Son Dakika Haberler

NE KADAR GÜZEL! İbrahim Balcı

NE KADAR GÜZEL! İbrahim Balcı
Okunma : 37 views Yorum Yap


ibalciNE KADAR GÜZEL…. Demek ki her ne kadar Türk ve Atatürk Milliyetçiliği unutturulmak istense de; milli bayramların kaldırılması çalışmaları yapılsa da, zorunlu olarak bayram kutlamasına gidildiğinde kutlamaların etkinliği en aza indirilse de; ülkenin Cumhuriyetin ilk dönemlerinden 2002 ye kadar olan kazanımları ne kadar yavaş yavaş ve bilinçli olarak yabancı dostlara peşkeş çekilse de, yandaş medyaya, medya patronlarına ve yandaş yalaka iş adamlarına altın servis tabağında sunulsa da düşüncelerini gerçekleştiremeyeceklerdir. Ne kadar güzel… Nihayet bunu anlamış olduk.

NE KADAR GÜZEL…. Cumhuriyetin kazanımlarına el uzatıldı, yerle bir edildi… Ülke içinde ve ülke dışında, ülkenin itibarı sıfırlandı… Perişan edildi, bir tane dost kalmadı.

OYSA….. Cumhuriyeti kuranlar, Lozan’la birlikte “BİZ GÜÇLÜ BİR VARLIĞIZ. TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN BİR DEVLETİZ” diye haykırmayı bilmiştir. Cemiyet-i Akvam’a girmek için başvurun diyenlere ULU ÖNDER, BAŞKOMUTAN, GÜZEL İNSAN MUSTAFA KEMAL “Ben böyle bir şey yapmam, bizim hükümetimiz böyle bir şey yapmaz. Savaşın galibi biziz. Cemiyet-i Akvam (Yani Birleşmiş Milletler) bizi davet ederse girmeyi düşünürüz” diyerek Türk ulusunun ne denli kendine güvenen bir ulus olduğunu göstermiş ve Cemiyet-i Akvam TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ, üyelik için davet etmek zorunda kalmıştır…

NE KADAR GÜZEL….. Böyle bir ulusun itibarı kalmadı. Komşu ülkelerle kavgalı, Müslüman ülkelerin adeta baş düşmanı… Arayanı soranı yok…. Sadece yurt dışında değil yurt içinde de yıkılış başladı… İçeride çıkan her bir olaydan sonra bir büyük kriz yaşanıyor… Şimdi de gözle kaş arasında İSRAİL’İN NATO’ya alınmasına karar verilmiş; bir kaç gün önce ülkenin elini kolunu bağlayan PETROL YASASI ile ülkenin yer altı kaynakları yabancılara peşkeş çekildi…

NE KADAR GÜZEL…. Bütün bunlar olacak ve Türk Gençliği susacak! Sabırlıdır Türk çocukları; onları yetiştiren analar, babalar sabırlıdır…. AMA BİR YERE KADAR… Eğer Başbakan olarak sahneye çıkar Mustafa Kemal ile yakın arkadaşı, Cumhuriyetin kurucusu iki kişiye “AYYAŞ” dersen, dünya ters döner…. DÖNDÜ…. DEVAM EDİYOR…

NE KADAR GÜZEL…..İşte güzel olan bu…. Yani Kuva-yı Milliyenin birden bire ortaya çıkması… “AYYAŞ” ı sadece işaret olarak aldılar, parola GEZİ deyip toplandılar… İşte böyle başladı ŞANLI TAKSİM/GEZİ DİRENİŞİ… Katılan herkes aklı başında, ne yaptığını biliyor, hiç kimseye, hiç bir iş yerine zarar vermeden toplanmış duruyor, marş söylüyor…. Pabuç pahalı direniş yayılıyor, kuvayı milliye genişliyor… Kuvayı Milliyenin sesine kulak verilmeli… Zorla güzellik olmadığı tarihi bir hakikattir. Demokrasinin iyi tarafı, tarafların birbirlerini dinlemeleri ve birbirlerine güvenmeleridir… Polis ve diğer kolluk kuvvetleri Devletin kuvvetleridir. Bunların iyi kullanılması önemlidir. Keyfi kullanıldığında çok değişik şeyler olabilir. Bu da büyük haksızlıkları meydana getirir, tamiri güç olaylar meydana gelebilir…. O nedenle yöneticilerin basiretli olmaları gereklidir…. Kolluk kuvvetleri mensuplarının imanlı, insan sevgisi ile dolu, çağdaş düşünceli, empati yapacak kadar sağlıklı düşünmeleri gerekmektedir. Cemaat kafası ile bu olmaz, bunu bilhassa belirtmeliyiz…

NE KADAR GÜZEL…. Demek ki, en umulmadık ama en gerekli anda Kuvayı Milliye ayağa kalkmaktadır. Tıpkı Simitçi Hasan Efendi gibi (İşgal İstanbul’unda, İngilizler Meclisi Mebusan Caddesindeki son Osmanlı Meclisini basmak için hazırlık yaparken, Karaköy’de köye başında simit satan Hasan Efendi, hareketin baskın olacağı, Meclisin basılacağını anlar ve koşarak Sirkeci Postanesine gider ve görevli memura durumu bildirir. Memur da telsizle durum Ankara’da Mustafa Kemal’e bildirir). İşte o günkü Simitçi Hasan Efendi, bu kez bir değil binler olarak Kuvayı Milliye olarak sokaklara döküldü… NE KADAR GÜZEL DEĞİL Mİ?