Son Dakika Haberler

SARIYER ANSİKLOPEDİSİ-93

SARIYER ANSİKLOPEDİSİ-93
Okunma : 475 views Yorum Yap

SARIYER İLÇESİ TURİZM TANITMA DERNEĞİ: Büyükdere’de faaliyet gösteren dernek sosyal içerikli çalışmalarla bir süre yararlı işler yaptı. Tanıtma amaçlı olmak üzere Sarıyer ve Büyükdere adlı iki kitapçık çıkardı. Fakat devamı gelmedi.

SARIYER İLÇESİ YOKSULLARI KORUMA YURDU: 10.3.1933 İğneadalı lakaplı Haydar Doğ tarafından kuruldu. Kurucular heyeti Haydar Doğ’un başkanlığında Kazım Esen, Fahri Hamiş, Şakir Şatır, İzzet Ağatan’dan meydana geliyordu. Yoksulları Koruma Yurdu Merkezi Sarıyer/Yenimahalle’de, bugünkü muhtarlığın karşısında ve Gazino bahçesindeki bir küçük binada idi. Yoksulları Koruma Yurdu 1965 yılında kapandı.

SARIYER İMAM HATİP LİSESİ: Sarıyer İmam Hatip Lisesi 1975/1976 ders yılında İstinye’de kiralık bir binada eğitime başladı. 1976/1977’de yeni binasına taşındı. Okul devamlı büyüme göstermiş ve derslik sayısı 38’e yükselmiştir. Şu an Sarıyer Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak eğitim vermektedir.

SARIYER İMAM HÜSEYİN CEM EVİ: Cumhuriyet Mahallesi Araba Yolu Caddesi üzerinde olup mimari Gökan Zeybek’tir. Cemevi 3.120 m²’lik bir alanı kapsamaktadır. 6 katlı cemevi aynı zamanda kültür merkezidir. Cemevinde konferans salonu, yemekhane, cenaze hizmet birimi, kütüphane, kurs sınıfları, yönetim birimi odaları, sosyal dayanışma ve hizmet birimleri var. Cemevinin temeli 10.09.2013 atıldı, 10.06.2015’de hizmete açıldı.

SARIYER İSMAİL AKGÜN DEVLET HASTANESİ: Merkez Sarıyer’de Bürümcük Sokakta 1948’de “Sarıyer İsmail Akgün Dispanseri” olarak açıldı. İhtiyaçlara yanıt vermeyince çarşı içindeki şimdiki yerinde yapılan binasına taşındı. 1960’da yeni binasında hizmete giren dispanser, setin ihtiyacının karşılanabilmesi için hastaneye dönüştürüldü. Hastanenin devamlı büyütülmesi gayretleri sonunda 2.400 m²’lik alan üzerine dört katlı hastane yapıldı. Hastane 1985’de “Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi” adıyla hizmete açıldı. Hastanenin bu gün gelmesinde, dispanserin kurulmasını sağlayan ve kurulan derneğin başkanı olarak dispanseri hastaneye dönüştüren, hayırsever İsmail Akgün, Uzun yıllardan beri Başhekim olarak görev yapan Dr. Mehmet Salman, hayırseverlerden Atalay Kaban ve Hacı Ömer Üzger’in büyük katkıları oldu. 

SARIYER KAPALI SPOR SALONU: Stadın yanındadır. 800 seyirci kapasitesi vardır. Voleybol ve basketbol maçları için yapılmasına karşın bu sporlar için yeterli görülmedi ve boks, karate,  tekvando gibi sporlara tahnsis edildi.

SARIYER KARAKÖY BÖREKÇİSİ: Tarihi Sarıyer-Karaköy börekçisi 1895’de Mehmet Ali Efendi tarafından açıldı. Bir süre sonra fırını Makedonya göçmenlerinden Kozmo Efendi devretti. Fırını önce Kozmo Efendi sonra da oğlu Dimitri Efendi çalıştırdılar. Bilahare fırın tekrar sahibi Mehmet Ali Efendi’ye geçti ve uzun yıllar çalıştırıldı. Mehmet Ali Efendi’den sonra oğlu Ahmet Bey börekçiliği devam ettirdi. Sonraları iki damadı sırasıyla çalıştırmayı başardılar. Genç nesilden olanlar değişik yerlerde beş altı şube açmalarına karşın başarılı olamadılar. Neticede 2007 yılında Sarıyer’in dünyaca ünlü Sarıyer-Karaköy fırını işleticini iflası üzerine elden çıktı. Fırın yine çalışmakta fakat sahibi değişti.

