Son Dakika Haberler

Asansör faciasına “Çözüm MYK’da” diyen Bülent Arınç

Asansör faciasına “Çözüm MYK’da” diyen Bülent Arınç
Okunma : 28 views Yorum Yap

imageAnladım ki MYK’nın kurucusu ve hamisi Bülent Arınç’tır. 2006 yılının meclis başkanı oydu. Baktım bilgisunara, meclis basın açıklamaları arşivinde en fazla yabancılarla görüşme yapılan yıl 2006 ve başrolde meclis başkanı Arınç.

(http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tbmm_basin_aciklamalari_sd.arsiv)

Bugünkü haberlerde yer aldı; B.Arınç asansör kazasıyla ilgili basın açıklaması yaparken, “Artık Mesleki Yeterlilik Kurumu daha fazla çalışmak durumundadır” dedi.

Asansörde yere çakılan işçilerin eğitimi yetersizmiş de kaza ondan olmuş, öyle diyor. Asansör güvenlikçisinin sertifikası eksikmiş yani…

Mesele iş güvenliği sertifikasındaymış gibi. MYK bir kurs veriyor, kursu alan da iş güvenliği sertifikası veriyor. Bakın şu zincire. Kim alıcısı kim vericisi?

Bir kere, MYK yasası kanunsuz geçirilmiş bir yasadır. Mevcut sosyal anayasaya aykırı bir yasadır. Usul olarak da yasadışı olduğunu söylüyor hukukçular, çünkü bir gece yarısı “olağanüstü birleşimde, kapalı oturumda” geçirildi.

Onur Öymen’e de sordum, kimse bu yasanın geçirilişini hatırlamıyor.

Kaç kişi vardı o gün o birleşimde bilinmiyor. Çünkü kapalı oturum tutanakları 10 yıl sonra açılır, 2016 yılında kim hatırlayacak da soracak hesabını?

Bugün bile 200 evet ile yasa geçiriyorlar. Muhalefet meclise girmezse katılanın çoğunluğu yetiyor. 2006’da da öyle oldu galiba, muhalefet gitmedi oturuma. Eğer ömrüm 2016’ya yetişirse, bu oturumda kimler vardı öğrenmek istiyorum.

Bugün Arınç beyefendi, ilk defa telaffuz etti MYK adını.

Nerden icabetti ki?

Artık MYK’nın sertifika satışlarını arttırması gerekiyor da ondan olsa gerek.

Öğretmenliğin sertifikalı olması, yeni geçirilen kiralık öğretmen/memur yasasının da işleyebilmesi, buna bağlıdır da ondan. Beraberinde Amerikan özel sigortalarına para akıtılacak çünkü… 10 gün çalış, ayın geri kalan 20 günlük sigortasını kendin yatır, torbadaydı.

Anlamadınız değil mi?

Bakınız, öğretmenlik dahil meslekleri kuşa çevirip parçasını sertifikalı kurslara yani küresel piyasaya atacak bir kurum bu MYK. Afişlere bakın, Harvard’dan patentli hemşirelik kursları, mış mış mış… Pansuman hemşireliği, ilaç içirme hemşireliği… Sınavsız giriş, yani parayı veren üç ayda sertifikayı alıyor. Asansör güvenlikçisi de alır, ne var yani…

Mesleki Yeterlilik adı bir kandırmacadır, sakın ha inanmayın. İtibarlı sertifika piyasasıdır. Sertifikası en pahalı olan en itibarlı olur, reklam parasını yükler eğitim masraflarına yani…

“Yeterlilik” kriterlerini kim nasıl belirleyecekse… İşin sırrı bunda. Şu günlerde Opera Şarkıcısı ve Dansçı kriterleri belirleniyor, merak eden myk.gov.tr adresinden takip edebilir.

MYK’da kurulan Kültür Sanat Komisyonu, kimlerle çalışıyor iyi bakın.

Arınç beyefendi, asansör faciasının üzerine tuz biner ekti. Ölüsünden yağ çıkartmak buna derler. Eğer kaza olmasın istiyorsak “mesleki yeterlilik kurslarını” artırmalıymışız. Peki, benim güzelim sanat mekteplerime ne oldu?

