Son Dakika Haberler

TARİH DERGİLERİNİN TARİHİ BULUŞMASI

TARİH DERGİLERİNİN TARİHİ BULUŞMASI
Okunma : 33 views Yorum Yap

20131116-154503.jpg
Dünyanın 35 ülkesinde 50 bini aşkın abonesi ile sayılı tarih dergileri arasında bulunan Yedikıta dergisi, Türkiye’nin önde gelen tarih dergilerini tarihte ilk defa bir araya getirdi.
Yedikıta, Atlas Tarih, Derin Tarih, Toplumsal Tarih ve NTV Tarih dergisi temsilcileri TÜYAP İnterexpo Salonu’nda düzenlenen “Türkiye’de Popüler Tarih Dergiciliği” konulu panelde buluştu.
Yedikıta’dan Doç. Dr. Hamit Pehlivanlı, Atlas Tarih’ten Dr. Orhan Koloğlu, Derin Tarih’ten Mustafa Armağan, Toplumsal Tarih’ten Ahmet Akşit ve kapanan NTV Tarih’ten Gürsel Göncü’nün katıldığı panelde popüler tarih dergilerinin dünü ve bugünkü deneyimlerinden yola çıkılarak geleceği konuşuldu.
Araştırmacı Yazar Yusuf Çağlar yönettiği panelde konuşan Atlas Tarih Yayın Yönetmeni Dr. Orhan Koloğlu, popüler dergiciliğin geçmişteki deneyimlerini ve bugünkü uygulamaları konusunda belgesel tadında bir sunum yaptı.
TARİHÎ GERÇEKLİKTEN UZAKLAŞILMAMALI
Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi adına söz alan Doç. Dr. Hamit Pehlivanlı, popüler tarihçiliğin yani halkın anlayabileceği dilden yayın yapmanın önemli olduğunu ancak bu yapılırken tarihî gerçeklikten uzaklaşılmaması gerektiğini söyledi.
Yedikıta dergisi olarak “Doğru bilgi doğru kaynaktan alınır” düsturuyla altı yıl önce yayın hayatına başladıklarını, ele aldıkları konuların mutlaka kaynağını göstermeye çalıştıklarını ve buna önem verdiklerini söyleyen Doç. Dr. Pehlivanlı, “Yedikıta dergisi, Çamlıca Araştırma Kütüphanesi gibi çok büyük bir kaynağa sahiptir. Bu bir dergi için çok büyük avantaj ve zenginliktir. Konuları işlerken siyasete girmeden, yorumu okuyucuya bırakarak ve kaynağa dayalı bir dergicilik yapma anlayışına sahibiz” diyerek popüler anlayıştan farklı bir çizgi takip ettiklerini dile getirdi.
ORİJİNAL KAYNAĞA SADIK KALMAK YA DA KALMAMAK
Derin Tarih Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Armağan da, tarihin farklı, değişken bilgilere dayandığını belirterek, “Bu sebeple tarih, üzerinde sürekli antrenman halinde olmamız, dikkatimizi, bilgimizi, yorum kabiliyetimizi, tefekkür yeteneğimizi devreye sokarak sorgulama yapmamız gereken bir alandır” dedi.
Halkın anlayabileceği dilde, seviyede yayıncılık yapmanın önemli olduğunu dile getiren Armağan, “Bir taraftan okuyucuya faydalı olmaya çalışırken bir taraftan da tarihe not düşüyoruz. Geleceğe bir metin aktarmaya çalışıyoruz. Ancak dergicilik zor bir alandır. Hem geniş bir kitleye seslenmek isteyeceksiniz hem de ister istemez popülarite edeceksiniz. Halkın anlayışına, algısına, seviyesine uygun olarak fotoğrafı, başlığı, spotu düşünmeniz gerekiyor. Tabi basitleştirirken, sadeleştirirken, popülarite ederken bazen farkına vararak bazen varmadan orijinal kaynaktan olduğundan farklı aktarmak gibi bir sıkıntı hepimiz için geçerlidir” diye konuştu.
SAHA ARAŞTIRMASI YAPAN TARİHÇİ AZ
Yakın geçmişte kapanan NTV Tarih Yayın Yönetmeni Gürsel Göncü ise bugün piyasada olan ve çok satma çabası içinde olan her derginin popüler tarih kategorisinde olduğunu anlattı. Göncü, tarihi konuları işlerken günümüz olayları ile bağlantısının kurulması gerektiğini kendilerinin NTV Tarih’le bunu başarılı bir şekilde yapmaya çalıştıklarını söyledi. Saha araştırması yapan tarihçilerin azlığından yakınan Göncü, “Arazide çalışan akademisyen hoca parmakla gösterilir. Arazide çalışan tarihi coğrafya ile beraber bakan yok. Bir Halil İnalcık var o da 96 yaşında ana hala arazide, dağda çalışıyor. Onun dışında çok sayıda insan yok” dedi.
Gezi olayları sürecinde kapanan NTV Tarih üzerinden dergiciliği değerlendiren Göncü, şöyle konuştu:
“Gündemin tarihi NTV Tarihle önemli oldu. Gündemi ve aktüaliteyi her zaman önde tuttuk. Derginin başarılı yönlerinden biri budur. Türkiye çok sık gündemi değişen değiştirilen bir ülke. Bu aslında bir avantaj. NTV Tarih dergisi gündemin arka planının tarihini vermeyi her zaman birinci meselemiz olarak gördük. Sonunda da bildiğiniz gibi Gezi hadisesiyle yapılan özel sayı dolayısıyla derginin yayın hayatına son verildi.”
Toplumsal Tarih Yayın Yönetmeni Ahmet Akşit de toplumsal tarih dergisini üniversiteden atılan akademisyenlerin ve onların arkadaşlarının kurduğunu ve tirajı hiç de ön planda tutmadan yayın yapma anlayışını sürdürdüklerini anlattı.