Son Dakika Haberler

VATAN TOPRAĞINI SATANLARA DUYURULUR! (EMRİ YAPAMADIM) 3-

VATAN TOPRAĞINI SATANLARA DUYURULUR!   (EMRİ YAPAMADIM) 3-
Okunma : 67 views Yorum Yap


 

İbrahim BALCI
İbrahim BALCI

           Çanakkale’de savaş bütün şiddetiyle devam ediyordu. Düşman gemilerinden atılan her top mermisi Gelibolu Yarımadasını toz duman içinde bırakıyor, isabet olduğunda kol, gövde, bacak havalarda uçuşarak toprağa düşüyordu. Şehit olanlardan gayri yaralananların da haddi hesabı yoktu. Hafif yaralılar cephede tedavi ediliyor, ağır yaralılar gemilerle İstanbul’a gönderiliyordu.

            Hastane gemilerinden biri de Reşit Paşa gemisiydi. Pek çok yaralıyı almış İstanbul’a gidiyordu. Gemide ilk gönüllü Hemşire Hanımımız Safiye Hanım’da bulunuyordu. Safiye Hanım başından geçen bir olayı şöyle anlatıyordu:

            “Hastane gemimize bir gün Bekir Çavuş adında bir ağır yaralı getirildi. Cephenin en ön saflarında bulunmuştu,  Yaralanmış ve bir ayağı kangren olmuştu. Bekir Çavuşu hemen ameliyat masasına yatırdık. Ayağını kestik. Tek ayağı kalmıştı. Ama hala durumu çok tehlikeli idi. Çünkü kangreni çok ilerlemiş, çok da kan kaybetmişti. Adeta ölmesini bekliyorduk. O gece sabaha karşı kamaramın kapısı hızlı hızlı vuruldu. Kalktım, dışarıdan bir ses ”Başhemşire! Başhemşire!” diye bağırıyordu. Hemen dışarı fırladım, genç bir hastabakıcı: “Hani ayağını kestiğimiz yaralı yok mu?” dedi. Sordum “Bekir Çavuş mu?” “Evet” dedi. Merakla tekrar sordu “Ne oldu peki?” Heyecanla cevap verdi.; “Kendisine bir hal geldi hemşire, tek bacağı ile ayağa kalktı. Odanın içinde dolaşmak istiyor”.  Safiye Hemşire “Hemen koştum. Bekir çavuş yaralarından kanlar aka aka ayağa kalkmıştı, Yanına varıp bileğinden tuttum, müthiş ateşi vardı. Aman Bekir Çavuş, Ne yapıyorsun. Bu halle ayağa kalkılır mı?” Bekir Çavuş kendini kaybetmiş bir halde idi. “Aman, ne diyorsun? Emir geldi, emri yerine getirmek lazım tabii kalkacağım” dedi.

            Ve sabaha karşı Bekir Çavuş kollarımız arasında dünyaya gözlerini büsbütün kapadı. Şehit olan Bekir Çavuş, son dakikasına kadar kumandanın emrini, kendisine verilen vatan vazifesini yapmaktan başka bir şey düşünmüyordu. Son dakikasında bile, ne annesini, ne sevdiğini düşünüyordu. Kanı çekilmiş beyaz beyaz dudaklarından çık son cümle : “EMRİ YAPAMADIM!” oldu. Artık ŞEHİTTİ.

            Yarılmış toprak suya, su buluta emanet!                                                                             Yusuf Kuyuya, Mısır Yusuf’a emanet!                        

Hak Nebi mağaraya, Medine Hak Nebiye emanet!                                                                       Ne bıçak, ne ateş, ne kuyu, ne de mağara etti ihanet!                                                        Bekir Çavuş’um senin vazife şuurun kime emanet?”

            EY ÜLKEYİ ŞEHİT VE GAZİLERİNDEN EMANET ALANLAR NE YLAPTIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ? VATAN TOPRAĞINI SATIYORSUNUZ, BİR GÜN HESABINI BU ŞEHİTLERE, GAZİLERE VERECEKSİNİZ! UNUTMAYINIZ, BİR TARAFA NOT EDİNİZ!

Yazan: İbrahim BALCI