Hani Tophane Sanat Mektebinden çıkanlarla uçak fabrikası kurduğumuz o sanat mektepleri… Hani Sümerbank kurucu ustalarını yetiştiren o sanat mektepleri… Hani 1925’de Atatürk Rize’ye geldiğinde Mataracı Mehmet Efendi’nin evinde konuşulan baş konu “Rizeli çocukların eğitimi” idi ve Atatürk’ün sofrasında yemek yiyen gencecik tazelerden… Birisi Muammer Morgül amcam olmak üzere, bizim mahalleden Sabri Erdoğar, Mehmet Ali Erdoğar… Moskova Üniversitesine Teknik Zirai Öğretmenlik eğitimine gönderilen Fuat Morgül ve halası oğlu Hasan Güzelbahçe… Hani Rize Güneysu’da bir ilkokul ve bir ortaokul yapma kararını Atatürk orada almıştı, hatta tahsisat da çıkarmıştı da okulun kalaslarını faizci imam Kalenderoğlu “burada okuyan cehennemde yanar” diyerek adamlarına yaktırmıştı ve sonra tahsisat gelmişken Pazarlılar ortaokul yapımını Pazar’a kaydırmıştı, Pazar ve Çamlıhemşin bu yüzden çay fabrikalarına müdür çıkartırken Güneysu’da fabrikaya ancak bekçi olunduğu anlatılır… Daha sonra aynı Kalenderoğlu fesin kaldırılmasına (Şapka devrimi diye bilinir) karşı ayaklanmanın başıdır.

Bir de Sanat Okulu deyince Almanya’ya gönderilen ilk diplomalı işçileri anımsayalım. Almanya o diplomalara öylesine güveniyordu. Şimdi ne yapıyoruz?

Sanat okullarının öğretmenini yetiştirmeyi önce kestik, 2001’de Teknik Eğitim Fakültelerini kapattık, Endüstri Meslek Liselerini kapatmaya sıra geldi. Bunların atölyeleri sertifikalı kurslara verilecek!!! Zaten kapılarına AB bayraklı tabelalar asıldı, bir başka dille “satılıktır” diyor.

Bu işin de hamisi Bülent Arınç’tır, öyle görünüyor!

2006’dan beri susuyordu. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Piyasacı anayasayı getiremediler ama bir sanat eğitimini tümüyle piyasaya hazırladılar, kültür ve sanat eğitimi için de kolları sıvadıklarını biliyoruz, TÜSAK Yasası da orda görüşülüyor, komisyonlarını kurmuşlar çoktan.

Arınç, asansör faciasıyla susan dilini çözdü. Çözümü “Mesleki Yeterlilik Kurumu bundan sonra daha fazla çalışmalıdır” diye gösterdi. Baktım bir çok ekranda Mesleki Yeterlilikler tartışılıyor, İş Güvenliği sertifikaları konuşuluyor…

Kimler almadı ki iş güvenliği sertifikası… Kim veriyor sertifikayı ona bakan yok!

Peki Sanat Okullarında iş güvenliği bilgisi verilmeden mi mezun ediliyor gençler? Eğer bu ders orda yoksa koyarsınız efendim, çözüm budur. İlle de gençlerden para koparmak mıdır niyetiniz?

Evet, öyle anlıyorum ki bay Arınç gençlerden para kopartmak üzere küresel görevlidir.

İş güvenliği sertifikası almak için kaç bin genç sertifika aldı, bilmiyor mu?

Aklıma Amerikan Vakfiye ajanları geldi, şirketler birbiri içine ajan sokar iş kazaları yaptırır, müşteri kaybettirerek kendilerine piyasa açarlarmış. Ne bileyim, Arınç parmağını MYK’ya yöneltince, asansör kazasından bile artık böyle şüphelendim.

Çünkü, MYK’nın kurucusu kendisiydi, hamisi de olmak durumunda!

Anayasayı değiştirmek için o kadar heveslidir ki, eğer değiştiremezse hamisi olduğu bu MYK yasası (2006/5544) onu yüce divana götürecek!

Bülent Arınç’tan hazır dili çözülmüşken, rica etsek, MYK’nın kuruluşunda uzman kadrosuyla çalışan on Amerikalıyı da açıklar mı? Çünkü, bilgi edinme yasasına dayanarak öğrenmek istediğimde, “kurucular içerisinde yer alan yabancı on uzman artık kurumumuzda çalışmıyor” diye cevap almıştım da…

Dostlar, MYK’yı tek başıma monolog yapmaktan yorulmuştum, Arınç’ın kendi yasağını delmesi benim için iyi oldu. Bu yasa halktan gizli geçirilmiş haçlı yasasıdır dediğim için aldığım tekzip de artık geçersizdir. Dilerim İşçi Partisi de MYK’ya suskunluğunu bozar.

Evet, bana bu yasayı kaldıracağına söz veren meclisteki dostlarım, başta Birgül Ayman Güler, bakın, MYK’nın hamisi Arınç yasağı kaldırdı, eğitim piyasası getiren MYK için artık siz de bir şeyler söyleyin lütfen!

Sariyer Times/ Mahiye Morgül
10.9.2014