Son Dakika Haberler

Martıların Sessizliği Senfonisi… Mustafa Balcı.

Martıların Sessizliği Senfonisi… Mustafa Balcı.
Okunma : 14 views Yorum Yap
Mustafa BALCI

Beykoz da Boğaziçi Filarmoni Orkestrasının Boğazın derinliklerinde “Kuzey Fırtınası “ ve “Martıların Sessizliği “ senfonisini dinlemeye gittiler.

Görüntü Var, Ses Yok.

Malumunuz, Yerel seçimler vesilesi ile dönüşen ve birleşen Koç topluluğunun “Dalda Saksağan” ve “Vur Beline Ormancı” senfonisinde ritüellerin niteliksel  disiplinlerarası konumundan söz edildi.

Büyük Şef Koç Yönetiminde “Hadi Canım Sende “ Anonim eserinde Besteci “Eski Zambaklar Solmadan” Öncenin Yazarı “Kimola Bizdensin” işbirliğinde doğan proje Küratörlüğünü vadiler diyarından Büyük Üstad “Şinasi’nin”  yaptığı toplu gösterinin biraradalığını üreyen işlerlerle izleyici kimlik bilgileri üzerine düşünmeye davet ediyorlar.

Mekan, Zaman, Görsel ve Küresel Kültürde Kimliği keşfettiler.

Sarıoğlu’nun “Martıların Sessizliği”  eserinde insanın tek yönlü, tutarlı bir varlık olmadığı, insan kimliğinin farklı ve sürekli değişen kişiliklerin birleşmesi olduğu görüşünü paylaşıyorlar.

Sahnede yer alan tüm sanatçılar kozmopolit bir geçmişe sahip, Her biri ülkeler ve Kültürler arasında sürekli hareket halinde, “Martıların Sessizliği” de yer,zaman ve görsel söyleyişi de farklı disiplinler üzerinden kendi zaman darağaçlarını kullanıyorlar. Koç, eserinde Küresel kimlik anlayışını yorumladı.

Pek çok farklı kimliğin farklı boyutları Koç’un un yazılarında, özellikle de “Öldürücü Kimlikler” isimli söylevinde kendini açıkça belli eder. Koç söylevinde kendi hayatındaki çelişkilerden söz etmektedir: CHP’nin kuruluşundan günümüze azınlık bir grup olan Cumhuriyetçiler arasında doğmuş olmasına rağmen yazarın anadili Türkçe olan günümüz ülkesinde Kürtçenin emperyalist baskısından söz etmektedir.

Üstad Koç’un orkestrasında “Yeni Nesil” bulunmuyor.

Dogmaları ve basitleştirmeleri sorgulayan Koç’un felsefesinin temelinde hoşgörü ve sevgi bulunuyor. Kimlik sahibi olmayı, şiddete ve iç savaşa kadar uzanan yalnızlığın bir nedeni olarak değerlendirmiyor. Koç, en önemli konunun sevgi olduğunu tekrar tekrar keşfettiğimize inanıyor. Bizden farklı olana âşık olabildiğimizin ve olduğumuzu sandığımız kişiden farklı olduğumuzun bilincine vardığımızı öne sürüyor. Kendi geçmişine bağlılığını gösteren Koç, kişinin sürekli gelişen ve zaman içinde diğer insanların kimlikleriyle iletişim kuran pek çok farklı kimliğe sahip olabileceğine inandığı bir felsefe geliştiriyor.Yeni nesli kontrol etmektense eskiler değişsin diyor…

Yeni nesil Küratör Balcı’nın “Kuzey Fırtınası “ eserinde, işitsel bir manzara bestesinin yanı sıra geçmiş yazıları konu ediliyor, Bütün olarak bakıldığında “Kuzey Fırtınası” görsel – işitsel sahnelere sahip bir diyalog olarak sahneye çıkıyor, Düşüncede değişen renkler ve ışıklar, ufukta beliren kıvılcım, Eskinin sıfır noktasında kefene sarılmış hali, yazı, renk, yüzey ve değişimden oluşan bütüncül bir sanat deneyimi sunuyor.

Balcı‘nın felsefine göre Okuyucuya ve dinleyiciye “Kuzey Fırtınası” Martıların Sessizliği” “Dalda Saksağan””Vur Beline Ormancı” eserlerinin sıralama ile takip edilmesini sunuyorum.

Mustafa BALCI