Son Dakika Haberler

Hollywood’dan görünürdü Amerika

Hollywood’dan görünürdü Amerika
Okunma : 1.397 views Yorum Yap

Hollywood gülüş tasarımıyla ilgili bilginiz var mı bilmiyorum, gerçi bunun pek önemi de yok. Bu tasarım; kişinin özgün diş yapısının porselen kaplama ile düzeltilmesi, diş eti estetiği uygulamalarıyla diş etleri ve diş arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi sonucu sağlıklı ve beyaz bir gülümsemenin gerçekleşmesine yöneliktir. Eğer gösteri toplumunda yaşıyorsanız tüm dünyaya gülümseyişinizi gösterdiğinizde beğeni toplamalısınız!

Aşağı yukarı 20 yıl; 11 Eylül 2001 den 6 Ocak 2021’e… Akıntı tersine mi döndü? Yelken kullanıcıları bilir, rüzgarın tekneye geldiği tarafa rüzgar üstü, rüzgarın tekneden ayrıldığı tarafa ise rüzgar altı denir. Yelkenlerinde rüzgarın geliş yönüne bakan tarafı rüzgar üstü, arkada kalan diğer tarafı ise rüzgar altıdır. Tekne hangi yönde seyrederse etsin rüzgarı aldığı taraf rüzgar üstü, diğer taraf ise rüzgar altıdır. Tekne aynı teknedir, yelkenler aynı yelkenlerdir ancak rüzgar aynı rüzgar değildir ve yelkenlerin rolleri değişir. Demokratlar ve cumhuriyetçiler ABD adlı teknenin biri, 1828 diğeri 1854 yılından beri yelkenidirler. Demokrat parti 1828 yılında kuruldu, 1860’lı yıllardaki iç savaş sırasında ikiye ayrıldı. Güneyli demokratlar kölelik yanlısıydılar, kuzeyli demokratlar köleliğe karşıydı. Güneyliler savaşı kaybettikten sonra uzun süre boyunca kuzeylilerin baskısı altında yaşamak zorunda kaldılar. Güneylilerin kuzeylilere tepkisini kullanan demokrat parti özellikle güneyli beyazların büyük desteğini almakta zorlanmadı. Cumhuriyetçi parti 1854 yılında güney eyaletlerinin köleliği yayma çabalarını önleme amacıyla kuruldu ve 1860 yılında adayı Abraham Lincoin başkan seçildi. Ardından meşhur iç savaş patladı. İç savaşı Abraham Lincoin önderliğindeki kuzeyliler kazanınca da kölelik sona erdi.

Franklin D. Roosevelt New York’un eski ve zengin ailelerindendir, 17. Yüzyılda kuzey Amerika’da henüz İngiliz kolonileri kurulmamışken ailesi Hollanda’dan gelerek New York bölgesine yerleşmiştir. ABD’nin 26. Başkanı Theodore Roosevelt de aynı ailedendir ve Cumhuriyetçidir. Çocuk felçli Franklin ise 1932 seçimlerinde ABD’nin32. Başkanı olarak Demokrat partiden seçilmiştir. Roosevelt 1929 buhranının ardından gelen başkandır, 15 Şubat 1933 yılında suikast girişimiyle karşılaşmıştır, bu girişimde aldığı yara neticesinde Chicago belediye başkanı ölmüştür. 4 Mart 1933’de Latin Amerika ülkeleriyle iyi ilişkiler kurulacağını açıklamıştır ve buna iyi komşuluk politikası adı verilmiştir. İkinci dünya savaşı süresince başkanlığı sürerken 1945’de savaşın son yılında aniden hastalanarak görevi başındayken ölmüştür. ABD’nin en uzun süreli başkanıdır 1 Mart 1933- 12 Nisan 1945. Japonya’ya atom bombası atılması emrini veren ise, yerine gelen başkan yardımcısı Truman’dır. Franklin D. Roosevelt büyük bunalımdan sonra başkan olunca ekonomik gerilemenin etkilerini azaltmak için sosyal sigorta, işsizlik sigortası gibi alanlarda reformlar yapması nedeniyle partinin sosyal demokrat çizgisi oluşturulmuş olup siyahların da oyunu almayı başarmıştır.

