Son Dakika Haberler

BUGÜNLER DE GEÇER

BUGÜNLER DE GEÇER
Okunma : 299 views Yorum Yap

Sokağa çıkma, maske tak, mesafeyi koru, kalabalıktan uzak
dur… Rica, ikaz, ihtar… Biteviye söyle… Sıkıntıda olmayan kimse yok.

Yatıp kalkıyor herkes aynı sözlerle karşılaşıyor. Banka kapılarında
kuyruk, insanlar aralı aralı, mesafeyi koruyor. Camide imamın ikazı
“maske takalım, kendi seccademizi ya da duvarda ki kâğıt seccadeyi bir
defalık kullanalım, aradaki mesafeye uyalım… Cadde de, sokakta her
yerde maske ve mesafe önemli. Yalnız toplu taşıma araçlarında bu
kuralı uygulamakta hayli zorluklar var. Minibüste koltuk sayısı 10
kadar… Ayakta 20-25 kişi. On kişi ile gitse şoför aç kalır. Bunu
bildiği için ayakta alabildiği kadar alıyor. “Fazla kişi oldu birkaç
kişi İnsin” dese de kimse inmiyor. Otobüslerde de aynı şey. Kurallar
belli, uyum tam değil.

Bütün sorun 65 yaş üzeri insanlar mı? Elbette ki değil.
Ama ağırlıklı olarak yaptırımlar onlara. Caddeler, sokaklar adam dolu,
sahiller keza öyle. Çay bahçeleri ve diğer kapalı olanlar da farklı
değil. İlgililer arka arkaya önlemler alıyor. Açıklıyor halkın
uymasını istiyor. Nasıl olacak bu? :Bir de bunu açıklasalar ya! Bu zor
iş… Zira sadece sokakta olanlar 65 yaş ve üzeri olanlar değil ki. Bu
kadar insanın dışarıda olması üzerine düşünülmesi gerekir ama kim bunu
akıl edecek? Mutlak düşünenler vardır da önlem almakta zorluklar
olduğu ortadadır, bu da sanayi ve ekonomik alanda atılımı
gerektirmektedir. Ki, bu uygulanması en zor olandır. Zira sadece
ülkemiz değil dünya ekonomik krizle boğuşuyor. Bu durum da çaresizliğe
çare bulunması için büyük fedakârlık gerekmektedir. Ülkemizde bunun
yapılması olası görünmüyor. O halde koronovirüs krizi ile işsizlik
krizi at başı gidecek… Bu durumda hükümetin daha etkin iktisadi
kararlar alması. Halkı esnafı rahatlatması lazım!

İyice giyindi, boynuna kaşkolu da sardı, artık sağlamdı.
Evden dışarı çıkacak ve bir süre dolaşacak ve tekrar eve gelecekti.
Bir eksiklik hissetti, sağına soluna baktı. İki adım attı ve geri
dönüp “Bastonum” dedi… Getirdiler bastonu, eline alıp şöyle bir göz
gezdirdi. “Hay Allah” dedi. “Ağabeyimden bana kalan büyük ve önemli
bir miras”… Teker teker merdivenleri inmeye başladı… Ayakları sanki
zorla gidiyordu. Dış kapıyı açtığında gülen güneşle karşılaştı. Harika
bir güneş ama soğuğu da fena değildi. “Pastırma yazı” dedi gülerek.
“Pastırma yazına güvenilmez, insanı öyle bir çarpar ki, yatağa düşürdü
mü bir haftadan önce ayağa kaldırmaz adamı” dedi kendi kendine. Ağır
adımlarla ilerlemeye başladı, Evde oturmaktan sanki yürüme melekesini
kaybetmişti. Yadırgadı ama “biraz gayretle kendime gelirim” dedi
içinden. Ağır adımlarla ilerleye başladı. Cuma namazına gitmekti
niyeti. Öyle de yaptı. Yavaş yavaş indi merdivenleri. Sokaklarda aşina
yüzler. Uzaktan uzaktan bakış ve selamlaşmalar. Yüzlerde maske olduğu
için gelip geçen birbirlerini tanımakta güçlük çektiklerinden daha
ziyade gelip geçenler birkaç adım yürüdükten sonra dönüp bağırıyorlar
“Selam, merhaba, iyi misin?” diye. İlk işi eczaneye gitmek oldu, Eksik
ilaçlarını aldı. Bir iki laf etti ayaküstü. Sonra marketten bir iki
alışveriş… Cuma namazında da aynı uygulama maske, mesafe, seccade…
Koca camide 50 kişi ancak namaz kılabiliyor. Kişiler arasında 1,5
metre mesafe olunca böyle oluyor. Hutbe de bu meret hastalıkla ilgili…

Namaz sonrasında otobüs saatine vakit vardı. Dolaşıp durdu
sahilde, birkaç dostu, birkaç yakın arkadaşını gördü. Taşiskeleden
balık avlayan amatör balıkçıları seyretti. Anlı şanlı reislerin
banklarda oturduklarını gördü. Hepsi de yerlerini çocuklarına terk
etmişler, dinleniyorlar şimdi…

Kimse de eski havayı bulamadı. Hemen herkes durumdan
şikâyetçi, çok kişi evde kalmayı benimsemiş gibi. Çarşıya geldikleri
gibi, bir an önce eve kapağı atma telaşı içinde. O da aynı şeyi yaptı.
Emaneten dükkâna bıraktığı poşetini alıp, fırından ekmek de alıp
otobüs durağına gitti. Kendisi gibi 65 yaşı geçmiş beş altı kişi daha
vardı. Onlarla buluştu. Konuşulanlara iştirak etti. “Tilkinin varacağı
yer kürkçü dükkânıdır. Biz de eve, alıştık, rutin hale geldi” birlikte
gülüştüler. “Bugünler de geçer” diyerek evin yolunu tuttular.

29.11.2020