Son Dakika Haberler

Borsa İstanbul bu hafta kararını verecek

Borsa İstanbul bu hafta kararını verecek
Okunma : 84 views Yorum Yap

imageALB Menkul Değerler tarafından hazırlanan Borsa İstanbul ve Dünya Piyasaları Gelişmeler/Beklentiler Raporu’ yayınlandı. ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Eda Önder’e göre Borsa İstanbul, gelecek haftayı da yurt dışındaki gelişmelerin etkisi altında geçilecek. Endeksin haftayı 83.226 seviyesinde tamamladığını hatırlatan Eda Önder, geçtiğimiz haftanın kritik destek seviyesi olan 84.500’ün gelecek hafta da önemli direnç noktası olacağını belirtti.

ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Eda Önder’in hazırladığı rapor şu şekilde:

BİST 100 endeksi bu hafta 85.543 – 83.061 seviyeleri arasında işlem gördü. Endeks haftayı yüzde 2,99 değer kazanarak ve 83.226 seviyesinden tamamladı. Banka Endeksi yüzde 5,18 değer kazandı. Sanayi Endeksi ise yüzde 1,82 değer kazandı.
Avrupa cephesine baktığımızda hem veri akışı hem de ülke bazlı etkiler Avrupa piyasalarını terletti. Avrupa ekonomisine ilişkin olarak gündeme konu olan verilere değinecek olursak; ağırlıklı olarak beklentileri karşılayamayan Avrupa ekonomisi ile karşılaştık. Petrol fiyatlarındaki hareketler bu hafta da gündemdeki tahtını bırakmadı. Petrol fiyatlarındaki değişimlerin enerji şirketleri hisselerine etkisi Avrupa borsalarında hisse bazlı hareketlere neden oldu. Bu hafta Avrupa’nın gündeminde sadece petrol yer almıyordu. Euro Bölgesi’nin şımarık çocuğu Yunanistan erken seçime gidilme ihtimalinin gündeme gelmesi ile piyasalara satış getirirken, Avrupa borsalarına hafta içerisinde bir çelme de dünya ekonomisinde nabzı zayıflayan Çin’den geldi. Çin tarafından yapılan açıklamada düşük kredi notuna sahip tahvillerin artık kısa vadeli krediler için teminat olarak kullanılmayacağı belirtilirken, bu açıklama ile tahvillerde görülen satış baskısının yansıması borsalarda da görüldü. Hafta içerisinde Çin etkisi Avrupa’da hissedilmeye devam edildi. Çin’de açıklanan Kasım ayı ÜFE ve TÜFE rakamlarına bakıldığında, ÜFE yıllık bazda beklentilerin üzerinde yüzde 2,7 gerilerken, enflasyon ise beklentilerin altında yüzde 1,4 artış gösterdi. Çin’de söz konusu verilerin ardından hükümetin teşvikleri artıracağı beklentisinin piyasalarda yer edinmesi ile birlikte yükselen Çin hisseleri Avrupa borsalarının gönlünü almaya çalışsa da, Avrupa borsaları satış ağırlıklı bir haftayı geride bıraktı.
ABD’de borsalarında petrol fiyatları etkili oldu
Bu hafta ABD’nin gündeminde petrol tahtını bırakmaya niyetli değildi. Haftaya başlarken petrol fiyatlarındaki aşağı yönlü hareketler ABD borsalarında etkili olurken, hafta içerisinde OPEC’in 2015 yılı petrol talep tahminini 12 yılın en düşük seviyesine indirmesi enerji şirketleri hisselerinde aşağı yönlü hareketler yaratmaya devam etti. Haftanın genelinde zayıf seyrin görüldüğü ABD borsaları veri akışından moral bulmaya çalıştı. ABD tarafında perakende satışlar ve işsizlik başvuruları verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinin piyasalarda yaratmış olduğu iyimser hava kalıcı olmadı ve ABD piyasaları 17 Aralık FED faiz kararı öncesinde yorgun bir hafta geçirdi.
BİST’te Dolar etkisi yaşandı
