Son Dakika Haberler

SARIYER ANSİKLOPEDİSİ-90

SARIYER ANSİKLOPEDİSİ-90
Okunma : 728 views Yorum Yap

SALMAN, Dr. Mehmet G. (İst. 1946): İ.Ü.Çapa Tıp Fakültesinden mezun oldu. Şişli Etfal Hastanesinde ihtisasını yaptı ve aynı yerde çalıştı. Bilahare Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinde Başhekim olarak görev yaptıktan sonra İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak çalıştı. Güreş ve Boks Federasyonlarının sağlık kurullarında bulundu. Boks ve Güreş Milli takımlar doktorluğu yaptı. İstanbul Hıfzı Sıhha Kurulu üyeliği de yaptı. Sarıyer Spor Kulübü’nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi ve 15 yıldan fazla kulüp doktoru olarak görev yaptı. Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi Başhekimliği görevini uzun süre yaptıktan sonra emekli oldu.

SALTIK, MÜŞFİK (İst. 1962): Tiyatroya 1976 yılında Sarıyer V.K.V. Lisesi Tiyatro kolunda başladı. 1979 yılında Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi Tiyatrosuna girdi. Rüştem Ayral, Rauf Altıntak ve Vecihi Ofluoğlu’dan Tiyatro eğitimi, Nedret Selçuker’den diksiyon dersleri aldı. Sarıyer Belediy Tiyatrosunda eğitmen, yönetmen ve oyuncu olarak çalıştı, Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokulunda 2004-2005 öğretim yılında tiyatro dersleri verdi. Haziran 2005 tarihinde Sarıyerliler Derneği bünyesinde “Tiyatro Sader” i kurdu 2008 lılında Tiyatro Sader’i genç öğrencilerine emanet ederek İstanbul’dan Balıkesir Ayvalık ilçesine göç etti. Halen Ayvalık’ta yaşamaktadır. Yazdığı oyunlar: Yunus Emre, Sorgular İlişkiler, Hiçbir Şey İçin Geç Değildir, Küçük Adam, Kim Haklı, Politik Acı, Seyyah, Çamlıcanın Üç Gülü, Yarım Ekmek Arası Kabare, Kahkaha Kabare’dir.

SALTUK DEDE TÜRBESİ: Türbe Rumelifener Köyünde ve Tahlisiye Feneri’nin içindedir. Mezar taşındaki kitabesinden ölüm tarihinin 1788/1789 olduğu anlaşılmaktadır. Bu yatıra “Saltuk Dede” denildiği gibi “Saltuk Baba” ve “Sarı Saltuk” da denilmektedir. Sarı Saltuk’un esas adı Ebu Hayr Muhammed Buhari’dir. 1300’de öldüğü kabul görür. Sarı Saltuk ile ilgili hikayeler değişiklik gösterir. Türkiye’nin birkaç yerinde Saltuk Dede, Saltuk Baba veya Sarı Saltuk türbesi olduğu gibi Balkan ülkelerinde de (Arnavutluk, Yugoslavya, Bulgaristan, Moldovya ve Romanya’da da) bulunmaktadır. Köy balıkçıları balığa giderken türbe önünden geçmeyi ve yatırın ruhu için dua etmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir.

SANCAKLI, Saffet (Tutin, Yugoslavya, 1966): Beşiktaş’tan kiralandı (1990). Sarıyer forması altında 11 lig, 2 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 16 resmi ve 2 özel maçla birlikte toplam olarak 18 maçta oynadı. Turnuva maçlarında 1 gol attı. 20 kez A Milli, 1 kez Ümit Milli 2 kez de Ordu Milli olmak üzere 23 kez Milli Takım formasını giydi. Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Kocaeli spor, Eskişehir spor ve Konyaspor, Gaziosmanpaşa, Vefa gibi takımlarda oynadı. Siyasete MHP de başladı ve TBMM de Kocaeli Milletvekili olarak görev yaptı (2014-2018, 2018-2022).

