Son Dakika Haberler

Ekin Saçlıoğlu “Çukur”la kurgu ve gerçekliği bir arada sunacak

Ekin Saçlıoğlu “Çukur”la kurgu ve gerçekliği bir arada sunacak
Okunma : 12 views Yorum Yap

 

Ekin Saçlıoğlu’nun “Çukur” hikayeleri heykel ve resime dönüştü. 

Daha önceki sergilerinde bellek ve anılara olan güvenilirliği, rüya ve gerçek arasındaki ilişkiyi sorgulayan,

kimi zaman bir anısından, kimi zaman bir arkadaşına ait bir hikayeden yola çıkan,

tekil durumlar üzerinden toplumsal olana dikkat çeken Saçlıoğlu, son sergisini

kendi evinin yolunda bulunan bir “çukur” üzerine kuruyor. 

Sanatçının hergün yanından geçtiği bu çukur, zamanla keyifli kurmaca dünyaları ve gerçeğe dair korkuları kapsayarak tüm çukurları içine alan büyük bir çukur hikayesine dönüşüyor. 

Saçlıoğlu’nun çukura dair hayal ve düşünceleri, depremde oluşan bir yarıktan, fantastik yeraltı kentlerine; birdenbire beliriveren bir obruktan, tehlikeli bir belediye çukuruna; kazılarda bulunan antik definelerden, yine kazılarda bulunan kimliksiz cesetlere çeşitlendikçe çeşitleniyor. 

Yeraltı kentlerinde yaşayan ilginç varlıkların düşü, belediye çukurunda can vermenin gerçekliğiyle sarsılıyor. Yandan geçen kedinin çukura düşmesine dair duyulan endişe ise, aynı kedinin dünyanın çekirdeğine yapacağı yolculuğun hayali ile hafifliyor. 

Sergi çukur fikrinden yola çıksa da, çukurun imgesel temsiliyle karşılaşmıyoruz. Çukurun resmini değil, çukur üzerine düşünmenin, onunla duygusal ve zihinsel bir hesaplaşmanın varlığını görüyoruz. 

Sergideki tuval resimleri de, kağıt yapıtlar da, üç boyutlu objeler de bu büyük ve çok katmanlı çukurun etrafında dönüyorlar. Bu yapıtların kiminde fantazi, kiminde mesaj fikrinden uzak bir sosyal eleştiri ve korkulu yeraltı dünyası gerçeği ortaya çıkıyor. 

Anlıyoruz ki Saçlıoğlu’nun “görünen ve onun ardındakiler”e olan merakı bu sergisinde de varlığını korumaya devam ediyor. 

Çukur sergisi – hologram mozaiklerden, gerçekliğinden şüphe edilemeyecek yapay hayvan iskeletlerinden, yapay sanılan ama gerçek hayvan kafa taslarından, olmayan bir uygarlıktan geriye kalan paralardan, bir kaç gazete küpüründen, dev resimlerden ve mini desenlerden oluşan, kurgu – gerçek ikiliğinden doğmuş bir dünya 22 Kasım-15 Aralık tarihleri arasında sizleri x-ist’te bekliyor.