Son Dakika Haberler

Ben Demiştim. Berk Ertuğrul

Ben Demiştim. Berk Ertuğrul
Okunma : 185 views Yorum Yap

Bu söze çok sinir olur insanlar: “ben demiştim”.

“E dedin de ne oldu, neyin nispetini yapıyorsun? Nereye varacaksın ki?”

Çok sinir eden bir laf.

O yüzden özür dileyerek başlıyorum ve diyorum ki: “Ben demiştim!”

“Biz demiştik” hatta.

Lafı dolandırmaya gerek yok. CHP Sarıyer İlçe Kongresi yaklaşıyor.

Bir yanda “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içerisinde” olanlar. Bir yanda da biz kaldık. Daha doğrusu biz, bize kaldık.

Ben ve arkadaşım ilçe binasından “bas git” diye kovulurken arkamızda “ehehe” diye gülenler bugün kuyruklarını sıkıştırmışlar, baktım belediye başkanının arkasına dizilmişler yine.

Ben ve arkadaşlarım iftiralara maruz kalırken bizi şikâyet edip avuçlarını ovuşturanlar da bugün kuyruklarını sıkıştırmışlar. Menfaat ve koltuk derdindeler.

Ama ben ne demiştim? Biz ne demiştik?

Biz dokuz ay önce demiştik. “2014’te CHP, Sarıyer Belediyesi’ni tekrar alacaksa Şükrü Genç ile yola devam etmelidir, lakin mevcut yapı her ne kadar belediye ile organize gözükse de ilk fırsatta ihanet edecektir, oyuna gelmeyin” demiştik.

Biz demiştik arkadaşım!

Dokuz ayda dokuz sene yaşlanan ben ve arkadaşlarım ne demiştik? “bugün yalakalıklar yapıp delege olmayı planlayanlar yanılacak” demiştik.

Dahasını da demiştik: “siz bakmayın o belediyeye şirin gözükmeye çalışanlara, onlar gün gelecek cümle AKP’liye taş çıkartacak”.

Dedik. Doğru. Yanılmadık. Hiç yanılmadık kahretsin ki!

Kimisinin saati durmuş günde iki defa doğruyu göstermiş, kimisininki geride kalmış eskilere tutunmuş mazide yaşıyor, kimisinin saati de tam zamanını göstermiş lakin bir dakika sonra yanılmış.

Bizim saatlerimiz biraz ileri gidince kimse bizi anlamamış. “yok artık” demiş.

Nihayetinde, bin lanet olsun ki, ben ve benim arkadaşlarım haklı çıktı.

Bizim “hayır” dediklerimize “evet” diyenler yanıldı.

Bizim “evet” dediklerimizden feyz alınıyor şimdi…

Siz Kassandra kimdir bilir misiniz?

Tüm zamanların en büyük lanetine uğrayan mitolojik kahramandır kendisi. Laneti ise geleceği görmek ve gördüklerine kimseyi inandıramamasıdır. Mitoloji işte. Gerçek değil ama biz yaşadık!

Biz bu laneti yaşadık. Yorulduk da. Gerçekten yorulduk.

Geceleri sıçrayarak uyandık, yemeden içmeden kesildik, ailemizle görüşemedik, okullarımızı uzattık, çabaladık…

Yorulduk da bir dinleyin hele:

Konuşunca “sus” diyenler, konuşmayınca gençliklerini anlatanlar, dinleyin!

Gün bizim günümüz, gelecek bizim geleceğimiz, az kulak verseydiniz ya!

İş işten geçmeden, çok geç olmadan.

Neler neler demiştik…

Jurnaller gitmiş Ankara’ya: “biz demiştik”

İhanet edilmiş: “biz demiştik”

Doğru olana ortak olun. Eskiyi örnek gösterip sandık koymayanlarla ortak olmayın demiştik.

Dedikodulara inanmayın gerçek değiller demiştik.

Dinletememiştik.

Sandıklar konacakmış: “konmaz onlar hayal görmeyin” demiştik.

Parti içi demokrasiymiş “bunlar demokrasi deyip kesecekler sizi” demiştik.

Bize inanmayanları gördük. “Şimdi haklısınız” diyenleri de görüyoruz. Bir de kuyruğunu sıkıştıranlar var ki, ne yüzsüzler onlar, her taşın altından çıkıyorlar.

Bakın biz biraz daha konuşacağız.

Dinlediniz; dinlediniz.

Dinlemediniz; sonra lazım oluruz, biz yine söyleriz.

Bir de düşünün artık gözünüzü seveyim: Sabır taşı olsa çatlar, biz de taş değiliz.