Son Dakika Haberler

Başkanların çoğu diktatör

Başkanların çoğu diktatör
Okunma : 80 views Yorum Yap

charli_chaplinŞunu iyi anlamamızda fayda var: Erdoğan “ben demokratik bir başkan olacağım” demiyor ki, aksine ne zaman konuşsa “demokrasi başkanlığımın önünde engel” demeye getiriyor. Keza “ben tarafsız değilim ki” diyor göğsünü gere gere. Charles de Gaulle’ün 1958’de Cezayir bağımsızlık savaşını bahane ederek Fransa’ya yarı-başkanlık sistemi dayatması, haleflerinden Mitterrand tarafından “sürekli darbe” olarak nitelenirdi. Erdoğan’ın hedefi farksız…

Pek çok ülkede başkanlık veya yarıbaşkanlık sistemi uygulanıyor. Başkanlığın demokratik anlamda iyi işlediği tek ülke ise ABD belki ilerde Brezilya ile Meksika. Başkanların çoğu “seçilmiş diktatör”! Mahalleden: Azerbaycan, Cezayir, Ermenistan, Rusya, Suriye, Türkîler…

Herkes başkan 

Seçim sezonu geldi çattı. Pırpır eden yürekler, al al olan yanaklar, gönüllerde yatan aslanlar, onca zamandır liderin gözüne girmek için yapmadıkları numara kalmayanları aldı bir heyecan. Bu memlekette sade Tayyip Erdoğan değil herkes bir makamın güçlü başkanı olmak ister. Vatandaşı, toplumu ilgilendiren sorunların ancak başkan olunca tepeden çözülebileceğine olan inanç o kadar yaygındır ki. Çok azımız diğerleriyle eşit düzeyde yetkiyi paylaşmaya, birlikte çalışıp çözüm üretmeye hazırdır. Bugünlerdeki başkanlık lakırdıları esasen Türkiye’ye mükemmel bir ayna tutuyor. Erdoğan ve çevresi memleket insanın güce taptığını, güçten beslendiğini ve güç eline geçtiği anda nasıl fütursuzca kullandığını gayet iyi bildiğinden mutlak başkanlığı dayatmakta sakınca görmüyor.

AKP tabanının Müslümanlık algısı

Metropoll’ün “Din Şiddet ve Özgürlük” araştırması AKP seçmeniyle ilgili dikkate değer bulgu dolu. http://www.metropoll.com.tr/arastirmalar/siyasi-arastirma-9/1779 AKP’lilerin %56’sı yabancı istihbarat örgütleri Charlie Hebdo saldırısını gerçekleştirdi, %55’i esas mağdur İslam dünyasıdır, sadece %15’i ise katledilen karikatüristler mağdurdur diyor. %34’ü İslâm adına şiddet kullanılmasının, %23’ü dinden çıkanların cezalandırılmasının, %61’i dinlerine hakaret edenin cezalandırılmasının caiz olduğunu, %66’sı da Batı’nın Haçlı seferlerinin devam ettiğini düşünüyor. % 33’ü laik devleti gerekli görmüyor.

AKP gezegeninde neden IŞİD vahşetini kınayan, bu canilik yarışında sakinleşme çağrısı yapan olmadığını böylece anlamış bulunuyoruz. “Çoğunluk” her türlü hukuksuzluğun meşruiyet dayanağıydı artık her türlü şiddetin icazet kaynağı da oldu!

Diğer kabadayı Rusya

Rusya diktatörü, zaten çökmüş olan para birimi rubleye faiz indirerek bir darbe de kendi vurdu, piyasalara fütursuzca kafa tutarcasına. Zevahiri sağa sola posta koyarak kurtarmaya çalışıyor. Gürcistan ve Kırım’dan sonra Ukrayna’nın batısını fiilen ilhak etti. AB ile ortaklık anlaşmasını Rusya’nın şantajına rağmen imzalayan Ukrayna’nın NATO üyesi olmaması için şantaj yapıyor. Oysa bu yıl kırkıncı yıldönümü idrak edilecek olan Helsinki Sonuç Bildirgesi uyarınca Katılan Ülkeler istedikleri uluslararası örgüte katılma veya katılmama hakkına sahip.   Putin’in hukukla işi mi olur? Sanmayın ki iş burada bitecek. Diktatörlükler, içerde iler iyi gitmemeye başlayınca halkın dikkatini kolay zaferlere yönlendirirler. Ne var ki zaferler kolay kazanılsa da kalıcı olmazlar. Çökmekte olan Rus ekonomisinin önünde kurban olarak Moldavya ve Baltıklar var. Moskova’nın Transdinyester bölgesi Rusya sayesinde daha 1991’de bağımsızlığını ilan etmiş ve 1992’de Moldova’dan ayrılmıştı. Rusya Transdinyester oldubittisini Moldavya’nın AB ilişkilerine karşı kullanıyor. Kimsenin tanımadığı Transdinyester’i Kırım gibi ilhâk edebilir. Hatırı sayılır Rus nüfus barındıran üç Baltık ülkesi, AB ve NATO üyesi olsalar da, Rusya’nın “emperyal kaşıntısı” her nüksettiğinde büyük tehlike altında olmaya devam edecekler.

Dr.Cengiz Aktar