Son Dakika Haberler

YASAKLANSIN MI? Zülal KAPTAN

YASAKLANSIN MI? Zülal KAPTAN
Okunma : 182 views Yorum Yap

Sorulacak bir soru mudur ‘yasaklansın mı’? Birinin haklarını iade edip davranışlarının bazıları için cezai yaptırım uygulanmasını kabul edip etmeyeceğini sormak her şeyden önce akla aykırıdır demek istiyorum ama diyemiyorum. Nedenini açıklayayım.

Ülke gündemi herkesçe malum olduğu gibi yoğun.

Haber siteleri gün içinde sıklıkla manşet değiştiriyor, biz daha birini okuyamadan ‘son dakika’ haberlerinin yenisi ekleniyor. Bir de bu sitelerin daha magazinel, polemik olarak adlandırılabilecek başlıklar açtığı görülüyor.

Gündem yoğun dedik ya, bu alanlara da bolca malzeme çıkıyor elbette. Fakat küçümseyip es geçmemek gerek.

Bazen tartışılması çok mühim konular bu başlıklarda laçkalaştırılıp önemsizleştiriliyor. Yasaklarla da başımızın derde girmeye başladığı bu dönemde özellikle çok ziyaretçili sitelerin nabız yoklamak gibi bir misyonu da üstlendiği olabiliyor.

Sanıyorum kullanıcı yorumlarını takip etmek ve buradan anlamlı bir orana gitmek daha zor olduğundan çeşitli anketler düzenleniyor. İşte bu anketlerden bir kısmının yayınlanması, ilgi görmesi ve buralardan çıkan sonuçlar sebebiyle ya hep birlikte aklımızı kaçırıyoruz ya da “bizim toplum biraz kaçık” diyebiliyorum. Bir başka ihtimal daha var onu da en sona saklayayım.

Sözünü ettiğim anketler şu kalıpta hazırlanmış sorulardan oluşuyor: ‘Bunu yapmak yasaklansın mı?’ ‘Şunu söylemek yasaklansın mı?’ Gerçek şu ki ilk gördüğüm anda çok fazla üzerinde durmadan oyumu vermiştim. Sonuçları gördüğümde geri dönüp düşünmeyi akıl edebildim.

Bana bu sorunun sorulmasını hadsizlik olarak görmeliydim, görmediğim zaman bu soruları ve ardından gelecek yasakları hak etmeye başlamış olacaktım. Anlayacağınız üzere ‘evet yasaklansın’ cevabı ile ankete katkıda bulunanların çokluğu üzerine bunları aklımdan geçirdim.

Ben bu cevabı doğrusu oldukça hayret verici buluyorum. İnsan hiç bana şunu yasakla der mi?

Oysaki kişisel yaşantılarında bu insanlar –öyle olmasalar dahi- özgürlüklerine düşkün olarak anılmaktan haz duyarlar.

Doğal olarak kuşak çatışmaları yaşarlar, asi davranırlar ve bununla övünürler.

Gelin görün ki iş toplumsal yasaklara gelince tavırlar birden değişiyor. “Bir şeyin başkalarına da yasaklanacak olması birilerinin adeta hoşuna gidiyor”.

Tabi ki yasaklar konusu felsefi olarak ele alındığında daha farklı sözler söylenir, toplumsal pratikte işler biraz daha farklıdır. Örneğin felsefe yaparken hiçbir şey yasaklanmasın diyebilirsiniz de toplum için kurallar koyarken bireylere gidin her istediğinizi yapın diyemezsiniz.

Fakat topluma güven, rahat yaşam gibi kazançlar sağlamayacak yasakları da sırf siz öyle istiyorsunuz diye öneremezsiniz. Bunu dayatmayı bırakın sormak bile cüretkar bir tavır olur.

Bu sorular soruluyor, kişisel yaşantımızın ayrıntılarını düzenleyen yasaklar destekleniyor ve birer birer uygulamaya geçiyor. Çoğunluk da bunları artık sıradan buluyor çünkü günlük haber sitelerini açtıklarında bile bir magazin haberiyle aynı ciddiyette yasaklar tartışılıyor.

İşte son ihtimal: “Birileri yasakları normalleştirmeye çalışıyor.”

Zülal KAPTAN