Son Dakika Haberler

VATAN TOPRAĞINI SATANLARA DUYURULUR- 5. İKİ AYYAŞTAN BİRİ-İbrahim Balcı

VATAN TOPRAĞINI SATANLARA DUYURULUR- 5. İKİ AYYAŞTAN BİRİ-İbrahim Balcı
Okunma : 114 views Yorum Yap


ibalciÇanakkale Muharebeleri dünya tarihinin en önemli muharebelerinden biri hatta birincisidir.  Ordu Alman komutanlara emanet edilmiş ve bir oldu bitti ile I. Dünya Savaşına girilmiştir.  Hasta Adam olarak nitelendirilen Osmanlı Devletinin üzerine çullanılacak ve mağlup edilerek Türkiye’nin işgali gerçekleştirilecek ve ülke parçalanacaktır. Balkanlar’da, Afrika’da, Suriye çöllerinde, Kafkas’larda yıllardan beri devam eden savaşlar Ordu’nun asker ve subay gücünü adeta tüketmiştir. Bu nedenle Enver Paşa, dost olarak kabul ettiği Almanya’dan yardım talep etmiş ve Çanakkale Orduları Komutanlığına Liman Von Sanders Paşa’yı getirmiştir.

            Çanakkale’de aylarca devam etti savaşlar. İngilizler çıkarma yapıp Gelibolu Yarımadasının değişik yerlerini ele geçirip mevzilendi. Bütün amaçları Gelibolu’yu susturmak ve Boğaz’dan geçebilmekti. Gelibolu’nun susması demek Osmanlı’nın yenilgisi demekti.

            Devam eden savaşlarda devamlı kan kaybeden ve yavaş yavaş ümidi kesilen Osmanlı Ordusu oluyordu. Zira kötü yönetiliyordu. Yarbay Mustafa Kemal ise adı sanı bilinmeyen bir birliğin başında Maydos’da bekliyordu. Gelişen olaylar Mustafa Kemal’i savaşın içine çekti. Mustafa Kemal sonunda tüm yetkilerin kendisinde toplanmasını talep etti. General Liman Van Sanders “Çok gelmez mi?” diye sorunca “Az gelir!” yanıtını aldı ve adeta bütün yetkileri Alman generalden kopara kopara aldı.  Kısa sürede duruma müdahale etti ve başarılı oldu. O müthiş zaferi elde ettikten yani düşmanı Conkbayırı’ndan denize döktüktün sonra ordu rahat bir nefes aldı. Zafer sonrası 10.8.1915 akşamı Mustafa Kemal Erkan-ı Harbiye’si ile birlikte ordu karargahına gitti. İçeri girer girmez General Liman Von Sanders ayağa kalkarak Mustafa Kemal’i karşıladı.  Albay Haydar Mehmet (Alganer) Beyin ifadesine göre herkes Mustafa Kemal’in ne söyleyeceğini bekliyordu. Fransızca olarak Liman Von Sanders’e şöyle dedi: “Düşmanı süngü hücumu ile denize dökmeye karar verdikten sonra 19. Ve 8. Fırkayı ve Cemil Conk fırkalarını süngü hücumuna hazırladım. Benim vereceğim işaretle, bütün cephe üzerinde hücuma geçilmesini emrettim. Aynen bu şekilde oldu. Mehmetçikler ateş etmeden, Allah’ın kendilerine bahşetmiş olduğu tarihi ve ölçüsü kabil olmayan cesaret ve mertlikle düşmana o şekilde “Allah Allah” bağrışlarıyla saldırdılar. Düşman bir adım ilerlemeye muvaffak olamadı ve denize kadar sürülmüş oldu.” Mustafa Kemal bu şekilde konuşmasını devam ettirirken ordu karargahında bulunanlar ağlıyordu. Mustafa Kemal, Liman Von Sanders Paşa’ya “Ekselans! Bu muazzam hücum esnasında bir şarapnel benim kalbimin üzerine geldi. Fakat saatim hayatımı kurtardı” dedikten sonra cebinden kırık saatini çıkararak Liman Von Sanders Paşa’ya uzatarak “Bunu bugünün celâdet tarihine en büyük satvetle kayda değer muvaffakiyet günümün hatırası olarak kabul buyurmanızı rica ederim” dedi ve Türk’e has bir jestle saatini Liman Van Sanders Paşa’ya takdim etti. Karargahtakiler bu kez bambaşka bir dalganın içinde heyecanla gözyaşı döküyordu. Gözyaşlarını tutamayan Liman Von Sanders Paşa’nın elleri ve dudakları titriyordu. Uzanıp Mustafa Kemal’in elini sıkıp teşekkür etti ve sonra da cebinden altın saatini çıkararak: “Ben de bunu kabul buyurmanızı rica ediyorum” dedi.

            İşte bu vatan böyle kurtuldu. Böyle emirleri Ayyaşlar değil ancak Allah’ın sevdiği kulları verebilirdi. Mustafa Kemal verdi…

            Hal böyle iken vatan toprağını parça parça satanlara duyurulur; bütün bunların hesabı gün gelir sorulur. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.