SARIYER KARAKOL BİNASI (ORDU EVİ): Merkez Sarıyer’de Mesarburnu caddesi üzerinde ve deniz kenarındadır. Sadrazam İbrahim Paşa zamanında ve (1327-1911) yılında yaptırılmıştır. Kitabesinde “Bu mebnada yapıldı bu karakolhane-i bala” yazmaktadır. Yenimahalle Pazarbaşı’nda, Büyükdere ve Yeniköy’de (Askerlik Şubesi) eşi vardır. Karakol ve Gümrük binası olarak kullanılan bu tarihi bina bilahare Askeri Mahfel yani Ordu Evi olarak kullanılmaya başlandı. Bina kounmasına karşın çevresine müştemilat yapıldı.

SARIYER KAYMAKAMLIĞI: Sarıyer 15 Mayıs 1930’da ilçe oldu. Kaymakamlık Büyükdere’deki Beyazcıyan yalısında 1967 yılına kadar faaliyet gösterdikten sonra merkez Sarıyer’deki yeni binasına daha sonra 2013 yılında da Ferahevler Mahallesine taşındı.

SARIYER KAZASI İLKOKULLARDA YOKSUL ÇOCUKLARA YARDIM CEMİYETİ: 23.01.1940 tarihinde İlkokul öğrencilerine yardım amacı ile kuruldu. Merkezi Sarıyer CHP binasında bulunuyordu. Salih Özden başkandı. Devam ettirilemedi ve kapandı.

SARIYER KAZASI LOZAN MÜBADİLLERİ DERNEĞİ: Sarıyer köylerinde Bahçeköy’de 2008 yılı içinde; Hüsnü Yazıcı, Murat Yazıcı, Saim Karaman, Abdullah Şen, Mehmet Dalkıran, Doğan Altıntaş ve Ahmet Özdemir tarafından kurulan Derneğin kurucu Başkanı Hüsnü Yazıcı’dır.

SARIYER KIZ MESLEK LİSESİ: Okul 1945 yılında Sarıyer Akşam Kız Sanat Okulu adıyla Büyükdere’de Uzun Fıstık sokaktaki binasında eğitime başladı. 1969’da İtalyan Kilisesinden satın alınan Azatlı Sokaktaki bugünkü binasına taşındı. 1973’de okulun adı Sarıyer Pratik Kız Sanat Okulu oldu. Bu okulun içinde 1980/1981 öğretim yılında Sarıyer Kız Meslek Lisesi faaliyete geçti. Okul, Pratik Kız Sanat Okulunu da bünyesine alarak eğitime devam etmektedir. Bu okulun içinde Sarıyer Şükran Ülgezen Anadolu Kız Meslek Lisesi eğitim ve öğretime başladı. Okul 1993/1994’de İstinye’deki binasına taşındı.

SARIYER KİRAZI: Sarıyer’in kirazı meşhurdur. Sarıyer ve Çırçır vadisi ile Zekeriyaköy’de yetişen kiraza “Lal Kirazı” denir ve çok meşhurdur. Evliye Çelebi seyahatnamesinde şöyle yazar: ”La’l-gûn kirz-ı âbdar’ı (Sulu Kırmızı kirazı) meşhurdu ve her bir kirazdan100 damla su çıkardı” İstanbullular 17.yy.da kiraz mevsimi gelince Sarıyer’e kiraz yemeğe giderlerdi. IV. Murat (1623-1640) ve IV. Murad (1648-1687)’de Sarıyer’deki Çelebi Solak Bahçesinde (Spor kompleksinin bulunduğu alan)  “Kiraz faslı” düzenlenmekteydi.

SARIYER KONAKLARI: Sarıyer Şifa Suyu Konaklarını kuzey-doğu tarafında bulunuyor. Şifa Suyu Mesiresi ve üst kısmı ile Çırçır Mesiresinin üst kısımları imara açılınca siteler yapılarak alan değerlendirildi. Buralardaki en önemli sitelerden biri Sarıyer Konaklarıdır.

