Son Dakika Haberler

SARIYER’İN ANTENİ !İbrahim BALCI

SARIYER’İN ANTENİ !İbrahim BALCI
Okunma : 66 views Yorum Yap

İbrahim BALCI
İbrahim BALCI

Düşünüyorum; Sarıyer Stadının yanında çok yüksek bir anten olsa ve bu anten direğinin en tepe noktasında bir oturma sepeti olsa! O sepete iş bilir bir kişi otursa! Ne olur? Kâhin olmaya hiç hacet yok! Hemen yanıt verilebilir. Anten direğinde duran adam Kulübün maç ve antrenmanları dahil bütün çalışmalarını seyreder ve duruma müdahale edilmesi için konuşmaya başlar.
Ne mi yapar? Efendim öncelikle;”böyle transfer yapılmaz, transfer yapacaksanız seyretmeden, görmeden sakın yapmayın! Böyle olmadı yaptınız!  Çok yanlış yaptınız” diye haykırır.  Devam eder bağırmaya,” kulübün kaderi bilir bilmez kişilere terk edilemez!” Edildi, o zaman hesap sorulsun… Kimden sorulacak? Her halde Ankara’daki genel merkezden sorulmayacak (!)… Birilerinden sorulacak! O zaman antendeki adam bağırır,”hesabını sorun”.
Antendeki adam şaşırıp kaldı! Yahu Bünyamin Aksoy! Mutlak soyadı gibi Ak’tır Bünyamin’in soyu sopu ama kendisi Sarıyer forması giyecek formasyona sahip değil ki! Kendi etrafına dönerken, onbeş dakika geçen bu arkadaşı kim niçin ve nasıl transfer etti? Hesabını verin… İlerde olur mu? Olur neden olmasın, bekleyip göreceğiz. Temenniler iyi olmasından yana!
Sarıyer’den gidip de geri alınan bir futbolcu daha varmış… Anten’den alınan bilgiye göre adı E. Görkem Alp! Geçen sezon sadece bir lig maçında yarım devre forma giydi, ayrıca üç özel maçta yer aldı. Randıman vermediği için maçların ilk yarısı bitince gönderildi. Eeeeee bu arkadaş nasıl, neden ve niçin geri alındı? Yahu Sarıyer Spor kulübü darülaceze değil ki! Önüne gelen siyaset adamı teknik yönetici ve futbolcu göndersin, önüne gelen bir yönetici adam alınmasını istesin, önüne gelen futbolcu tavsiye etsin ve alınsın!
            Sayın yöneticilerin emeklerinin karşılığı emrivakiler olmamalı… Spor kulüplerinde parayı veren, ya da yardım eden düdüğü çalar olmaz! Bu işi erbabı bilir, erbabı kotarır, erbabı başarıyı yakalar, erbabı insanı rezil olmaktan kurtarır. Rezil olmaksa, onun bunun söylediklerini, isteklerini yerine getirmekle olunur. Elinizdeki düdüğü erbabına vermez de kendiniz çalarsanız “yandı gülüm keten helva” . İşte o zaman sinir krizleri geçirir, bir maçta ömrünüzün yarısını tüketirsiniz…
Gelelim maça! İkinci yarının ilk maçı! Bu maçın kazanılması halinde puan 20’ye varacak averajla on birinciliğe yükselecek takım ve düşme hattındaki takımlarla arasındaki puan farkı beş olacak, rahat nefes alınacak… Rakip Tarsus İdman Yurdu! Daha önce bu sezonda bir lig iki kupa maçı oynanmış, Sarıyer’in iki beraberliği ve bir galibiyeti vardı. Yani ibre Sarıyer’den yana ama bu şanş kullanılamadı. Sarıyer’in galip gelmesi imkânı da yoktu. Zira takım tertibi berbattı. Sarıyer böyle bir tertiple sahaya çıkmamalıydı. Antendeki adamın tespitlerine göre; İlk devrenin son maçlarında sahaya çıkan kadro korunmalıydı. Böyle bir kadro sahaya çıksa, bekleneni veremezse yeni alınan futbolcular sahaya sürülebilirdi. Antendeki adam bağırıp durdu, takım tertibi yanlış diye.. Yahu Semih ve Melih nasıl bekletilir… Hani gençleştirilecekti takım? Böyle mi geçleştirilecekti. Sarıyer orta sahası rezil bir futbol sergiledi. M. Akif ve Hasan sahada yoklar, Barış evlere şenlik… Biraz olsun direnen M. Menderes… Antendeki adam saatine baktı Dk. 69,  “Menderes’i değiştirmeyin” diye bağırmak üzere iken değiştirildi. Yani ilk devrede maçlarındaki yanlışlık yine yapıldı… Yahu takımı rakip sahaya taşıyan tek adam Menderes, bırak oynasın ne istiyorsun…  Yahu Sinan bangır bangır “ beni çıkarın” diye bağırıyor ama çıkarılan,  takımın gole en yakın adamı Cemre oluyor! Yapmayın, etmeyin, adamı geldiği gibi harcamayın. Madem oynattınız, kendisine şans tanıyın.
Sarıyer, yenmesi gereken bir maçı kendi saha ve seyircisi önünde berabere bitirerek, bir puanlık serisine devam etti. Futbol olarak ortaya bir şey koyamadı. Takımda birlik, beraberlik, ahenk yoktu. Yardımlaşma yokta, herkes bildiğine oynuyor, bireysel çabalarla gol atmaya çalışılıyordu. Böyle olunca da takım çok kötü bir manzara arz ediyordu. Teknik elemanlar da çaresiz sadece seyrediyorlardı!  İyi ki kaleci Cüneyt iyi gününde idi. İyi ki Emre Karaman, Serhat iyi futbollarını devam ettirdiler. İyi ki Emre Bayraktarbaşı istikrarlı futbolunu devam ettirdi… Bundan gerisi yalan, biraz Menderes diyecektik oyundan alındı… Şimdi hakkını yemeyelim rakip kaleci de iyi işler yaptı. Rakip takımdan Turhan Kuş ve Sertaç Şahin iyi futbolcular…  Yine hakkını yemeyelim maçın hakemi oyunu çığırından çıkarmak için elinden geleni yaptı ama Sarıyerli futbolcuların aşırı  iyi niyeti, olaylı bitecek maçın normal bitmesini sağladı. Hani bırakın verilmeyen bir penaltıyı, bütün avantajları rakip lehine kullandı…
Böyle hakeme, seyirciyi bilemem ama yöneticiler zor tahammül eder, onu da yaptılar, tahammüllü oldular, başka çarede yok, zira daha pek çok maç var oynanacak.
Bir avuç rakip takım seyircisi kale arkası tribünde takımlarını destekleyip durdular bir de pankart astılar “Nusret Mayınları”. Olmadı çocuklar olmadı. 18 Mart Çanakkale Zaferinin simgesi olan geminin adı “Nusret” değil (NUSRAT) olarak, lütfen değiştirin.
Sarıyer seyircisi takımı desteklemede örnek davranış sergilediler. Bunun devamını  dilerim