Son Dakika Haberler

KARŞI DEVRİM Mİ?

KARŞI DEVRİM Mİ?
Okunma : 10 views Yorum Yap

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e ve devrimlerine karşı devrim, Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte başladı ve hala devam ediyor.

Atatürk öldükten sonra sinsice yılan başını yukarı kaldırdı ve dilini dışarı çıkararak tıslamaya başladı. Buna Demokrat Parti iktidarı da alabildiğince yardımcı oldu.

Pilavoğlu tarikatı ile başladı Atatürk Heykellerine saldırı. Hayatı pislikle dolu olmasına karşın, bir çırpıda dinci kesilen gerçekten büyük şair Necip Fazıl’ın kışkırtmaları ve yazılarıyla başlandı cumhuriyete ve Atatürk’e saldırmalar…

Bir tarafta Nurcular, diğer tarafta diğer tarikatlar ve diğer şer yuvaları alabildiğine Cumhuriyeti ve Atatürk devrimlerini çökertmek için çalıştılar…

Demokrat Parti’nin tarih sahnesinden silinmesi pek bir şey değiştirmedi. Şer yuvalarının elemanları kendilerine yeni yerler buldular…

Dinci dernekler, çeşitli isimler altında açtıkları gizli/kapalı, bazı zaman legal kurslar ve dergahlarla devrim karşıtlarını besleyip, yeni elemanlar yetiştirmekle görevlerini en iyi şekilde yapmaya başladılar.

Bazı siyasi partilerin dini istismar etmeleri; Allah’ı, Kur’an-ı Kerim’i, Peygamberi siyaset için kullanmaları yetmediği gibi, bu yola başvuran siyası partilerin anormal çabaları, bir kaç kez parti kapatıldı ise de ortadan kaldırılamadı. Hatta koalisyonlarla da olsa hükümet bile oldular.

Çankaya köşkünde tarikat liderlerini, hoca efendileri, dergah şeyhlerini ağırladılar… Birlikler kurdular, tarikatlar iş merkezleri gibi çalışmaya başladı;

imam hatip liseleri, Kur’an kursları, İlahıyat Fakülteleri imam, vaiz, hafız yetiştirdikleri gibi militan yetiştirmeye başladılar…

Yatılı Kur’an Kursları, yatılı din okulları ve ev ve dergahlarda verilen eğitimler ve yangınlarla ölen onlarca çocuk, cinsel tacize uğrayan onca kız ve oğlan çocuk…

Siyasi hayata atılmalar ve yılların birikimini yani devrime karşı dergah, kurs ve din eğitimi veren okullarda aldıkları eğitimi/talimatı yerine getirmek için boğuşmaya ve kendilerince kutsal savaş vermeye başladılar… AKP iktidarı etrafına toplandılar. Sayın R.Tayyip Edoğan bu topluluğu harika bir şekilde kanalize ederek oylarını aldı. her türlü tavizi AKP iktidarı verdi….

Tabii bütün bunlar olurken Atatürk devrimlerinin en önemlilerin biri olan laiklik berhava edildi… Edilmeye çalışılıyor…

Yandaşlar Sayın R.T. Erdoğan için “Allah’ın özelliklerini üzerinde taşıyan adam” olarak söylemeye başladılar. “Ona dokunmak ibadettir”, “Doğduğu yer mukaddestir”, “AKP ye oy vermek ibadettir” gibi söylemlerle dini saldırganlıklarını doruklara çıkadılar.

Tabii devam ettiler saldırıya. Rize’de Atatürk Heykeli kaldırıldı, son bir kaç gün önce Urfa’da orakla Atatürk heykeline saldırıldı, heykel kırılmak istendi… Bütün bunlar dinin etkisine kapılarak yapılırken, Hoca Efendi diye yıllarca eli eteği öpülen FETTULLAH GÜLEN’in ihaneti ortaya çıktı. Kolkola gezdikleri Fettullah içine sızdığı orduyu, bürokrasiyi, kurum ve kuruluşları kullanarak darbe yapmaya kalktı. Ülkenin içine ettiler.

İyi ki Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy davalarından beraat edenler oldu da bunlar darbeye karşı geldiler ve 249 kişinin ölümü 3 bina yakın insanın yaralanması ile olay bastırılabildi.

Bütün bunlar ortada iken gel de rahmetli PROF. DR. YAŞAR NURİ’nin şu sözlerini alkışlama: “Düşmana karşı savaşmış din adamı da vardır, düşmanla bir Atatürk’e karşı savaşmış din adamı da. Sorun dinde değil, adamdadır.”… Esas sözleri ise HEYKELLERE SALDIRAN MECZUPLARDIR. ŞÖYLE DİYOR
“ATATÜRK CEHENNEME GİDECEKTE BUNLAR CENNETE GİDECEKMİŞ ! ULAN, SEN CENNETİ AHIR MI SANDIN? HAYVAN!”
Bence başka söze gerek yok.:

Yazan İbrahim Balcı