer’in sorunlarını belirli ölçüde çözen, nitelikli elemanları kullanılmasını sağlamak. Bu kadronun oluşulmasına katkı sunmak asıl hedefimiz bu, Bunun yanında bize düşecek yani bana verilecek bir görevi almaya hazırım.

“Görevin  tanımını yapmıyorum. İnandığım güvendiğim birlikte olabileceğin arkadaşlarımla her yere varım. Her göreve varım.”

Siyaseti belirlemek durumundayız. Bu bizim boynumuzun borcu, İlçeyi de, Belediyeyi de, İstanbul’u da Ülkeyi de siyaset yönetiyor.

Ülke genelinde de sıkıntılar var problemler var. Global Dünyamızda da var. burada bizim çok söyleyecek sözümüz var. problem’i doğru algılayalım.

MUSTAFA KEMALLER GÖREV BEKLİYOR.

Anıtkabir’e gidin, Atatürk’ün okuduğu tarih kitaplarına bakınız. O kadar savaşın içinde nasıl bir fırsat bulupta bu kadar kitap okumuş, kendini bu kadar yetiştirmiş bir insan olduğuna bakın, İşte yetişmiş insan derken,  bugün ülkemizde her tarafta görev bekleyen Mustafa Kemaller var. Bunlar görev bekliyor. Bizim amacımız bu insanları meydana çıkarmak, şans vermek, fırsat vermek, İnsanlar yetişiyor ve bu insanları kullanamıyorsunuz, yetişmiş kadronuz boşa gidiyor demektir. Bizler bu kadroları olumlu ve geniş imkanlarla kullanmalıyız.

Sadece ülkemizi değil dünyayı yönetecek kadrolarımız mevcut. Bunu en iyi şekilde değerlendirmemiz lazım.

Bizde göreve talip olurken ne derece yetişmiş bir insan olduğumuz bu güne kadar yapmış olduğumuz çalışmalarda, STK lar da, Spor Kulüplerinde, Siyasetin içinde, Mesleğimiz gereği Baro da ve  tüm oluşumlarda hizmet ederken, yetişmişliğimizin boşa harcanmasını, kayıp kadrolar içerisinde yer almasını istemiyoruz. Görev istiyoruz. En iyisini yapacağımıza inanıyoruz. inanıyorum.

Cumhuriyet halk partisinin ülke çapında daha da etkili olması için bu kadroların harekete geçmesi lazım. Cumhuriyet Halk Partisinin çalışmalarını bugün yetersiz buluyorum. Politikaları doğrudur, Düşünceleri doğrudur, bunu hayata geçirecek kadrolara ihtiyaç var. Kadrolarda var lakin bu insanlara kapıları açmaları lazım.

SİYASET SİMSARLARINA SESLENİYORUM

CHP Genel Merkezi veya il kimden neden korkuyor bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Korkmayın,

Siyasetin Duayenlerine sesleniyorum, Siyasetin simsarlarına sesleniyorum, Bıraksınlar simsarlığı,”

 Örnek vereyim Sarıyer de beş tane Üniversite var. yok mu? Burada siyasete meraklı gençler, her zaman var, Bırakın, kendinizi bir kenara çekilin, gençlere siyasette şans verin.

Siyasette güçlü olmak demek, güçlü insanlarla birlikte olmak demek.

Sayın Genel Başkanımıza söylüyorum, Güçlü insanlarla birlikte olun, söyleyebilecek sözü olan, projesi olan, Güçlü, Genç, Üretimi olan, dinamik enerji dolu insanlara ihtiyacı var Cumhuriyet Halk partisinin. Bu insanlar ancak CHP yi bir yerlere taşır. Korkmasınlar.”

“Sarıyer de Siyaset yapan simsarlara sesleniyorum, herkes birilerini bir yerlere aday yapıyor, bıraksınlar bu işleri, sizlere düşen görev insanları siyaset yapmaya çağırmak olmalıdır. Önlerini açmalısınız, Kendinizi değil bu insanları bir yerlere getirmeye çalışın, gençliğe yol açın, Siyasetin yolunu kapatmayın.”

“Genç insanlar, siyasete ilgi duyan insanlar görev bekliyor, siyasete bir şeyler katmak isteyen insanların önünü açsınlar, İhtiyarlar, Duayenler, Simsarlar ne adı olursa olsun insanlara bir şans versinler, insanların önünü açsınlar. Birazcık yol açsınlar lütfen.”

