Son Dakika Haberler

Tarhan Irkçılık Suçlamalarına Sert Yanıt Verdi

Tarhan Irkçılık Suçlamalarına Sert  Yanıt Verdi
Okunma : 120 views Yorum Yap

20130201-162756.jpg

Cumhuriyete yönelik yıpratma kampanyası başladığını açıklayan Emine Ülker Tarhan siyasetin ve siyasetçinin bu kadar alçaklığı görülmemiştir dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, ırkıçılık ve faşistlik suçlamalarına sert yanıt verdi. Irkçılığın ansiklopedisini yazacak birikimde olanların kendilerine parmak sallamaya başladığını belirten Tarhan, “Siyasetin ve siyasetçinin bu kadar alçaldığı ve belli kimlikteki yurttaşları gruplandırıp, onlara karşı kinini ve nefretini bu denli rahat kustuğu bir başka an görülmemiştir” dedi.
Tarhan, AKP ve BDP’nin, CHP’ye karşı “ırkçılık” ve “faşistlik” suçlamasıyla başlattıkları görülmemiş saldırı üzerine yazılı bir açıklama yaptı.
NAYLON BARIŞ YANLILARI
Tarhan, CHP’ye yönelik yıpratma kampanyasının, “son moda açılımdan da şebeke gibi çalışan naylon barış yanlılarından da bağımsız olmadığının son gelişmeler ve Meclis’teki ittifaktan anlaşıldığını” vurguladı.
Senaryonun sahneye konmasının nedeninin, “Başbakan’ın baştan hedeflediği çözümsüzlüğün faturasını kesmek için bir adres bulma arayışından başka bir şey olmadığını” belirten Tarhan, şöyle konuştu:
“ALEVİ, ERMENİ, ZERDÜŞT IRKÇILIĞI UNUTULDU”
“Niyeti, desteğine ihtiyaç duyduğu batıyı oyalamak, gerektiğinde suçu başkasına yüklemek, olmayan bir niyete fatura aramaktır. Fatura adresi bellidir, özelde ulusal değerlere bağlı olanlar ve her halükarda CHP. Bu süreçte saldıranların işbirliği, bazı medya gruplarının da destek verdiği bir gürültüyle örtülmeye çalışılmış, ırkçılığın ansiklopedisini yazacak birikimde olanlar bize parmak sallamaya kalkışmıştır. İnsanların kaç santim boyu olduğunu, soyunun nereden geldiğini diline pelesenk edenler, ‘Affedersiniz Alevi, Ermeni, Zerdüşt’ ırkçılığını yapanlar unutulmuştur.”
“KAFATASI ÖLÇTÜKLERİ DE ANLAŞILMIŞTIR”
1930’larda ülkeyi savaşa sokmamak için yapılan temasları lanetleyenlerin, kanlı diktatör El Beşir ile imzaladıkları askeri antlaşmayı da abi-kardeş edebiyatını da ortak bakanlar kurulu toplantılarını da unuttuklarını vurgulayan Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bununla da yetinmedikleri ve dün gece Meclis kürsüsünden koro halinde CHP’ye saldırırken hızlarını alamayıp gözdağı verircesine, ‘Diyarbakır-a abdestsiz giremezsiniz, Kafkaslardan, Boşnaklardan gelenler siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz, dağdan gelip bağdakini kovamazsınız, haddinizi bileceksiniz’ çirkefliğine kadar düşerek bu topraklarda kimin nereden gitmesi veya gönderilmesi gerektiğinin istatistiğini birlikte tuttukları ve kafatası ölçtükleri de anlaşılmıştır.”
“ÇÖZÜM NİYETLERİ YOK”
“Siyasetin ve siyasetçinin bu kadar alçaldığı ve belli kimlikteki yurttaşları gruplandırıp, adını da vererek, onlara karşı kinini ve nefretini bu denli rahat kustuğu bir başka an görülmemiştir” diyen Tarhan, şunları söyedi:
“Toprak mülkiyetçiliği üzerinden faşizan bir anlayışla, bu toprakları yurt bilmiş aralarında ailemin de olduğu milyonlarca yurttaşımızı aşağılayan, inciten bu ırkçı ve ilkel içgüdüyü şiddetle kınıyorum. Bilinçaltını açığa vuran bu kafatasçı şoven anlayış sahiplerinin, iktidar ve muhalefetteki ortaklarının herhangi bir sorunu çözme niyeti olamaz. Ancak sorun çıkarma niyeti olabilir. Onlar ancak çözümsüzlükte, kutuplaştırmada ustalaşmıştır. Onları kaygılandıran yegane şey çözüm ihtimalidir. Meşhur açılım mezarlığına bakarsanız anlarsınız. Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Alevi açılımı, işte Kıbrıs, işte Avrasya stratejisi, AB ve işte Suriye açılımı ve Ortadoğu faciası. Kötü bir senaryoya tanıklık edildiğini de haklılığımızı da önümüzdeki günler gösterecektir.”
“KUZEY IRAK YATIRIMLARINI KİMLER PAYLAŞTI?”
“Tarihin bu özel döneminde Kuzey Irak yatırımlarını kimlerin aralarında paylaştığını, CHP ile bağlarını kopardığında kimlerin işlerinin rast gittiğini zamanın göstereceğini” belirten Tarhan, Türkiye gibi CHP’nin de pek çok kötü senaryoyu boşa çıkarma potansiyeline sahip olduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti geçmişinde nasıl varsa, geleceğinde de var olacaktır” dedi.