Cumhuriyetçi parti 19. Yüzyıl boyunca siyahların oylarını almayı başarabilmiştir, ne de olsa köleliği kaldıran partidir. 32. Başkan Roosevelt’in işçilere ve orta gelirli kesime tanıdığı haklar bu durumun değişmesine yol açmıştır. Aynı olaylar dizisiyle birlikte cumhuriyetçi parti muhafazakar kesimin temsilciliğinde konumlanmıştır. 1994-2006 arasında cumhuriyetçiler temsilciler meclisi ve senato da çoğunluktular. Bu yasamaya hakim olmak anlamına gelir. 2000 yılında George W. Bush’un başkan seçilmesiyle birlikte cumhuriyetçiler hem yasama ve hem de yürütmeye sahip oldular. ABD’nin başkanı Bill Clinton 20 Ocak 1993-20 Ocak 2001 tarihleri arasında başkanlık yaparken yasama cumhuriyetçilerin kontrolü altındaydı. İşte bu anlamda demokratların temsilciler meclisinin yanı sıra senatoda da üstünlük sağlamaları yasama üstünlüğünü de ellerinde bulundurmaları anlamına gelir. Jeo Biden yasama ve yürütmenin demokratların elinde olduğu bir dönemde başkanlık yapacaktır.
***
Teori sözcüğünün dilimizdeki karşılığı kuramdır. Kuram sözcüğü Türkçe “kurmak” kökünden türetilmiştir. Ulusalcılık ve küreselcilik iki zıt kuramdır. Yaygın olarak hipotez diye kullandığımız, Türkçe olarak önsav dediğimiz şeyse, ilgi alanındaki bir konunun anlaşılması için olaylar arasında ilişkiler kurmak, böylelikle olayları bir nedene bağlamak üzere tasarlanan ve aynı zamanda geçerli sayılan bir önermedir. Deneyler ve testler sonucunda sürekli olarak varsayılan sonucu veren önsavlar kuramlaşır. ABD küreselciliği seçmiştir. Wisconsin, Michigan, Pennsylvania gibi “mavi duvar” diye adlandırılan eyaletlerdeki oylar bunun göstergesidir. Biden, Amerika’nın demokrasi değerlerini yayarak dünya liderliğine yükseleceğine inananların veya bunu zorunlu görüp ısrarla bu yöntemin kullanılmasını isteyenlerin liderliğini yapıyor. Temsil ettiği kesim küreselcilik politikalarının kendilerini zirveye taşımasının koşulu olarak bunu görüyor. Kim inanır Amerika’nın demokrasi değerlerine önem verip onları yaymak istediğine? Her girdiği yerdeki ateş ve duman kokusu hala daha yandım Allah feryatlarda duyulurken buna kimi ikna edebilir? Bunu önce kendi ülkesinde göstermesi gerekmiyor mu? Evet! Bunu önce kendi ülkesinde göstermesi gerekiyordu. Şimdi yapmakta olduğu şeyin ne olduğunu sanıyorsunuz? Amerika kıtasının diğer ülkelerinin 6 Ocak olaylarına tepkisine bir bakın, Avrupa’nın verdiği tepkiye bir bakın. Bu tepkilerden demokrasinin (!) kazanmakta olduğunu görmüyor musunuz? ABD kendine çuvaldız batırıyor, tıpkı 11 Eylül’de batırdığı gibi… Bana kalırsa iyi olan tarafı, dünyaya 2001 den sonra batırdığı iğneler kadar bunun acıtmayacağıdır.

Hollywood gülüş tasarımı hakkında bilginiz var mı? Bilmiyorum.

İrfan Kaban