Son Dakika Haberler

BERKİN’İN ARDINDAN. ” BİLYELERİM” Coşkun İnce

BERKİN’İN ARDINDAN. ” BİLYELERİM” Coşkun İnce
Okunma : 11 views Yorum Yap

kırım_1 Hani benim gençliğim nerde Bilyelerim topacım Kiraz ağacı altında yırtılan gömleğim Çaldılar çocukluğumu habersiz. Yazıma Yusuf Hayaloğlu’ nun dizeleriyle başlamak istedim.Şiirin dizeleri beni çocukluğuma alıp götürdü .Bitki örtüsünden kaynaklanan nedenlerden ötürü, belki kiraz ağacının altında oynayamıyorduk ama ; zeytin ağaçlarının gölgesinde misket oynamak inanın o kadar güzeldi ki ,gölgesinde oynadığımız ağacın kutsallığından mıdır bilinmez aman aman kavgalarımızda olmadı hiç arkadaşlarımızla.Topaç yerine de palamut ağaçlarının kestanemsi meyvelerini kullanırdık;bedavadan. Çok mutluyduk, bazen oyuna o kadar dalardık ki ,eve geç kalınca babamızdan yiyeceğimiz zılgıta rağmen eğlencemizden vazgeçemezdik.Çocuktuk sonuçta ;oyunlar oynayacak ,hayaller kuracaktık geleceğe dair.Ekmeği fırından almazdık pek, genelde ev ekmeği yapılırdı bizlerde ; adı da bazlama.Fırın ekmeği teknolojinin gelişmesiyle birlikte yaygınlaştı.Hoş ,ekmeği fırından alıyor olsak ta başımıza bir iş gelmezdi.Güven içerisinde alıp gelirdik ekmeğimizi.Bizim çocukluğumuzda çocuklara kıyılmazdı, şimdilerde olduğu gibi.Olsa olsa yaşlarını büyütürler öyle asarlardı, Erdal Eren’i astıkları gibi. Rahmetli Berkin’ de bizim gibi bilyeleriyle doyasıya oynayabildi mi acaba? Bilemiyorum. Oynayamamış olacak ki acılı babası mezarının baş ucuna çok sevdiği bilyelerini koydu,cennette fırsat buldukça arkadaşlarıyla birlikte oynasın diye.Berkin’ de biliyordu mutlaka oyunun kardeşlik ve paylaşım olduğunu .Mutluluğun paylaşımı. İhtiras ,kin ve nefretin pik yaptığı şu günler yaşanmasaydı keşke de Berkin Elvan aramızda olsaydı.Ziyanı yok ,eve ekmeği geç götürdüğünde babası ona kızsaydı,kızabilseydi. ‘’ Nerede kaldın len hayta ,sayende açlıktan geberdik! ‘’diye azarlasaydı.Annesi de biricik oğluna olan anlık kızgınlığıyla ‘’Oyunu bırakıp da gelemez ki! Sanki yarın olmayacak. Yarın da oyna ,ne olur sanki,’’diye kocasına arka çıksaydı.Berkin ise oyun alanında son bir kez daha var gücüyle parmağının gücüyle bilyesini ittirse ve oyundaşlarının bilyelerini ütseydi; ya da ütülseydi.Ziyanı olur muydu ?Bir bilyenin şu kısacık yaşamda sözü mü olurdu ki? Yaşama hakkından daha kıymetli ne olabilirdi ki şu fani dünyada?Kaç , fabrika ,kaç AVM ve daha kaç mal mülk yaşamdan daha değerliydi?Bu saydıklarımın hangisi ya da hangileri Berkin’i geri getirebilirdi? Keşke yurdumun her karış toprağı zeytin ağaçlarıyla bezeli olsaydı da ,çocuklar ağaçların gölgesinde özgürce ve güven içinde dostça bilyelerini oynayabilselerdi.Tıpkı benim çocukluğumdaki gibi. Çocukların oyunlarını güvenle oynayabildikleri bir dünya dileklerimle