SANDALCIYAN SAHİLHANESİ: Büyükdere, Piyasa Caddesi üzerindedir. Sultan Abdülhamid döneminde sarayın kuyumcubaşısı Sandalcıyan tarafından inşa edilmiştir. Sonraları sahilhane Karlo Tokater tarafından satın alınıyor. 1990 yılında ise sahilhane Özer Uzunhasan ve ortakları tarafından satın alınarak yıktırılmış ve eskisi durumu dikkate alınarak aynen yenilenmiştir.

SANDIKÇI, Ali (İst. 1948): Maden’lidir. İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinden Makine Mühendisi olarak mezun oldu. Memuriyet hayatına Devlet Deniz Yolları İstinye Tersanesinde başladı. 1984-1989 yılları arasında Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi ve Sarıyer’in ilk Belediye Başkanı oldu. Başkanlığı sona erdikten sonra kendi inşaat firmasını kurdu ve birçok projenin yürütülmesinde görev yaptı.

SANDOZ YALISI: Yeniköy’de Köybaşı Caddesi üzerindedir. Sandoz Yalısı olarak bilinen bu yalı sahibi Mösyö Pardoe’den Fuat ve Feriha İrel satın almıştır.

SANLAV, Ümit (Sarıyer, 1973): İlk ve ortaokulu Sarıyer’de okudu, Şişli Endüstri Meslek Lisesi Telekomünasyon Bölümünü bitirdi. Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünden mezun oldu. Genç yaşta iş hayatına atıldı, mesleği ile ilgili çalışmalar yaparken, bir yandan da Sarıyer’de “Sarıyer Haber Gazetesi”ni (2001) çıkardı. Değişik basın organlarında yazar, fotoğraf sanatçısı, yapımcı ve yönetmen olarak görev yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi Basından Sorumlu Rektör Danışmanlığı, özel bir kolejde kurumsal iletişim müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şirketlerinde Medya ve PR Danışmanlığı, Ortadoğu Holding Kurumsal İletişim Direktörlüğü, İbn Haldun Üniversitesi Kurumsal iletişim Müdürlüğü yaptı. İnternet ve sosyal medyanın tarihi ve gelişimi ile etkin kullanımının değerlendirildiği, alanında ilk kitap olan “Sosyal Medya Savaşları” kitabı yazdı. Ümit Sanlav, bu kitapta sosyal medyanın önemi ile sosyal medyanın sınırsız ve sonsuz faydalarının yanı sıra, yanlış kullanıldığında oluşabilecek zarar ve tehditlere de değindi. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) kurucu başkan yardımcısı olan Ümit Sanlav, YTÜ’de başlayıp, sivil platform olarak devam eden Eğitim Teknolojileri Zirvelerinin tamamında Medya Koordinatörlüğü yaptı, Eğitim-Medya oturumları düzenledi. Ayrıca MEB tarafından düzenlenen tüm MEB Fatih ETZ’lere de davet edilen Sanlav, “Medya ve Eğitim” konulu oturumların Moderatörlüğünü ve sunumlar yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi Prestij Yayın grubunda yer alan “Yıldızlar Dergisi” Genel Yayın Yönetmenliği, Yıldız Teknik Üniversitesi TV Genel Yayın Yönetmenliği, Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Danışmanlığı gibi alanlarda da çalışmalar yapan Sanlav, Teknoloji, İnternet ve Sosyal Medya Konularında sık sık TV ve Gazetelerin görüşüne müracaat ettiği isim oldu.

 SANTA MARİA KİLİSESİ: Büyükdere Latin Kilisesi olarak bilinen Santa Maria isimli İtalyan Katolik Kilisesi çocuk parkının karşısında olup 1866’da inşa edildi. Kilisenin bir bölümü (İdare kısmı) bir süre Sarıyer belediyesi tarafından kullanıldı. Kilise ibadete açık olup, bakımı yapılmakta ve tarihi özelliğini korumaktadır.

SANTUKND (SURP) ERMENİ KİLİSESİ: Rumelihisarı Durmuş Dede sokağındaki bu kilise küçük bir kiliseydi. Ahşap kilise 1816’da onarıldı. Bilahare yıkıldı ve yeniden daha büyük olarak inşa edildi. Kiliseye aziz Bakire Santuknd Kilisesi denilmektedir. 1972’de yanan kilise 1973’de yeniden inşa edildi. Kilise bahçesinde bir okul bir de mezarlık bulunuyordu (Bkz: Tateosyon Okulu).

