Son Dakika Haberler

SARIYER’DE YEDİ KÖŞK -2-

SARIYER’DE YEDİ KÖŞK -2-
Okunma : 256 views Yorum Yap

Sarıyer merkez ve çevresi sahilhane, yalı, köşk, saray ve
konaklarla doludur. Bunun nedeni yazın İstanbul’da bulunanların
Sarıyer’i daha ziyade Boğaziçi’ni tercih etmeleridir.

İlk denemeler birkaç aylığına olurdu, sonraları tamamen değişti ve alışkanlıklarını
terk edemeyenler: yalılar, sar aylar, köşkler ve konaklar yaptırarak
ya da satın alarak yerleşik düzene geçtiler. Böylece Sarıyer çevre
yerleşim yerlerinin insan kalitesi de artmış oldu ve bu nedenle de bu
alanlar cazibe merkezi haline geldi.

Bu yazı dizisinde Sarıyer’deki köşklerden bahsedeceğim,
yıkılıp gidenlerin, yıkılmak üzere olanların ve yaşatılmaya
çalışılanların hatırlanması ve Sarıyer’in kültür zenginliğine katkıda
bulunmak için.

 

Çobanoğlu Köşkü Sarıyer’in en görkemli köşklerinden
biridir. Ortaçeşme caddesi üzerindedir. Sahibi Alb. Doktor Fehmi
Çobanoğlu’dur. Sarıyerli dir ve 1950 de Demokrat Partiden Erzurum
Milletvekili olarak TBMM de görev yaptı. Fehim Bey, iyiliksever bir
insan olmalı ki Köşkü Türk Kızılayı Naile Sağlam Dispanserine
bağışladı. Büyük bahçesine bir kâgir tek katlı dispanser binası
yapıldı. Çobanoğlu Köşke müthiş mimarisi ile göz kamaştırır.
Cihannüması, işlemeleri, oymaları, mazgalları, köşelerindeki kule
çıkıntıları ile dikkat çeker… Binanın arayanı yok, soranı yok,
Çobanoğlu öldü gitti köşk yoksun kaldı derken Taaa ABD den ve
Teksas’dan biri beni aradı, konuştuk. Telefonumu nasıl buldu sormadım,
zira kitaplarımdan öğrenmiştir. Geldi, buluştuk. Rahmetli’nin torunu
Zeki Tolunay çok heyecanlı idi. Telefonla konuştuğumuz kadar hisli ve
duygusaldı. “Bana Dedemin bağışladığı köşkü gösterin” deyince alıp
götürdüm. Dakikalarca bakıp inceledi, sorular sordu cevaplarını
verdik. Mutlu ayrıldı, “dedem hayırlı bir iş yapmış” dedi,

 

Dursun Fakih Sokak danence biraz da Sarıyer akla gelir. Zira bu sokak
Sarıyer’in en derli toplu sokağı ve bilhassa zenginlerin yoğun olduğu
bir sokaktı. Sakin bir yaşam vardı, ağırbaşlılık, semte bağlılık ve
muhafazakârlık bir sokak sakinlerinin özelliklerindendi. Bu sokakta
kendini kabul ettiren insanlardan biri de Molla Mustafa Efendi idi.
Gel zaman git zaman bu köşkte elden çıktı. Almanya’da yıllarca çalışan
bir vatandaş tarafından satın alındı ve hayli masraf ederek ve aslına
sadık kalarak köşkü yeniden yaptırarak önemli bir kültür hizmeti
yaptı. Bu köşk torun Mualla hanımla şöhret oldu tanınır oldu.
Sarıyer’in güzel kızına vuruldu yakışıklı Gülle Esat, birbirlerine söz
verdiler evlenecekler. Ama sözde duramadı Mualla. Esat askerden
dönmeden birine gönül kaptırdı. Terhisini takiben bunu Esat’a
açıklayınca kızılca kıyamet koptu ve Esat intihar ederek hayata veda
etti (Bir Tutam Sarıyer’li ve Simas’tan Sarıyer’e kitapları)