SARIYER KÖPRÜLERİ: Sarıyer Merkez Mahallesini ortadan bölün Sarıyer deresi üzerinde yedi köprü bulunuyordu. Köprüler Hünkarsuyu mesiresi önünden başlar denize kadar inen dere üzerinde bulunuyordu. Birinci köprü Hünkâr Suyu mesiresi önünde idi halen buradadır. İkinci köprü Orta Çeşme’de olup, Teknecik Deresinin Sarıyer Deresi ile birleştiği yerdedir. Üçüncü dere Eski Pertevniyal İlkokulu şimdiki Belediye Kültür Merkezinin önünde idi. Dördüncü Köprü Sırrı Bey sokak ile Kudretullah Efendi Sokağını birbirine bağlıyordu. Beşinci köprü Yalçınkaya Sokak ile Kekik Sokağı, altıncı körpe Av. Aziz Özgür Sokak ile Türbe Çeşme Sokağı birbirine bağlıyordu. Son köprü ise Sarıyer Yenimahalle Caddesi üzerinde, Yapı Kredi ile İş Bankası; Sarıyer Muhallebicisi ile karşısındaki kebapçı arasında bulunuyordu.    

SARIYER MANŞET GAZETESİ: 2008 yılında imtiyaz sahibi Ömer Zeki Canıbeyaz tarafından yayın hayatına kazandırılan Sarıyer’in yerel gazetelerinden biridir. Aylık çıkmakta olup yayın hayatını devam ettirmektedir.

SARIYER MEHMET AKİF ERSOY PARKI: Sarıyer mekez mahallesinde Sarıyer vapur iskelesi ile İDO vapur iskelesi arasındadadır. Büyük bir alan içinde kurulmuştur. Çeşitli türde ağaçlar, çocuk oyun grubu, çeşme ve Mehmet Akif Ersoy’un bir büstü bulunuyor. Muhtarlık ofisi bu parkın içindedir. 

SARIYER MERKEZ AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ: Merkez Sarıyer Sefir Sokak üzerinde, eski kaymakamlık binası, hnalen Sarıyer Müftülügü binasının alt katında hizmet vermektedir.

SARIYER MERKEZ KIZ KUR’AN KURSU: Zümrütevler Tatariler Camii altındaki yerleşkesinde Kız Kur’an kursu eğitimi verilmektedir. Kurs Diyanet Başkanlığına bağlıdır.

SARIYER MERKEZ MAHALLESİ: İlçenin deniz sahili mahallelerindendir. Yenimahalle, Rumelikavağı, Zekeriyaköy, Kocataş, Maden ve Büyükdere’den sınır almaktadır. Antik çağda ismi Simas’tı ve “Kutsal Ana”, “Kutlu/Güzel-Akarsu” veya “Kutlu/Güzel-Su-Irmağı” anlamlarını veriyordu. Bizans öncesi ve Bizanslar döneminde “Saron” da denilmesine karşın, deresinin ismi olan “Skletrinas” da semtin ismi olarak kabul görüyordu. Sonraları “Mesarburnu” olarak da isimlendirildi. Sarıyer’in; Bizansların son dönemleri ile Osmanlılar dönemindeki ismi Sarıyar’dı. Bu ismi kuzeyindeki dağ topraklarının sarı olmasından ve buradan altın madeni çıkarılmasından alıyordu. Sarıyer isminin, çarşı içinde bulunan bir yatırdan aldığı da söylenir. Yatırın mezartaşı kitabesindeki ölüm tarihi 857 (1441) dir ve ismi de “Sarı Er’ Baba”dır. Bu yatırın isminin Sarıyer’e verildiği ve böylece Sarı Er’in Sarıyer’e dönüştüğü söylentisi yaygındır. Her üç tez de semtin Sarıyer ismine uygundur. Bir de Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Sarıyer ile ilgili bir bölüm vardır ve şöyle yazmaktadır “Burası ta İskender Zulkarneyn zamanında mamur bir büyük şehir idi. İskender, Karadeniz ile Akdeniz’i birleştirmek için iki denizin arasını kazdırırken, bu yerde altın madeni bulmuş ve denizi biraz ilerden kazdırarak, buraya bir şehir kurdurmuştur. İsmini de Fondıra şehri koymuştur”. Bu anlatımda da Altın madeni ön plana çıktığından Sarıyer ismini Sarı yarlarından ve çıkan altın madeninden aldığı söylemi ağırlık kazanır. 1992 nüfus sayımına göre merkez mahallesinin nüfusu 12.282’dir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)