Son Dakika Haberler

AKIL SAĞLIĞI. İbrahim Balcı

AKIL SAĞLIĞI. İbrahim Balcı
Okunma : 95 views Yorum Yap

 ibalci_99Ne günlere kaldım Allah’ım… Hani yaşını başını aldı derler ya! Ben de hayli ileri yaşta sayılırım; az değil yaş seksen… Yani bir yerde yere eğilsek, kalkmakta zorlanırız. Ama yine de can beden de ya yaşamdan zevk alırız.

            Neyse bunlar işin şakası! Yaşamdan zevk almayan olur mu? Olmaz tabii! Herkes aklı başında olduğu sürece ve sağlığı da yerindeyse bin yaşına kadar yaşamak ister.  Ama adam gençtir, sağlıklı değildir, hayatı kararmıştır, o adam yaşasa ne olur yaşamasa ne olur? O yaşayan ölüdür! Onu devlet sahiplenmelidir.

            “Devlet başa kuzgun leşe” çok beğenirim bu sözü… Çuk oturmuş bir atasözü… Devlet devletliğini yapmadığı yapamadığı ya da devlet adına görev yapan devlet memurları devletin bireyleri için gerekenleri yapmadığı zaman “Böyle devletin içine…” der çıkarız işin içinden, her halukârda nefretimizi kusarız.

            Öyle ya “devlet baba” diyoruz. Boşuna mı söylüyoruz. Bu devletten çok şeyler beklediğimiz anlamını verir… Verir de ne kadar verir… Aslolan devletin kendisi değil, devlet adına iş görenlerin mevcudiyetidir. Mevcut olanlar, kendilerini devletin üzerinde gördüklerinde devletin içine ederler de bunu kendileri anlamazlar. Anlamazlar değil, anlarlar da anlamazdan gelirler…

            Devleti yöneten mekanizmalar vardır. Bu binlerce çarkın dişlilerinin bir birini  döndürmesi ile çalışır durur. Çarkın dişlilerine yeteri kadar yağ konulmaz ise dişliler arasında önce karıncalanma ve sonra da arızalar başlar… Böyle arızalarla dolu devlette yaşıyoruz.

            Yahu aklım başımda, kalem tutmuşluğum, kalem yalamışlığım var, okuduğumu da anlıyorum ama devleti anlamıyorum…  Bir işim için notere gittim… Her şey iyi de, iki şahit gerekiyor… İşte şahitler, nüfus cüzdanları…. Hemen bir yanıt görevli memurdan “Bunlar olmaz”. Neden olmaz? “Olmaz, çünkü yaşları altmış beşi geçmiş!”  Varsın geçsin ne olacak ki? “Ne olacak var mı? Bakalım akıl sağlığı yerinde mi?” Bakın işte buradalar… “Yok, beyefendi onlar şahit olamaz. Şahitler 65 yaşın altında olacak.  Vekâlet verenin de yaşı 65 ‘i geçmişse o da akıl sağlığı yerinde diye hastaneden rapor alacak!”  Önce getirdiğim şahitleri geri gönderdim, sonra da hanımla birlikte çıktık.

            İlk işimiz hastaneye başvuru, randevu, para yatırma, muayene ve rapor alma, sonra da iki genç şahit ve notere başvuru… Ancak 16.30 da işimiz bitti Oh dedik.

            Şöyle bir düşündüm, bu yasaları yapanlar milletvekilleri değil mi? Onlar bu yasaları yaparken akıl sağlıkları yerinde miydi? Hiç kontrol edildiler mi? Milletvekili adayı olduklarında akıl sağlıkları yerinde olduğuna dair sağlık raporu aldılar mı? Elbette ki “Hayır”. Peki, bu milletvekilleri, yani yaşı altmış beşin üzerinde olanlar, vatandaşın elini kolunu bağlayan yasaları nasıl çıkarıyorlar. Bu nasıl bir şeydir?

            Mecliste yaşı altmış beşin üzerinde olan tüm milletvekillerinin akıl sağlığı yerindedir raporu almaları gerekiyor benim anladığım kadarı ile. Akıl sağlığı yerinde olmayanlar bu asil milleti nasıl temsil ederler…  Akıl alacak gibi değil…

            Hep düşünüyorum siyasetçi olsun ya da olmasın işinin dönmesi için rüşvet veren ya da rüşvet alanla, aracı olanların içinde altmış beş yaşın üzerinde kimse yok mu? Varsa,  bunlar hiçbir yaptırımla karşılaşmazlar. Çünkü akıl sağlıkları yerinde olmadığı için yargılanamazlar.

            Akılsız adamlar, yani akıl sağlığı yerinde olmayan hatta deli olanlar yargılanır mı?

            Buradan anlıyoruz ki ülkemizde akıl sağlığı yerinde olmayanların ve bu nedenle de rüşvet alıp yargılanamayanların sayısı pek fazla…