Son Dakika Haberler

AKLI SIRA BOK ATIYORLAR – YEMEZLER

AKLI SIRA BOK ATIYORLAR – YEMEZLER
Okunma : 95 views Yorum Yap


Bazı sitelere bakıyorum, şekil itibariyle düzenlerini değiştirmişler, manşet dizaynları, Yazı düzenlemeleri, Senaryo yazılar, Hikayeler alıp başını gidiyor. Siyasetin hiç içinde olmayıp sadece dedikodu üzerine haber yapanlar, gırla..

****
O ne dedi, bu ne dedi, şu ne dedi.
Bir zahmet edin de kıçınızı kaldırın. CHP Sarıyer İlçesi delege seçimlerine gidiyor, tarihte ilk defa ciddi olarak 3 ay öncesinden 4 aday çıkmış, her yerde çalışmalar yapıyorlar, araştırın öğrenin.

****
Değer verin adaylara, arayın, yazmayacaksanız bile değer verin, sayfalarınızı açın. Konuşun onlarla.

Bir gün siyasilerden ekmek yemeği umuyorsanız, yazarak ve haber yaparak katkı sağlayacaksanız, kibirinizde uzak, sahibinizin elindeki tasmayı zorlayarak açılın ve girin içlerine.
Kendinizden eminseniz.

Öyle tavuk mu yumurtadan çıkar, Yumurtamı tavuktan örneğini yaşam felsefi olarak veren rahmetlinin gece yaşamını, biz Etiler Şamdan’da iyi biliriz. Örnek verilen adam, önce adam olacak…biz yinede ölünün arkasından konuşmayalım..

****
4 aday var.
Salman Sarıtaş, Veysel Kalkan, Erdal Sarıgöl, Yeter Büyükdurmuş.

Salma Sarıtaş : her zaman görüştüğüm, gün de en az bir kere konuştuğum ve yazıştığım bir dostum, Mücadele veriyor.

Erdal Sarıgöl : Uzun zamandır takip ettiğim ve başarılı bulduğum siyasi dostum. Bir telefondan daha yakınım. Konuşurum, paylaşırım, Masaya otururuz, ekibi var. Ciddi olarak çalışıyorlar, Adaylar içinde siyasi ağırlığı öne çıkıyor.

Yeter Büyükdurmuş : Herkesin tanıdığı, Başkan Mehmet Deniz’i hiç bırakmadan 7 yıl görev yapan tecrübeli Genel Sekreter, Görevinde başarılı, Ciddi çalışmalar yapıyor, Mahalle başkanları ile diyaloğları olumlu, Cesaretli ve uzun zamandır ilk defa kadın başkan adayı olması ile dikkat çekiyor. Her zaman birlikte olduğum dostum, arkadaşım.

Veysel Kalkan : Mevcut Yönetim Kurulu üyesi, Sevdiğim ve saydığım bir insan, adaylık süresince hiç görüşmedim. Yazışmadım, En büyük delegeye sahip mahalleden aday, Ciddi çalışmalar yapıyor, Arkadaşım..

Böyle bir zamanda, ekonomik krizde, siyasi ortamın zor koşullarında, “Adalet Yürüyüşü’nde”, Adalet Kurultayı‘ın da, CHP’nin iktidar yürüyüşünde, Millet Vekillerinin hapse atıldığı, Konuşanı, yazanı, ticarette yükselenin futursuzca içeri tıkıldığı bir zamanda bu arkadaşları ve daha nicelerini yürekten kutlamak en büyük dürüstlüktür.

Aramıyorsanız, yanlarında olmaktan birileri görür diye korkuyorsanız. korkunun ecele faydası yok. Onlar biziz, dostlarımız, arkadaşlarımız.. 

Sadece onları alkışlayın yeter.  

****
Benim partim. Ailem, Bu insanlarla birlikte siyaset yapıyorum. İstedikleri an bu sitenin sayfaları onlara aittir. Bir yazı, bir açıklamayı yayınlamak vazifem olur, onlara katkı sağlamış olurum.

****
Bir yerel sitede rakı masalarında siyaset yapıldığı yazılmış, benim ısrarla yazdığım “Bankacı Filiz” konu edilmiş.

Ne güzel, bende biraz daha duyulsun istiyorum.

Bazen para vererek yaptıramadığın işleri, konu ederler, gündeme gelir, kötülük yapacaklarını sanırlar, haber yaparlar, reklam yapmış olursun bedavadan.

****
Benim siyasette veya yaşamda değişmez masa arkadaşlarım, “sosyal medya hesaplarımda resimleri ile mevcuttur”. Önce “yer bildirimi yaparım”“resimleri anında yayınlarım”, “canlı yayın”  yaparım.” babamı düşünürüm, bu çevreyi nasıl yapmış”, Ama babam içmez. onun için, adam olmak çok zordur. Zahmetli iştir.

İçki içmek bir kültürdür. Bir gazeteciye bunu anlatmak ayıptır. “Atilla Boysan’ın “ tarih ve kültür derslerini okumadıysanız ayıp olur.

“ Rakı içmek onurdur evlat, en çok sen konuşursun, en çok sen duyarsın, sabah olur, kimsenin ağzını bıçak açmaz.. herşey orada kalmıştır.. “ Ben mi? 30 senemi hizmet ederek verdim.. İyi bilirim.