SARAÇ, Süreyya (Rize, 1938): Rize Gençlik Kulübünden transfer edildi. Aralıklı olarak iki sezon (1959-1960 ve 1961-1962) Sarıyer’de tescilli kaldı. Bu süre içinde 36 lig ve 4 özel olmak üzere 40 maçta forma giydi. Lig maçlarında 15 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 16 gol kazandırdı. Sarıyer S.K. tarihinde bir maçta en çok gol atan futbolcudur. Sarıyer’in Davutpaşa’yı (9-0) yendiği lig maçında takımının 5 golünü kaybetti.

SARAY ARKASI: Sarıyer Ali Kethüda (Merkez) Camii’nin Yenimahalle tarafında ve camiin yan tarafındaki kapısının karşısındaki sokaktır. Bu sokakta ve deniz kenarında bulunan Avcı Mehmet Paşa’ya ait Saray tipi yalı nedeni ile sokağa Saray Arkası Sokak denilmiştir. Saray’ın önü balıkçılar için voli yeridir.

SARAY ARKASI SOKAK: Sarıyer Merkezdeki sokaklardan biridir. Ali Kethüda camiinden Taşiskeleye (Denize) giderken soldaki ilk sokaktır. Bu sokak sahile iner ve yalılarla kucaklaşır. İsmini de denizle iç içe olan Mehmet Ali Paşa Sarayından almıştır. Bu sokağın önemli ismi Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın soyundan olan Celadet, Siret ve Recai kardeşlerdir. Celadet Barbarosoğlu Tekel Genel Müdürü, DanıştayÜyesi olarak görev yaptı. Çok önemli bir şair ve bestekârdı.

SARFİT HUZUR SPOR KOMPLEKSİ: Sarıyer Belediesi tarafından yapılan, çok amaçlı ve modern bir spor kompleksidir. Futbol, voleybol ve tenis alanları, yüzme havuzu ile donanımlı olup, yanında Ayşen Gruda ismini taşyan bir park bulunuyor. Tesis Huzur Mahallesi Cumhuriyet ve Demokrasi Caddesi üzerindedir. Kapı Nosu 10’dur.

SARI SALTUK DEDE ÇEŞMESİ: Rumelifeneri’nde Limana inerken solda bulunan Fenerin etrafını çevreleyen duvara bitişik basit bir duvar çeşmesidir (1969). Çeşme 2001’de onarıldı. Balıkçılar avlanmaya giderlerken bu çeşme başında toplanıp bol bereket için dua ederler.

SARI BABA: Sarı Baba olarak bilinen ve merkez Sarıyer’de hamam sokakta türbesi bulunan zatın mezar taşındaki ismi “Sarıer” dir. Ölüm tarihi 857 (1441) olarak görülmektedir. Bazı kayıtlarda Fatih Sultan Mehmet dönemi erlerinden olduğu kaydı vardır. Süheyl Ünver İstanbul Risaleleri eserinin 5. cildinde “Sarıer” den şöyle bahseder: “Sarıyer’de, orada bulunan 14. İlkokulda yatar. Yukarısı mahrut, üstüvani mezar taşı kitabesinde şöyle yazılıdır:”Merhum ve mağfur el-muhtaç ila rahmeti Rabbibi’l Gafur Sarı Er ruhuna Fatiha sene 857”. “Sarıer” ismi zamanla Sarı Baba’ya dönüştü ve öyle kaldı. Mezarı da Sarıyer cami lojmanı yapılırken, İlkokulun bahçesinden alınıp bugünkü yerine konuldu. Buradaki Sarı Baba Dergâhı bahçesindeki mezar da ise “Kara Baba” isimli bir bulunduğu söylenmektedir. Sarı Baba isminin, zamanla Sarıyer’e dönüştüğü ve semtin bu ismi aldığı söylentisi yaygındır

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)