Piriştinalı Halil Paşa Köşkü Dursun Fakih Sokaktadır. Mükemmel bir
köşktür, mimarisi fevkalade güzeldir. Halil Paşa Piriştineli olduğuna
göre Arnavut olmalı. Nitekim bizim bildiğimiz Musa ve İlyas Erimli
kardeşlerde Arnavut’tu. Aman öyle bir zaman geldi ki köşk
sahip değiştirdi. Zira tamirine çok büyük para gerekiyordu. Köşk
Temel-Nizam Şengün kardeşlere geçti. Viran halde olan köşk balıkçı
mağazası olarak kullanıldı ve nihayet satışa çıkarıldı. Köşkü Şener
Mustaoğlu satın aldı, aslına sadık kalarak bina yeden inşa edildi ve
harika köşk meydana çıktı. Böylece Şener Mustaoğlu tarafından
Sarıyer’e örnek bir köşk kazandırılmış oldu.

Yelkenciler köşkü de bu sokaktadır. Köşk büyük bir bahçe içindedir.
Yelkenciler köşkü denesinin nedeni, sahiplerinin ahşap tekne sahibi
olmaları ve teknelerinde yelken kullanmalarından ileri geldi söylemi
yaygındır. Köşkü kim yaptırdı onu saptayamadık ama Rasim Kaptan’ın
olduğunu biliyoruz. Bu köşkte harika mimarisi ile örnek köşklerden
biri. Cihannuması ve işlemeleri ile dikkat çeker. Uzun yıllar yaşam
mücadelesi verdi ve nihayet bir süne önce yine Sarıyerli balıkçı reisi
bir aileye satıldı. Yeniden inşa edilmesi Sarıyer için büyük kazanç
olacaktır.

Selanik Valisi Sapancalı Hasan Fehmi Paşa Konağı da bu sokakta ve sol
tarafta bulunuyordu. Ne var ki zamana yenik düştü ve yıkılıp gitti
yerine apartman yapıldı.

Yedi Sekiz Hasan Paşa Köşkü, Gazi Osman Paşa Sokağı üzerindedir. Köşk
uzun yıllar hayata direnmiş ve sonunda yıkılıp gitmiştir. Şimdi
yerinde yeller esiyor. Yedi Sekiz Hasan Paşa önemli paşalardan
biridir. II. Abdülhamit’i öldürme planları yapan Hürriyet yanlısı Ali
Suavi’yi başına vurduğu bir odun darbesi ile öldürerek (20.05.1878)
II. Abdülhamit’i ölümden kurtardı ve muteber paşalardan olarak şöhreti
yakaladı. Yedi Sekiz Hasan Paşa alaylı olduğu için okuryazar değildi.
İmzasını yedi sekiz yazarak attığı için bu isimle anılır oldu. Paşa
köşke kışın avlanmak yazın ise istirahat etmek için gelirdi. Paşa
öldükten sonra (1905) köşk uzun yıllar boş kaldı. Sonraları ve
bilhassa II. Dünya Savaşı döneminde ordu emrine verildi ve 16. Alay bu
köşkte konuşlandı. Köşk askeri amaçlı olarak 1960 li yıllara kadar
kullanıldı. Sonra da yıkılıp gitti.

Hünkâr Köşkü adı üzerinde olduğu gibi, Hünkâr Suyu mesiresi içindedir.
Padişahların avlanması amacı ile yapıldığı söylenir. Hünkâr Suyuna en
çok gelen ve avlanan Padişah Avcı Mehmet ve III. Selim’di. Köşkün
Avcı Mehmet Döneminden döneminden kaldığı söylense de gerçekliği
konusunda bir belgemiz yok. Ama köşk birkaç yıl evvel gittiğimde gayet
iyi idi. Sağlam ama bakıma muhtaçtı. Onarım gerekiyordu. Yaşam için
her şey düşünülmüştü. Bahçesinde istenen her şey vardı. Köşk aynen
korunuyor. Bir hatırlatma Padişahlar saltanat kayıkları ile Sarıyer
deresinden yukarı çıkıyor ve şifa suyundan Hünkâr’a dönüşte saltanat
kayığı kıyıdaki mapalara bağlanarak Padişah karaya çıkarak at ile
Hünkâr köşküne gidiyordu.

17.19.2021

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)