Öyle masaya gittiğinde, elbette rahatsızlık olmaması lazım, arada bak içerdeki kimler, etrafa bakacaksın. dinleyen, kollayan, yaşam bir tecrübe.. neyse..
****
Merak edilen “Bankacı Filiz” Akademisyendir. “Hani Liyakat esastı” Sarıyer’de merak eden siyasilerin, İlçe başkanlığı yapmış ve Yöneticilik yapmış kişlerin rahatça tanıdığı bir arkadaşımızdır.

Benim ofisime gelenler, kim bu dediklerinde, Bilenler ise gülüp geçer.
Tek söz söylerim..
“Bu seçimi üçüncü aday kazanacak”.
Az siyasiler konuşur hemen.

Siyaset yapanlar, akıl verenler, yani herşeyi bilenler, bugün yaşananlara gülüp geçerler.

400 delegeyi görmeden aday olanların çok çalıştığı, ama temkinli olduklarını, bu yüzden açıklama yapmadıklarını bazıları bilmezler.

***
Birileri pusuda bekler.

Son gün, Başkan adayı olurlar.
Son gün, Meclis listesine girerler.
Son gün, İlçe Başkan Adayı olurlar.
Son gün, sen yönetici olursun. Sabaha karşı. Gazetecilerin giremediği o masada işte.

Son gün, Hatta son sabah delege listesinde ismini görürsün..

Bir bakarsın listede varsın, sandıkta yoksun.

1. Aday listeyi verdi, 2.aday listeyi verdi
Kongre’de onu beklersin merakla, listeyi, hazırsın, heyecan dorukta, işi biliyorsun ya, adamın biri Divan Kurulu’na gider bir liste verir.

Nasıl olur ya.. deme bunu.. Siyaset bu.. Başkan çıkar, listesi çıkmaz. Liste çıkar başkanı çıkmaz..

Doğru olan liste, sandığa attığın oydur.

Vazife son günden sonra başlar..

****
Şimdi bana soruyorlar, yazıyorlar,sosyal medyada espiri oluyor, haber yapıyorlar bilip bilmeden, “Bankacı Filiz Kim?
Yukarıda yazıyor.. oku bir daha..
Gazetecisiniz ya siz.. veya sözde siyasi..

****
Büyük gazeteci yazar “İlhan Selçuk’dan ” hiç mi ders almadınız..

Kaleminize klavyenize yazık. Ama yaşınız yetmez. Okuyacaksınız, binlerce kitap okuyacaksınız. Yetiştireceksin kendini, Adam olmak için çok büyük emek, mücadele, okumak, yazmak, çalışmak lazım, ellerin, ayakların şişmiş, 3 damar baypas, 2 ayakta stend, dirsekler nasır bağlamış, masadan masaya dert dinleyeceksin. Bilmediğin konuda da susmayı bileceksin..Arkanı dönüp gittiğinde küfür işitmeyeceksin.

Zaman geçtikçe aradaki farkı gözlük camların kalınlaştığında anlayacaksın.

****
“BANKACI FİLİZ KİMMİŞ” Yuh artık…

****
12 Mart’ta yine gözaltına alınmıştı İlhan Selçuk… Dönemin ünlü işkence karargahı Ziverbey Köşkü’ne götürülmüştü. 

Bakın İlhan Selçuk ne yazmış.

Akrostişli ifade

“12 Mart’a doğru Türkiye iflasa gidiyordu. Demirel iktidarı giderek yoğunlaşan şaibe altındaydı. Üniversiteli gençler sokaklarda, meydanlarda, hatta üniversite binalarının çatıları altında katl ediliyorlardı. Devletin bütün güçleri, aydınları, askerleri, yargıçları, sorumluları, sağduyu sahipleri endişe içindeydiler. Gidiş normal değildi. Anayasa çerçevesi ve yönelişlerine göre davranmak isteyen devlet memurları ve sorumlularına siyasi iktidar adeta ceza tertipliyordu. Siyasi iktidar aydın yazarları ezmek amacındaydı. Toplum yaşamında Anayasa uygulanmıyordu. Bazı çevrelerde bir ordu müdahalesi lüzumlu görülüyordu. Politikacı topluluğu şuursuzdu.

Memleketseverler ıstırap çekiyorlardı.

Bu durumda ne yapılmalıydı? Önce bir fikir dağınıklığı vardı. Tek çıkar yolu, Atatürkçülükte görüyorduk. Ancak Atatürkçülüğü günün koşullarına göre derinliğine ve genişliğine bütün boyutlarıyla yorumlamak gerekiyordu. İşte Devrim dergisi bu ihtiyaçtan doğdu. Ancak dergi çıkarmaya yetecek para bulmak, gerçekten mesele idi.”

****
Biriside bana diyor ki, Sayın balcı çok yazım hatası var, “Hee tabi ben salaktım ondan..” Ah İlhan abi ahh.

Akıl bedava ama, Benim ofiste çaylar çok pahalı.:) 🙂 :)))

HAYIRLI CUMALAR

Sarıyer’de cuma namazı en güzel, ferah ve klimalı Sarıyer Yeni Camii’inde kılınır, ilgilenenlere duyurulur.

Gecenin Bir Yarısı İşte…
Mustafa BALCI