Borsa İstanbul cephesinde ise, Dolar/TL’nin baskın karakter olarak rol aldığı bir haftaya tanık olduk. Haftaya başlarken sanayi üretimi verileri gündemimizde yer alıyordu. Ekim ayında sanayi üretimi aylık ve yıllık bazda hem beklentilerin altında kalırken, bir önceki ayın verilerine göre gerileme gösterdi. Haftanın ilk işlem gününde USDTRY paritesinin yukarı yönlü ivmesini hızlandırması ve tahvil faizlerindeki yükselişler dikkatleri çekerken, söz konusu seyir içerisinde Merkez Bankasının günlük döviz alım ihalelerinin miktarını 20 milyon USD’den 40 milyon USD’ye çıkarması güne damgasını vurdu. Yurt içinde veri akışının yoğun olduğu haftada Türkiye 3. Çeyrek GSYH verisi açıklandı. Türkiye ekonomisinin 3. Çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,8 büyüme kaydetmesi beklenirken, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7’lik bir büyüme gerçekleştirdi. Aynı zamanda hafta içerisinde TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın “2015 Yılında Para ve Kur Politikası” konulu sunumu da takip edildi. Başçı’nın sunumuna ilişkin olarak can alıcı noktalar ise, enflasyonun önümüzdeki yıl yüzde 5’e oldukça yakın bir seviyede gerçekleşmesinin mümkün olduğunu ve parasal politikada sıkı duruşun devam edeceğini söylemesi oldu. Yurt içinde bir diğer önemli gündem maddesi ise Ekim ayı cari açık verisiydi. Cari açık piyasa beklentisi olan 1.80 milyar doların üzerinde 2.02 dolar açıklanmasına rağmen gerileme eğilimini sürdürdü. Ocak-Ekim döneminde cari açık 33.14 milyar dolar oldu.
15 Aralık haftası beklentileri:
Geçtiğimiz haftalarda yükseliş eğiliminin görüldüğü Borsa İstanbul yılsonuna yaklaşılması ile piyasalarda ralli beklentilerini meydana getirirken, bu haftanın genelinde volatil hareketlerin görüldüğü Borsa İstanbul’da bir dargın bir barışık duruş söz konusuydu. Dolar/TL endeksin seyrinde baskın karakter olarak rol alırken, küresel piyasaların seyrine de iştirak ettiği görüldü. Bu haftanın en önemli gündem maddelerinin başında ABD Merkez Bankası’nın faiz oranı kararı geliyor. Faiz artırımına ilişkin gelebilecek sinyaller piyasalar üzerinde şimdiden etkili olurken, uykusundan uyandığı görülen Dolar/TL’nin 2,3000 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlaması endekse endişe yaratabilir. ABD Merkez Bankası’nın faiz oranı kararı TCMB açısından da önem arz ediyor. ABD Merkez Bankası’nın 24 Aralık’ta yapılacak olan Para Piyasası Kurulu’nun elini rahatlatacak mı sorusu da akıllara geliyor… ABD’deki gelişmeler piyasaların seyrinde pusula etkisi yaratacağından bu hafta Türk lirasının dolar karşısındaki duruşu önem arz etmekte olup, Türk lirasının değer kaybına devam etmesi halinde endeksteki zayıf seyrin devamı ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu hafta Euro Bölgesi’nde görülen yoğun veri akışı da yatırımcılar tarafından yakından takip edilmeli… Geçtiğimiz haftalarda küresel borsalardaki satışlara iştirak eden Borsa İstanbul bu hafta da yurt dışındaki gelişmeleri gündemine alacaktır. Önümüzdeki hafta yurt içinde takip edilecek olan işsizlik oranı verisinin yanı sıra yurt dışında da gündeme konu olacak veri akışının döviz kurları üzerinde hareketlilik yaratabilecek olması nedeniyle dikkatle takip edilmeli. Geçtiğimiz hafta kritik destek seviyesi olan 84.500 seviyeleri bu hafta da önemli direnç seviyesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Endeksin bu hafta da FED endişeleri ile zayıflamaya devam etmesi durumunda 82.500 desteği karşımıza çıkmakta olup, bu seviyenin kırılması endeks açısından olumsuz algı yaratabilir. Endekste yükseliş hareketlerinde ise 84.500 direnci izlenmelidir