25 YAŞINDAKİ MİLLET VEKİLİ, 18 E İNDİRİLMESİ DÜŞÜNÜLÜYOR, DUAYENLER KENDİ YERLERİNDEN VAZ GEÇEMİYOR.

Bugün iktidar partisi 18 yaş uygulamasını seçenek sunuyor, 18 yaş Millet Vekili olsun önerisini veriyor.

Bizim 18 yaşında CHP li üye sayımız kaç hiç merak edip araştırdınız mı?”

Bugün 18 yaşındaki insan CHP de istediğini bulamadığı için örgütlenemiyor. Bakınız 18 yaş oy kullanıyor. 25 yaş Millet Vekili yaşı uygulaması oldu. Türkiye genelinde 25 yaş  CHP li sayısında artış mı var, düşüş mü var! İncelenmesi lazım. İşte asıl hedefimiz gençler olmalı derken bunu kastediyorum.

 “Türkiye’nin yaş ortalamasında Avrupa’nın en genç ülkesi sayılır, genç bir nüfus var ve bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak bundan faydalanamıyoruz, “ bu mümkün olabilir mi? Gençlere şans vermediğiniz taktir de partiyi gençleştiremezsiniz. Genç insanlar üretken, enerji dolu olur ve genç beyinlerin projeleri siyasete ve ülkenin kalkınmasında katkıları paha biçilemez. Biz içimizdeki bazı düşüncedeki engelleri ortadan kaldırmalıyız, korkmasınlar, gençlere güvensinler.

Dünyayı bilmeden siyaset yapılamaz. Sadece siyaseti yerel bazda düşünülmemesi gerekir. Dünyayı bileceksiniz, Çin de neler oluyor, ABD, Rusya, İngiltere Afrikayı bileceksiniz. Dünyayı bilmeden ilçe siyaseti olmaz.   Her ülkenin her büyük kentin çok önemli simgeleri var, yeni simgelerde üretebiliyorlar, Biz istanbul boğazını seyrettiremiyoruz.

İSTANBUL’A YENİ YÜKLER YÜKELEMEYE GEREK YOK.

Yeni büyük kentler üretmenize gerek yok.

Mevcut kentleri tanıtımını yapamıyoruz.  Sarıyer de fabrikaya ihtiyaç yok. İstanbul da fabrikaya ihtiyaç yok. Hatta Marmara da olmasın, üretimi Marmara’nın dışına çıkarmak lazım.

İstanbul’u pazarlamanız lazım.

Bugün, Paris, Londra, Madrid, Roma, Newyork fabrikalar şehrimidir. Pazarlama, Satış, Tanıtım ve ülkeyi yöneten şehirler,  İstanbul’ yeni yükler yüklemeye gerek yok.

Dünyanın geldiği gördüğü, Sanatın, Kültürün, Ticaretin yeri yapmak, böyle bir anlayış olması, bunu uygulayabilecek politikalar geliştirilmesi gerekiyor,

Bugün İstanbul modern bir kent değil.

Son 10 yılda iyi çalışmalar yapılıyor olabilir, maalesef yaya olarak yürünecek yer yok. Bisiklet trafiği yok, nasıl modern bir kent olacak, yaşayan nüfus’u rahatlatılması lazım. İki ayrı nüfus olarak bakmak gerekir, bir oturan nüfus, iki yaşayan nüfus, İstanbul’un yaşayan nüfusu 50 milyon düşünün, otellerde Turizm için gelen giden nüfus olarak düşündüğünüzde farklılığı göreceksiniz. Oturan nüfus 10 milyonu aşaması lazım.

İstanbul bir Bizans kenti,

Son 50 yılda yapılan camiler İstanbul a yakışmıyor. Cami bir simgedir. Dışa yansımadır.  Müslümanlığın simgesi olan cami bir sanat şahaseri olmalıdır.

Bu sanatla olur, dışarıya sanatınızı gösterirsiniz, İstanbul’da sanatsal olmayan bir şeyi göstermeniz yanlıştır.  Bizans kenti olan İstanbul da surları dahi yapamıyoruz. Neden korkuyoruz!

Bugün İstanbul yaşan bir Müslüman kenti lakin müslümanlığa yakışır olası gerekir.”

Sanatını, Büyülü atmosferini, Boğazını, gönül yönetimini gösteren yapılar olması gerekir. Böyle bir İstanbul da nasıl yaşanmaz. İstanbul’un hak ettiği gerçek değeri bulması gerekiyor. Bugün bunu göremiyoruz.

SARIYER TİMES