Son Dakika Haberler

Virüs Dünyayı Pasaportsuz Dolaşır

Virüs Dünyayı Pasaportsuz Dolaşır
Okunma : 1.774 views Yorum Yap

Mikro Sol rüya görür ve gördüğü rüyaları sohbet masasında bizlere anlatırdı diye bir anımsatmada bulunduktan sonra geçen akşama dönelim…

-Hoş geldin Mikro Sol, bugün de bize anlatacağın rüyan var mı?

-Bana öyle seslenmeyin, bana Mikro Sol demek falan yok…

-İyi de, şimdiye kadar böyle dememizden rahatsız olmamıştın?

-Dün geceden beri rahatsız oluyorum, demeyin o kadar.

-O niye ki?

-Niye olsun? Dün gece bir kabustan diğerine kabuslar arası seyahat ettim de ondan.

-Sana Mikro Sol dememizle ne alaka?

-Rüyamda gazeteciydim, bir röportajı ısrarla benim yapmam isteniyordu. İlle de ben yapmalıymışım, başkasının yapabilmesi olanaksızmış.

-Ne güzel, demek ki işinin ehliymişsin.

-Ondan değil, ufak tefek olduğum için bu röportaja benim gitmemi istiyorlardı.

-Ufak tefek oluşunun röportajla ne alakası varmış

-Mikroyuz ya, malum covid-19 da mikro olduğundan onlardan biriyle röportaj yapma işi bana verildi. Benim mikro oluşumla covid-19’un mikro oluşu aynı kapıya çıkmaz dediysem de meramımı dinletemedim. Başa geleni seve seve değil de öteki türünden mecburen çekmek zorunda kaldım.

-Yani, covit-19’la röportaj mı yaptın?

-Maskemi takıp, hijyenime dikkat ederek ve sosyal mesafeyi koruyarak covid-19’la buluşup röportaj yaptım. Onu karşımda görünce bir rahatladım ki sormayın…

-Niye rahatlıyorsun
-Kamu spotu diyor ya, onu görseydik ondan korunabilirdik diye… Ben de onu görüyordum.
–Şaka yapıyorsun.

-Tam rahatlamıştım ki, Covid-19 nasılsın Mikro Sol demesin mi? O rahatlayışım uçup gitti, vücudum acayip gerildi, nefes alamaz oldum, ateşim çıktı ve terlemeye başladım.
-Covit-19 sana nasılsın Mikro Sol dedi diye mi?

-Evet! Beni görüyordu, maskeme, sosyal mesafeye, oramı buramı temizlik hastalarını kıskandıracak kadar yıpratıp silmeme rağmen beni görüyordu. Oysa kamu spotunda ne diyordu? Bunlara dikkat ederseniz covit-19’da sizi görmez diyordu. Resmen kandırılmıştım.
-Yani sen, lakabınla sana hitap etmesine değil de seni görüyor olmasına mı bunca tepkiyi verdin?

-Oğlum, rüyadayız, rüyadaki psikolojiyle gerçek hayattaki bir olur mu? Benim onu gördüğüme inanıyorsunuz da onun beni tanıyor olmasına mı şaşırıyorsunuz?

-O tarafı da doğru.
-Ona en çok hangi ülkeyi sevdiklerini sordum. Tartışmasız Amerika’yı sevdiklerini söyledi. İmkanlar ülkesi dedi, süper bir yuva, virüs yuvası dedi. Üç milyona yakın arkadaşımıza yeşil kart çıkarmaları büyük incelikti diye sürdürdü konuşmasını ama diye ekledi biz virüslerin böyle şeylere gereksinimiz yok. Biz doğal pasaport kullanırız, sınır tanımayanlar statüsündeyiz.
-Peki, bu röportajın gazetede yayınlandı mı?

-Yayınlandı, yayınlandı. Yayınlanmaz olaydı.

-O niye ki? İmkansızı başarmışsın, bundan daha öte bir başarı olabilir mi? Meşhur oldun gitti.

-Evet, meşhur olmama ramak kalmıştı, ama sandığınız gibi covid-19’la ilk röportajı gerçekleştiren gazeteci olarak değil, uluslararası terör örgütüyle bağlantısı olan gazeteci olarak. Röportaj nedeniyle gözaltına alındım.
-Bu röportaj nedeniyle gözaltına mı alındın?

-Covid-19 adlı dünya çapında örgütlenmiş illegal yapının ve onun mutasyona uğramış türevlerinin her ne kadar üyesi olmasam da bilerek ve isteyerek propagandasını yapmış olmaktan gözaltına alındım.
-Yok artık…
-En büyük kanıt da neydi biliyor musunuz?
-Neydi?

Benim Mikro Sol olmamla, virüsün mikro olması arasındaki bağlantı. Onun için bana Mikro Sol demeyin. Savcı ne dese beğenirsiniz? Hem mikro hem de sol, bundan daha büyük kanıt mı olur?
-Mahkemeye çıktın mı?

-Suçlamayı düşürmek zorunda kaldılar.
-Bu nasıl oldu, savcı insafa mı geldi?

-Savcıya tamam o zaman dedim, sen iddianameni hazırla, ben de o iddianameyi çürütmek için mahkemeye covit-19’ları şahit çağıracağım. Savcı güldü, onları kim içeri alacak ki dedi. Onun gülüşünü bastırmak için ben kahkaha attım. Hatta dedim mahkemeye bile gerek yok, şimdi onları buraya çağırayım sen de içeri sokmazsın onları, aslında nasıl sokmayacağını da bayağı merak ediyorum. Yüzüme baktı, ne demek istediğimi anlamıştı. Olacak şey mi canım dedi, bu ne rezil istek, yolluyorlar bana sen icabına bak, bir insanın virüslerden oluşmuş yasadışı örgütle bağlantısı olabilir mi? Böyle bir şeyi söyleyen bırakın savcıyı sıradan insanı bile delirmiş diye akıl hastanesine yollarlar. Bir yerlerde okumuştum, virüslerin insanın tekamülündeki etkilerini anlatan bir makaleydi, pek inanmamıştım. Savcı kararını yüz seksen derece değiştirince anladım ki virüslerin insan tekamülünde bayağı etkileri oluyormuş.

İrfan Kaban
irfankab@gmail.com